Tuvalar Güney Sibirya’da, Rusya Federasyonu içerisinde yaşayan Türk kökenli bir topluluktur.

Diğer Türk topluluklarından farklı olarak Budist inanca sahiptirler. Şamanizm de Tuva’da canlı olarak yaşıyor. Fakat Tuvaların dünyada tanınmasını sağlayan en önemli kültür unsurları kendilerine has müzik türleridir.

Tuva’da iki tür müzik vardır: Birincisi “ırlar”dır ki hemen bütün Türk topluluklarında bilinen halk türküleridir. Irların “kojamık” olarak adlandırılan bir türü, daha çok doğaçlama ve atışma yoluyla söylenen, ırlarla kıyaslandığında ritmi daha hızlı olan halk türküsü şeklidir.

Fakat Tuva müziğinin dünyada merak uyandırmasını ve tanınmasını sağlayan ikinci tür müzikleri, usta kişilerin söyleyebildiği gırtlak ezgileridir. Gırtlaktan şarkı söyleme geleneği Tuvaların komşuları olan Hakaslarda, Altaylarda, Sahalarda, Moğollarda ve hatta dünyanın farklı yerlerinde de vardır. Fakat dünyada kabul gören bir gerçekliğe göre en iyi gırtlak şarkısı icracıları Tuva’dan çıkmaktadır ve en yaygın şekilde gırtlak şarkıları Tuva’da söylenmektedir. Höömey genel adıyla bilinen Tuva gırtlak şarkılarının pek çok türü bulunmasına karşılık dört türü en yaygın bilinenleridir. Bu türler kargıra, borbannadır, sıgıt ve ezengiler olarak adlandırılır. Bu adlar gırtlak şarkısının ritminin yavaş ve hızlı oluşuna, ritimde kullanılan enstrümanlara göre farklılaşmaktadır. Tuvaların bu müzik türleri batıda, özellikle ABD’de ilgi görmekte, bu tarz müzikle caz müziğinin karışımı yeni yorumlar yapılmaktadır. Bu türün usta yorumcuları dünyanın çeşitli yerlerinde Tuva müziğinin dolayısıyla Tuva kültürünün taşıyıcılığını yapmakta, bir kültür unsuru olarak müziği kullanarak ülkelerini ve insanlarını dünyanın çeşitli ülkelerinde tanıtmaktadırlar.

Tuvalar Güney Sibirya’da, Köktürk metinlerinde “Kögmen Yış” olarak geçen, bugünkü Sayan dağları ile güneydeki Tannu Uula dağları arasındaki geniş vadide yaşayan, Moğollar, Hakaslar, Altaylarla komşu olan Türk topluluğudur. Ülkeleri, Yakutistan kadar olmasa da kışları oldukça soğuktur. Tuvalıların yeryüzündeki sayıları üç yüz bin civarındadır. Ülkelerinin genişliği 170.500 km2 dir. Ülkelerinde çoğunlukla hayvancılık yaparak geçimlerini sağlarlar.

Her toplumun kendine ait değerleri olduğu gibi Tuvalıların da başka toplumların dikkatini çeken, kendilerine has özellikleri vardır. Tuvalılar tarihin bilinen zamanlarından beri bugünkü bulunduklarıbölgede yaşamaktadırlar. Dolayısıyla tarihin çeşitli dönemlerinde başka yurtlara göçen Türktopluluklarının yaşadıkları kültürel değişmeleri onlar kadar yoğun yaşamamışlardır. 20. Yüzyıla kadar idaresinde bulundukları Moğollar aracılığıyla Tibet Budizmini kabul etmişlerdir. 20. Yüzyılda uzunzaman idaresinde kaldıkları Rusya’dan teknoloji ve kültürel alanda yoğun bir şekilde etkilenmişlerdir.

Bunlara rağmen Türk toplulukları içerisinde eski kültürel değerlerini en iyi koruyanlardan biri Tuvalardır dersek yanılmış olmayız.

Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bazı Türk toplulukları bağımsızlıklarını kazanırken, Rusya Federasyonu içerisinde kalanlar ise nispeten özlerine dönme çabalarını yoğunlaştırır. Tuva’da da Budizmin ve Kamlık inancının değerlerine yeniden dönüş başlar. Millî kültürün öne çıkarılan değerleri sadece din değildir elbette. Dil, edebiyat, sanat alanında da canlanmalar görülür. Bu canlanma görülen alanların başında Tuvalı müzisyenlerin kendine has yorumlarıyla batının, özellikle Amerika’nın müzik yorumcu ve araştırıcılarının dikkatini çekmeleri, Tuva’yı dünyaya tanıtan en önemli araçlardan biri olur.

