akp’nin iktidara geliş serüvenini ve bu süreç içerisinde ‘sahte Atatürkçülüğün’  (28 Şubat- Çevik Bir) nasıl etkin bir rol oynadığını, bugüne değin yazmış olduğum yazılarla olsun.. ‘tezgâh’ isimli kitabımla olsun defalarca dile getirdim..  ve bu sürecin bir NATO operasyon süreci olduğunu.. tıpkı son Haziran ve olmadı Kasım seçimleri ve Rus uçağının düşürülmesi!..  ardından terörle mücadele adı altında Güneydoğu operasyonları.. sokağa çıkma yasakları.. işid’le mücadele bahanesi üzerinden pkk ve diğer harf kombinasyonlarının abd planı çerçevesinde ‘kürt devleti’ kurma hayalleri.. pkk’nın tasviye süreci ve bölücülüğün geçmiş zaman tecrübeleriyle sabit ‘dinci’ yapılanma ayağına (hizbullah) geçiş-geçiştirilme süreci (hüda-par ve benzeri yapılar).. terörün tüm yurt sathına yayılma plan ve organizasyonları ve yine geçmiş zaman tecrübeleriyle sabit; gerici din akımlarıyla mütedeyyin vatandaşı korkutma (ki dün Cihangir’de yaşanan olaylar bildik ve geçmişten tanıdık istihbarat ayağı olan ve istihbarata sızmış NATO konsey elemanlarının piar çalışmasıdır) ve dolayısı ile etkiye karşı yaratılacak ‘tepki’den çıkarılacak olan ‘vazife’nin zemin çalışmasıdır!..

Aptallar, her zaman aynı oyuna gelen toplulukların ortak adıdır!. ki bizde de oldukça fazla ve bu gibi durumlarda kendilerine vazife çıkarmada.. ve hemen taraf olmada üzerlerine yoktur!.

Dikkat edin; bu ülkede ‘dinci’ yapı altında faaliyet gösteren oluşumlar kuvvetlendikçe ve önleri açıldıkça.. yine tam karşıtı yapılar ile çatışma süreci (provokasyon) medyaca öne çıkarılmakta ve bilinen manada din ile ilgisi olmayan ‘din kisvesi’ne bürünmüş şahıs ve gruplar üzerinden, normal.. işinde-gücünde vatandaşın dini duyguları ‘incitilmekte’!. ve güya gerici gruplara tepki adı altında mütedeyyin vatandaşın dini ve milli duygularıyla oynanmakta!. ve sonuç!..

Her zaman akp ve benzeri iktidarların önü açılmakta!.. (dp ve devamları).. bu oyun, NATO’nun seksen öncesi ve sonrası sergilediği ve ne hikmetse her seferinde ‘ordu’muzu arkasına aldığı /darbeler tarihiyle sabittir!..

Herkesin anlaması bakımında özetle olan şudur; dinci yapılar beslenir, toplumda tehlike hissi ve korku yayılır, dinci yapılara tepki adı altında işinde-gücünde olan vatandaşın dini duyguları aşağılanır.. ve halk yine ve yeniden tepki verir!. İktidarda olan hep akp ve benzeri zihniyet olur!. ben buna -yine mütedeyyin Yahudiler dışında olmak kaydıyla, ‘yahudi tezgâh’ı diyorum..

‘one munite” vakıası da, o dönem içeride kan kaybeden tayyip’e (ters gard propaganda) destek amaçlı bir ‘yahudi tezgâh’ıydı.. bugünlerde ise benzer bir ‘tezgâh’ı alman ekolü üzerinden izlemekteyiz!. hükumetin ve de tayyip’in milliyetçiliğe sarılma çabalarının arkasında yatan budur!. işte bu da ‘germen tezgâh’ıdır!.. Alman parlamentosunun Ermeni iddialarını destekler nitelikte aldığı karar ve arefesinde kendi öz-eleştirilerini yapma ihtiyacı ile; aslında o dönem içimizde ve her yerimizde olan Alman ekolünün nasıl bir rol üstlendiği önemlidir!.. Rus ve Alman istihbaratının Ermeniler üzerindeki etkileri bakımından ise, daha da önemlidir!..

