Her şey, herkes çok kalabalık.. kalabalık bir yalnızlığın içinden süzülen gemilere binmiş, kendi yalnızlığımıza gidiyoruz her uykuya daldığımızda..

Olduğumuz gibi olduğumuz tek yer uyku ve ötesi; her uyandığımızda.. her konuştuğumuzda ve her ispat çabasına girdiğimizde, olduğumuz kişi hep başkası.. başkaları…

Sıfatlarla maskeler birbirine karışmış, kendi yalnızlığımızda bile bu ne kalabalık!. bu ne uğultu, bu ne veryansın!. hep şikayet, hep şikayet…

Herkes enkazdan şikayetçi!. olay yeri inceleme raporu: kimse çivi çakmamış!.

Hiç bir şey yapmadan, habire halkı yargılamak!. ne kolay..

Dünyanın her yerinde ‘halk’ denen kavram ve onun oluşturduğu kalabalık ve seçimleri aynıdır!.. obama’yı seçenle, tayyip’i seçen farklı değildir.. ya da putin’i!..

Bu sebepten nicelik peşinde değil, nitelik peşinde olunmalıdır; tarihsel bir yanılgıdır kalabalıkların doğruya meyil ettiği!. doğru yolda insanlar hep yalnız yürümüş ve yalnız ölmüştür, devrimler tarihi bunu yazar!. halk gücü görürse yanaşır devrime (değişime)!..

bu halkın suçu değil, doğasıdır!..

Suç!. nitelikli kesimin içinde olup.. sistem eleştirisini slogan söylemlerden öteye götürmeyen, sistemle kavgalı görünüp.. ama sistemden beslenen kesimindir!. ben-biz buna ‘yarı aydın’ diyoruz!..

‘Yarı aydın’, tam aydınlanmadığı sürece, bütün insanlık medya operasyonlarında birer ‘av’ konumundadır!.

çok kişilikli bir kalabalık her yanımızı sarmış durumda, iki-yüzlülük; başarılı olma.. hayatta kalma bakımından bir ‘değer’ ve olmazsa-olmaz bir davranış biçimi olarak kabul görmüştür!.

Şirketler hukuku tüm anayasal hukuk ve ‘değer’lerin önüne geçmiş; ve ‘yarı aydın ‘kariyer’ aldatmacasını içine sindirerek, amaca giden her yol ‘mubah’ anlayışına aracı edilmiştir!.

Yani ‘çürüme’!. ‘hedef’ olarak insanlığın önüne ‘bireysellik’ tuzağı ile sunulmuş ve kabul görmüştür!. aksini iddia edenler, tu-kaka ilan edilmiş ve vizyonsuz olarak adlandırılmıştır!.

‘ÇÜRÜME’!. ‘ değişim adı altında revize edilmiş; yozlaşma, ilericilik olarak sınıflandırılmıştır!.

Yani sorunların temeli; toprak-hava ve su dan çok daha ötede, çok daha derindedir!.

asıl sorun ‘toplumsal çürüme’ ve bu çürümeye razı gelmektir!.. halk bunun içinde olsa da.. suçlu olan, halkı beğenmeyen, aşağılayan ‘yarı aydın’dır!..

Suçlu olan; dizileri seyredenler değil.. dizilerde oynayan ve ardından ‘solculuk’ yapan-yaptığını sanan cenahtır!.. yani sistemden en iyi yerlere gelip, halkın tercihlerini belirleyip, ardından bu tercihleri eleştiren ‘aptal’lar ordusudur, asıl suçlu olan!. ve buna çanak tutan, gücün ve güçlünün poposunu koklayan.. yalayan ‘yarı aydın’dır!..

yani bazılarının daha iyi anlaması için -meali; banka reklamlarında oynayıp, milyonları cukkalayıp.. ardından Soma Faciası ile ilgili ajitasyon yapan -şiirler- yazan ve ‘yarı aydın’ca ilah konumuna sokulan iki-yüzlü sahtekarlardır, asıl suçlu olan!..

ve çanak yalayıcıları…

cem yağcıoğlu 05-12-2015 23.45  kritik eşik