 Tuva Müziği

Tuva insanının en önemli özelliği yaşadığı tabiatla bütünleşmesidir. Zor Sibirya şartlarında, insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi tabiatla uyum içinde olmasıyla mümkündür. Tabiatla uyum içerisinde olmak onun şartlarına uyum göstermekle olabilir. Bu uyumu gösterebilmek için tabiat, çevredeki bitkiler, hayvanlar, onların hangi durumlarda nasıl tepki gösterdikleri iyi bilinmelidir.

Binlerce yıldır bir parçası olduğu coğrafyayla bütünleşen Tuvalıların kültürlerinin her alanında bunun izleri görülür. Dağların, suların, ormanların sahipleri (iyeleri) vardır. Dağdaki, ormandaki her canlı bir değer taşır. Toplum bu değeri anlayıp yorumladıkça yukarıda bahsettiğimiz yaşama kolaylığısağlanmış olur.

Tuvalılar, hemen her toplulukta olduğu gibi, sevinçlerini, sevgilerini, hüzünlerini ırlar yoluyla dile getirirler. IrTuvalıların genel halk kültürü içerindeki Türküleridir denilebilir. Irların bir çeşidi olan kojamıktar Tuva toplumundaki insanların Türkü yoluyla birbirleriyle atıştıkları türün adıdır. Kojamık kızlı oğlanlı grupların birbirleriyle atışmaları için kullanıldığı gibi, herhangi iki farklı yerleşim yerinden insanların birbirlerini yermek veya övmek için de kullandıkları bir türdür.

Irlar genel halk tarafından gündelik hayatta, her yerde ve her zaman söylenegelen müziklerdir. Bu türün klasik olanları olduğu gibi, gençler arasında her an popüler olup kısa sürede unutulan pop tarzı da yaygındır.

Fakat bizim burada bahsedeceğimiz Höömey genel adıyla bilinen, Sibirya toplulukları ve Moğolistan’da da yaygın olarak kullanılan gırtlak ezgileridir. Bu tarz batılılar tarafından Throat Singing veya Overtone Singing olarak adlandırılır. Höömey müziği bir enstrüman eşliğinde söylenebildiği gibienstrüman olmadan da söylenebilir. Pek çok çeşidi bulunan höömeyin temel özelliği daha çok gırtlaktanaynı anda birden farklı sesin bir ritim esasında çıkarılabilmesidir.Gırtlak şarkıcısı, öyle bir ses yaratır ki, bu herhangi bir sıradan konuşurun veya şarkıcının sesinebenzemeyen, aynı anda iki farklı sesin harmonisini oluşturan bir şelale uyumundadır (Edgerton, 1999:80).

Tuvaca höömey kelimesi Moğol kökenli khoomey’den gelir ve anlamı “gırtlak”tır. Tuvalıların inancına göre ilk müzikler tabiatta suyun sesinden, rüzgârın hışırtısından, tabiattaki canlıların seslerinden doğmuştur. Tabiattaki her varlığın bir iyesi vardır ve bu iyelerin ruhları kendilerince tınılar, sesler çıkarırlar. İşte bütün bunlar müziğin çıkış noktalarıdır. Tuva’da günümüzde de yaygın olarak yaşayan kamlık (şaman) inancına göre göklerde ve yerde var olan her nesnenin ruhu vardır. Kam bu ruhlarlairtibata geçme yeteneği olan kimsedir. Dolayısıyla kam her canlının, her nesnenin çıkardığı sesi taklit eder. Çoğu tabiatın içinde çobanlık yapan Tuva insanı da içinde bulunduğu, sesini işittiği tabiat içindeki canlı ve nesnelerin bu seslerini taklit etme yeteneği geliştirir. İşte bahsettiğimiz höömeymüziğinin kökleri Tuva insanının çevresiyle kurduğu bu ilişkiyle bağlantılıdır.