Davutoğlu’nun ber-tarafı ise; (ki tayyip’e rağmen başbakan olmuştur (hatırlayın).. tayyip’in ‘ben daha ölmedim mesajıdır!. siyonist lobiye.. Kasım abd seçimleri ertesinde akla-kara ortaya daha net çıkacaktır..

akp ve benzerlerinin seçimlerdeki başarıları, başta da belirttiğim üzre; ‘sahte Atatürkçüler’in organizasyonudur!. (28 şubat ve önceleri) yine bunu, Atatürkçü ve dinle alakası olmayan ben söylüyorum!.. ‘tezgâh’ her seferinde böyle işlemektedir!..

Kullanılan din!. ve kullanılan Atatürkçülük!. Bizim bu ‘tezgâh’la bir alakamız yoktur; ve başından beri oynanan oyunun kodları burada yatmaktadır!.

Ve dün ulusalcılara ‘tezgâh’ kuran düşünce.. aynı ‘tezgâh’ı bu sefer milliyetçilere kurmakta… Gezi!. Cihangir!. ve Kore!. Yeni bir NATO operasyonunun kodlarıdır; ki bu kodlara ‘alperen’ ve benzeri yapılar çok önceden hazırlanmıştır!.  LGBT-İ ve benzeri oluşumlar ise; yukarıda anlattığım ‘tezgâh’ın yerelden evrensele uzanan kodlarını taşımakta; ülkemizde İslam üzerinden yapılan operasyonlar, diğerlerinde; Katolik ağırlıklı, Hristiyanlar üzerinden yapılmaktadır!.

Çoğu kereler yazılarımda dile getirdim; kişilerin cinsel tercihi kimseyi bağlamaz diye; lakin bu tercih, bana ve yaşadığım topluma ‘rol model’ olarak sunuluyorsa.. orada durulması gerektiğini de!..  enteresandır alperenler de tepkili.. hatta iptal edilen LGBT-İ yürüyüşü için valiye teşekkür etmişler, Hürriyet’in haberine göre..  elbette ki onların tepkileri ve içeriği ile benim hassasiyetlerim ve hatta 2017 Ocak’ta yayınlamayı düşündüğüm kitabımda da bahsedeceğim üzre ‘felaket senaryom’ ve derinliği, aynı olmasa gerek; çünkü mevzu, bazılarının boyunu oldukça aşmakta..  Bu ve benzeri yapılanmalar enteresandır dünya çapında genel itibariyle ateist bireylerden destek almakta (ben vermiyorum) ve yine enteresandır, dinci yapılanmaların kışkırtmalarıyla dindar insanlardan ise tepki almaktadır!. Dindar olmayan pek çok insan ise, toplumsal baskı ve gericilikle suçlanma (homofobik) yaftalanma korkusu ile çoğu zaman; fikir beyan etmemekte, zorunda kalırsa da, çağdaş insan etiketine zarar gelmesin diye, istemese de, destek vermek durumunda kalmaktadır….

Ve ben  buradan yine iddia ediyorum; LGBT-İ ve benzeri örgütlenmeler, uzun vadede aşırı dincilerin elini güçlendirmede kullanılacak ve olan, kendilerini ifşa eden tercih sahiplerine olacaktır.. abd’de geçen hafta yaşanan saldırı ve sonuçları ortadadır!. ‘derin din’; bugün itibariyle çağdaş ve modern insan etiketinin arkasına gizlenmiş ve diğer uçta yer alan ‘aşırı dincilerle’ kol-kola, ortak bir plan dahilinde insanlığın kaderiyle oynamakta bir beis görmemektedir!. Bu oyunun kodlarında siyaset değil, ‘genetik müdahale’ yer almaktadır!.  ileride açacağım..

