‘Eskiden su içerdik testiden’ zannımca.. bu da demek oluyor ki; o yıllarda ‘şarap çanağı’ henüz bize uğramamıştı, dolayısıyla; tamamını aptala anlatmaya hacet yok!. ona ne anlatsan, kendi bildiği doğrudur..

durum paylaşımları.. duvar yazıları.. ha, ha, ha.. bilgin!.

kritik.. analiz.. subliminal.. Şavşat’ta bir sokak adı.. açtı mı ‘vikipedia’yı, benim düştüğüm notu, bana karşı kullanan adam!. kadın ya da.. ya da trans birey.. (çok yakında her yerde duyacaksınız)…

banka nedir mesela!. legal-illegal ayrım neticesinde tefeciliğin legal hali, gerçi tefeciliğin durum yönü kendiliğinden legallize edilmişken, bankaları sorgulamak ne haddimize. Kredi mesela; parası olana başkalarının paralarını kullandırma metodu, tavsiyesi ya da.. parası olmayan adam, gereksiz adam!.

her şeyin okunu çıkardılar mesela.. Türkçülüğün.. Atatürkçülüğün.. milliyetçiliğin.. sol zaten liberalizmin maskarası olmuşken; sağ zaten ‘sığ’ıntı psikolojisinin terse dönüp, yığıntı olma hali!. içeride akp-mhp!. İngiltere’de muhafazakar parti, Thatcher yani.. işçi partisi-chp karşılığı.. karşılıklar hep aynıdır; dolayısıyla karışıklıklar da, farkı fiyatı derler ya; ülkeler arasındaki refah farkı ‘sömürge’den gelir.. onların caddeleri daha geniştir, kanalizasyonları o kadar  büyüktür ki, İngiliz fare cumhuriyeti diye ayrı bir ülkeden bahsedilir; tabi Londra’ya turist giden ‘ezik’, bunu bilmez!. ma aile, o puslu havaya rağmen hayrandırlar.

düşünün!. Newyork’u beğenen, yere göğe sığdıramayan ‘ma’lar var bu ülkede ve diğer doğu ülkelerinde.. hayrandırlar gökdelenlerine!. ortada bir yeşil alan varmış, anlata-anlata bitiremezler!. Bronx’a gittin mi dedim birine.. gerisini siz düşünün.. Etiler’de dolanan bir turistin İstanbul tarifiyle.. eski Tarlabaşı’nda dolaşan bir turistin tarifi gibi bir şey olsa gerek, ‘bakış açısı’ ve açının cehalet ve kompleksle birleştiği yerden dünyaya bakmak ve her şeyin göründüğü gibi olduğu hissine kapılarak, hayran kalmak!.

dördüncü bir dünya düşünün, üçüncü ve birinci dünyaya alternatif.. ikinci dünya kayıp olsa gerek, bahse konu olmuyor; ya da araya mesafe koymak istemiş olabilir birileri.. dördüncü dünyada bankalar ve iş-adamları olmasın.. adalete tüm dünyalarda ihtiyaç var, ama sarayları olmasın.. hastaneler yine olsun, ama (who) Dünya Sağlık Teşkilatı olmasın!.. devletler yine olsun (olmadan olmaz, olmaması için çalışıyorlar.. düşünün!) ama paktlar olmasın.. ticaret yine olsun, ama küresel olmasın (bazılarının kafası almaz başta söyledim)..

dangalağın başına ne geldiyse bu küreselcilikten geldi.. ama mevzudan haberi yok!. izotop insan!.. yani kimyası aynı, fiziği farklı insan.. model yani; ona ne desen sana geri dönen bir şey olmaz.. gürültü haricinde..

mesela hep merak etmişimdir; tıp eğitimi verilirken şöyle bir telkin veriliyor mu diye; ‘hasta ve yakınları size ne sorarsa sorsun, sakın cevap vermeyin’.. hukuk ya da mühendislik eğitimi alanlarda bu yok!. ‘yarı tanrı’ diye bir espri vardı; acaba gerçekten buna inanıyorlar mı!. hem de tanrıya inanmadan!. tabi istisna olan ve bana göre gerçekten ‘iyi insan’ olan niceleri hariç!. bu sadece bir genelleme.. merakımdan sordum.. mazur görün!..

