Yazmakta olduğum yeni kitabımla ilgili araştırma yaparken oldukça fazla sayıda ‘kadın dergisi’ okuma fırsatım ve mecburiyetim oldu!.

‘modern kadın’ imajı yüklemesi ile cinsiyet ayrımcılığı ve kadın sömürüsünün gelmiş olduğu nokta bakımından.. konuya başından beri eleştirel yaklaşan benim bile kanım dondu!.

ve şunu açıklıkla söyleyebilirim ki; tüm dünya milletlerinin kanayan yarası olan ‘kadına şiddet’ üzerine inşa edilen ‘pozitif ayrımcılık’ ve yine o ayrımcılık üzerine inşa edilen yeni kadın hareket ve örgütlenmelerinin temelini oluşturan ‘feminizm’, yeni dünya düzeninin en işlevsel ve ticari argümanı konumuna erişmiştir!.

modern ya da moda deyimle metropol kadını imajı üzerinden, ‘dişi’nin doğası ile oynanmakta ve yine maddenin tabiatı durumunun aksi yüklemelerle ‘dişi’ tek başına ve sadece bir cinsel obje olarak.. adeta bir tüketim aracı şeklinde pazarlanmaktadır!.

Varoluştan bu yana haksızlığa uğrayan ve ezilen ‘dişi’.. son yüzyıl ve ilerisi için ‘kadın hakları’ adı altında doğasından koparılmakta ve bu koparılış renklerin hipnozu sayesinde.. en çok da modern kadın tarafından sahiplenilmektedir!..

yine söylediklerimin gümbürtüye gitmemesi için inancımı tanımlamam gerekirse.. ateizimin bile beni kesmediğini buradan açık yüreklilikle söyleyebilirim.. yani bundan önce-şimdi ve bundan sonra söyleyeceklerim, muhafazakar.. ya da dini-bütün bir adamın hezeyanları değildir!.

bugüne değin söylediklerim.. ve bundan sonra söyleyeceklerimin temeli.. ‘derin din’ ile ‘modern çağ’ aldatmacasının aslında asırlardır tez-anti-tez şeklinde ilerlediğidir.. ve bu çağda ilk kez, kadın sömürüsünün en büyük aracısı ve taraftarları kadınlardır!. tehlikenin büyüklüğü buradadır!.

bu tuzağa düşmemelerini dilerim.. bizim yegane sorunumuz ‘insan hakları’dır ve ‘kadın’-‘erkek’ hakları da bu temel üzerinden çözülmelidir!.

ancak bir kaynak olarak dini metinleri incelediğinizde de.. ki bu sayı yüzlercedir; ‘şeytani’ bir akıldan söz ederler..

ateş ve renkler ve şeytan tasvirinin kadim tarihi, bilinen dinlerin de çok ötesindedir!..

diyeceğim o ki; şeytani bir aklın oyunu içindeyiz ve yeni aracı ‘dişi’.. yani ‘kadın’dır!.

oyunun kodlarını çözdükçe; insandan alınmaya-çalınmaya çalışılan iki önemli ve hayati ve doğasal unsur vardır!. kadından ‘anne’liği.. erkekten ‘baba’lığı almak ve ‘piç nesiller’ yetiştirmek!..

işte burada tanrının çocukları olduğunu iddia edenlerle.. doğanın çocukları olduğunu iddia edenler arasında bir itilaf söz-konusu değildir.. yani mevzu teist-ateist mevzusu değildir!.

mevzu çok daha derindir.. ve birincil hedef ‘kadın’lardır!.. uyarıyorum..

bu uyarı!. mensubu olduğum insan ırkının devamı için bir zorunluluktur!..

Cem Yağcıoğlu 13-12-2015 20.30 edebiyatgazetesi /kritik eşik