Derin din ve sahipleri, çoğu zaman ateist yapılanmalarla karşınıza çıkar; mütedeyyin ve sıradan hayat yaşayan insanların bunu anlaması.. ya da anlamlandırması çok zordur.. keza çoğu zaman pek çok detayın farkında olan.. ya da olduğu zannıyla yaşamını sürdüren pek çok kişi de, bu sağlı-sollu ‘ters gard propaganda’nın ayırtına varmadan-varamadan; diğerlerinden çok daha bilinçli.. ya da diğerlerinden çok daha ‘farkında’ oldukları zannıyla yaşamlarını tamamlarlar.. ve giderler…

Üst düzey eğitimden yara almadan çıkan bazıları ise; çoğu zaman seslerini duyuramadan, faili meçhullerle.. sübyancı damgası yiyerek.. (ki abd’de oldukça kullanışlı bir yöntemdir)  ya da akla hayala gelmeyecek farklı iftiralarla toplumum gözünden düşürülerek etkisiz kılınır!. çünkü ‘tezgâh’ çok büyük ve ‘kadim’ bağlarla örülüdür; yani demem o ki; sığ milliyetçilik, devşirilmiş solculuk.. ümmetçilik tuzağı ya da gezegen kardeşliği (küreselcilik) ile çözümlenecek.. ya da önü alınacak gibi değil!.

Bir Alman’ın ‘germen’ hayali ile.. senin ‘osmanlı’ hayalin bir-birinden çok ayrı görünse de.. yukarıda bahsettiğim ‘derin din’ sahiplerinin bir planı olabilir!. Tıpkı şu an sıradan ve farkında olmayan bir ‘kürt’ün, ‘kürdistan’ hayali gibi..

Ya da bundan otuz yıl önce ‘halkların kardeşliği’ üzerinden etnisiteyi reddeden ‘sol’ ile.. bugün yine ‘halkların kardeşliği’ üzerinden etnisiteyi kutsayan ‘sol’un, beynin sınırlarını zorlayan değişimi gibi.. (tabi devşirilmiş sol)

Seksen öncesinde Rus düşüncesine yamanan sol ile.. tepki olarak, abd ve nato eksenine giren ‘milliyetçilik’.. ki halen daha çoğu kabul etmez.. ve sonuç NATO ‘tezgâh’ı ve  12 Eylül darbesi!.. ve Kenan Evren, ‘saçlarını dağıttı ve rüzgarlara bıraktı’ kos-koca bir ülkeyi!..

.. ve seçilmiş olan Özal’dı!.  K. Evren sağolsun!..

tıpkı tayyip’in çok önceden seçilmiş olması gibi..  Ç. Bir sağolsun!..

‘tezgâh’ı ve sahiplerini bilmedikten sonra neyin ‘milliyetçiliği’ni yaparsan yap, her seferinde istediğin.. ya da hayalini kurduğunun tersine hizmet edersin!. ki küçük bir uyarı; şu an ülkemizde ‘milliyetçi’liğin içine ‘nato’ virüsü girmiştir (alman ekolü) ve kendilerini ‘milliyetçi’ olarak tarif edenlerin en başta buna dikkat etmeleri ve ‘tezgâh’a gelmemeleri elzem olandır!.  Bu ‘tezgâh’, Rus düşmanlığı üzerinden mecburi abd-nato taraftarlığı üzerine kurgulanmaktadır; tıpkı seksen öncesinde olduğu gibi..

Aslında matematik çok basittir; yakın geçmişte Rus tehditi yaratılmasaydı, abd emperyalizmi bu denli yol kat-edemezdi; bugün olan da bunun bir benzeridir!. İran faktörü; ki şah rejiminin batı destekli ve enteresandır, dinci Humeyni darbesine terk edilmesi; ki Fransa önde gelen yardakçı konumundadır. Genelin bildiği üzre; abd dediğimiz ülke, çeşitli lobilerin etki alanları üzerinden genel bir politika izler ve lakin, detay uygulamalar ve siyasette dönem farklılıkları gösterir; ki genel-geçer kural tüm bu ayrılıklara rağmen küresel planın hedefi konusunda tüm lobiler mutabık durumda, sadece uygulamalar ve sorumluluk alma ve bazı paylaşım hesapları açısından kendi içlerinde görünmeyen bir savaş halindedirler.. Batı dediğimiz medeniyetler, buradan bakınca çok belli olmasa da; aslında ‘derin din’ dediğimiz yapının egemenliği altına bizden çok önceleri girmiş ve lakin yukarıda da bahsettiğim üzre; bu girişi ‘çağdaşlık’ ve ‘modernite’ kılıfına uydurmuştur!.