vejeteryanların sebzeleri acımasızca katletmelerine de bir anlam verebilmiş değilim.. hunharca katledilen bir maydanoz, hiç rüyalarınıza girdi mi diye sormak isterdim ortadan üçüncüye.. balina balık da.. hamsi sadece tava mı!. suçları sadece kalabalık olmaları mı!. mevzu sadece ebatla mı alakalı.. mesela bir altmıştan aşağı insanları, kesebilir miyiz.. (balina neslinin kurumasına da ramak kaldı Japon biraderlere biri dur dese fena olmayacak.. yoksa intihar edeceklerinden mi korkuyorlar).. balinaları tercih ederim desem, hadi oradan diyecek birileri.. ‘onlar çok asil insanlar’ diye..

züppe bilmez ki çocuk pornosunun neredeyse yasal olduğunu.. (araştıracaksın biliyorum.. ama; ‘neredeyse’, dedim onu sakın unutma bilgin.. kerata seni, hadi araştır).. canım ya, emekli olunca kendisini araştırmaya adadı.. kimileri namaza başladı.. Tayland’da çocuk hakları eğitimi alanlar bile var.. yaşamak ne güzel..

ısrarla ‘Şehit’lerden bahsetmeyeceğim!. o kadar bahseden ve lakin dönen dolaplardan habersiz oğlan çocuğu varken, bize laf düşmüyor!. bu ülkenin çocukları terörle mücadele adı altında harcanıyor!. sözüm-ona belli cenah halen daha ‘şehitler ölmez, vatan bölünmez’ edebiyatıyla goy-goyculuk yapıyor!. ihanet; ihanetle taçlanıyor, besleniyor!.

Güneydoğu gidiyor.. çocuklarımız gidiyor; ve sözde ‘milliyetçi’!. sözde ‘Türkçü’ puşt!. halen daha ‘intikam’ nidaları atarak; çoğu bilmeden.. ama çoğu da bilerek NATO’nun kirli ‘tezgâh’ına ortak oluyor!. Rus uçağının düşürülmesi; akp iktidarı süresince birleşen vatansever düşüncenin bölünmesine yol açmıştır!. Rus düşmanlığı veya tehdidi bahane edilerek, akılsız belli gruplar; yine bilerek ya da bilmeyerek ve yine baştaki pek çoğu bilerek abd tarafına geçmiştir! NATO tarafına yani.. sanki biz Rus tarafındayız!.

oysa Putin, tarihteki en büyük ve gizli amerikan ajanıdır!. gel de sen bunu bizim ‘bilgin’e anlat!.

İntikam almaksa mesele; önce oyunu bozacaksın!. dümbelek.. mevzudan haberin yok, ya allah bismillah..

dünyanın bir!. İsrail’in iki uydusu vardır; biri abd, ikincisi Rusya’dır!.. (şimdi bilgin İngiltere ve Almanya’dan bahsedecek ve ‘efendim aslında…’, diye cümleler kurarak.. onları ve konjonktür içindeki işlevlerini de yazdık bilgin efendi.. neyse..) Bilginin anlaması bakımından şöyle bir örnekle izah edeyim; İsrail, Ermeni diasporasının siyasi ayağını abd eliyle koz olarak elinde tutarken, fiili, yani eylem ayağında her zaman Rusya’yı kullanır!. İsrail 1967’de kurulmadı, ilan olundu.. şimdi buralara girersek bilginin devreleri yanabilir.. kitaba bırakalım.. bizdeki bazıları da ‘yahudi lobisi’nin bu konuda bize olan yardımlarından dem vururlar.. zaten püf noktası burada.. biz onlara…

biz onlara sabetayistler, diyoruz.. açmaya gerek yok, defalarca yazdık, bilgin arasın.. emekli albay olanlar tercih edilir..

 

Cem Yağcıoğlu / edebiyatgazetesi / kritik eşik / 14-05-2016