***

Tuva müziğiyle ilgili araştırmaların tarihi 19. Asra uzanır. 1944 yılında Tuva Dil, Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezinin kurulmasıyla bu araştırmalar yoğunlaşır. Fakat Tuva müziğinin batılılar tarafından keşfi Sovyetler Birliğinin çökmesinden sonra olmuştur. Özellikle Amerikan caz müzik sanatçısı Paul Pena 1984 yılında başlayan Tuva gırtlak müziğine olan ilgisiyle 1993 yılında San Fransisko’da Tuva sanatçısı Kongar-ool Ondar’la konser verir. Kongar-ool’un davetiyle 1995 yılında Tuva’ya gelerek II. Uluslararası Höömey festivalinde Kargıraa söyler. Söylediği şarkı izleyicilertarafından birinci seçilir.

***

Tuva Cumhuriyeti Hükümeti 31 Ocak 1993 tarihinde, “Uluslararası Höömey Merkezi” kurdu.

Bu merkezin amacı höömeyin teorik ve pratik sorunlarını geniş bir yelpazede çalışmalar yaparak araştırmaktır. Merkez aynı zamanda etnografya, tarih, Şamanizm konularıyla ilgili araştırma yapacaktır.

Uluslararası Höömey Merkezinin amaçları arasında; Höömeyin korunması ve geleneksel kültürün geliştirilmesi; höömey konulu bilimsel araştırma organizasyonu yapma; bir kayıtlar arşivi oluşturma; uluslararası müzik yarışmalarında katılım, höömey için dünya halkları arasında konferanslar ve festivaller organizasyonları yapma.1 Uluslarası Höömey Merkezi 6. Uluslararası toplantısını 2013’ün temmuz ayında gerçekleştirdi.

Höömeyin pek çok türü vardır. Kargıraa, sıgıt, borbannadır, ezengileer en yaygın türlerdir.

Kargıraa: Taklidi bir kelimedir ve boğazdan hırıltılı ses çıkarmak anlamına gelir. Dağ ve bozkır

kargıraaları olmak üzere iki temel türü vardır. Boğazdan şarkı söyleme geleneğinin en yaygın türüdür. Gırtlakta ses perdeleri rahat kullanılır. Dağ kargıraası perdesinde stilleri düşüktür ve çoğu zamanburun etkileri içerir, bu bazen homurdanma sesi gibi gelir. Bozkır kargıraasında genellikle boğazdaha gergindir ve daha yüksek bir eğimde söylenir.

Sıgıt: Kelime anlamı “ıslık” demektir. Güçlü, delici, fülütünküne benzer bir ses çıkar.

Borbaŋnadır: hareket ettirmek, oynatmak, yuvarlamak, koşturmak. Kuşların cıvıldaşması, derenin şırıldaması gibi. Sesler alçalıp yükselerek bir harmoni oluşturur.

Ezeŋgileer: Üzengiye bindirmek. Atın yürüyüş şekillerinin yükselip alçalarak taklit edildiği höömey türüdür.

 

1.Dumçuktaar – doğaçlama; Seslerin burundan doğaçlama olarak çıkarılmasıyla yapılır.

2.Uyangılaar – şefkatli ağlamaklı şarkı ruhu sürüm; yumuşak tonda, alçalan sesle elde edilir.

3.Damıraktaar – derenin taklit; su akışının taklidi yapılır.

4.Sirleŋnedir – sarsıcı; titreme seslerinin çıkarılması.

5. Hörekteer: sesi göğüsten çıkarmak.

Tabiattaki seslerin yansıtılması tarzında başka türleri de bulunan höömey tarzı ve çeşitleri her geçen gün artmaktadır.

Normalde kadınların bu tarzda müzik icrası toplum tarafından yadırganırken, son zamanlarda geçler arasında bu tarz müziği yapanlar vardır. Bugün Tuva’da yaklaşık bin beş yüz kadar höömey sanatçısı bulumaktadır, bunlardan otuz kadarı kadındır.

Höömey iki, üç, dört telli müzik aletleri ve vurmalı enstrümanlar eşliğinde icra edilir.

Höömey Enstrümanlarından bazıları: Bızançı (dört telli) Kongarool Ondar (Doşpuluur ile) İgil (İki telli)

 

Prof. Dr. Ekrem ARIKOĞLU

kritik eşik

 

Kaynaklar

Edgerton, Michael E. The Throat-Singers of Tuva , Scientific American, September 1999, s. 80-87

Sklar, Steve Types of Throat-Singing, http://khoomei.com/types.htm 11.09.2013

TUVA:Voices from the Center of Asia, (Recording and notes by Eduard Alekseev, Zoya Kirgiz, and Ted Levin)

http://www.khoomey.ru/?p=4#more-4, 10.09.2013