Batıyı idare eden güç, dediğim gibi, bulunduğunuz yerden çok belli olmasa da, Vatikan’dır!. işte burada batılı halkların bi-haber olduğu, ya da komplo teorisi olarak gördüğü şu soru çok önem arz etmektedir; ”Vatikan’ı idare eden güç kimdir?” ya da daha doğru soru; ”Vatikan’ı idare eden güç nedir?” olmalıdır!.

ya da haçlı seferleri, ‘incil’ için miydi?. yoksa yol haritası olan, yine ‘tevrat’ mıydı?.

ya da bazı devşirme kafaların ileri sürdüğü gibi; proje olan Türkiye Cumhuriyeti miydi?. yoksa Doğu Roma’nın sonunu getiren Osmanlı mı?. asıl projeydi!. tabi bunlar çok tehlikeli sorular; ancak tehlikenin olmadığı yerde doğruların hüküm sürmesi imkansızdır!.. bunları sosyal medya gibi her çeşit ‘bilgin’in olduğu bir mecrada açmak.. ya da anlatmak çok doğru olmayacağından, şimdilik bu kadarla yetinelim.. yoksa birinin çıkıp beni ‘doğu roma’lı diye yaftalaması çok da zor olmasa gerek..

yukarıdan devam; İran rejimi İsrail’in sigortasıdır!.. Türk siyaseti sağlı-sollu İsrail etkisindedir!.. Rus devrimi ve etkileri İsrail’den yanadır; ki Rus-Ermeni ittifakı ve her yıl Ermeni soykırımı iddiaları (pakradun /sabetayist).. Afganistan işgaliyle ilgilenmeyen Rusların, Suriye olayına dahil olmaları.. ve vesaire.. ve vesaire.. ve Putin’in toplamda yirmi kişiye ülkesini peşkeş çektiği gerçeği üzerinden vesaire.. vesaire..

..ve insanlık için en büyük tehlike; NATO ve gizli yapılanmasıdır!. İngiltere’de öldürülen ‘vekil’in katili, yine NATO ve yardakçılarıdır!. Hrant Dink’in suikast olayı nasıl milliyetçilerin üzerine ihale edildi ise; İngiltere’deki bu olay da, aynen İngiliz milliyetçiliğine ihale edilmiştir!. lakin dünyadaki en rezil milliyetçilik İngiliz milliyetçiliğidir, haklarını iade etmek borcumuzdur!..

Cihangir’e dönecek olursak; Cihangir bir simgedir!. kimilerine göre fazla entelektüeldirler.. kimileri, topunu birden ateist görür.. marjinallerin kalesidir ve benzeri pek çok yükleme yapılabilir elbette.. orada ortaya konacak olan bir etkiye; verilecek olan tepki, elbette medyada çok büyük haber olacaktır ve bu haber ve haberlerin toplumda yaratacağı ‘infial’ üzerinden, daha başka operasyonlara kapılar aralanacak…

Bir tane kendini bilmez üzerinden milletin dinine küfürler edilecek.. bulunmaz bir haber!. ve bu haber üzerine, mevzularla uzaktan ve yakından ilişkisi ve alakası olmayan ve belki de sadece bayramdan bayrama namaza giden vatandaşların bile öfkesi bilenecek.. diğerlerini siz düşünün!.. diğer mizansenleri siz hayal edebilirsiniz ve bunlar kendiliğinden oluyormuş tarzında bir hava estirilecek..

sonrasında seçimler falan-filan.. referandum.. başkanlık.. eyaletler, federasyon..

Süleyman’ın hep başbakan olması gibi..

ve sonuç!. akp iktidar.. iktidar hep akp!.. (zihniyet)

 

Cem Yağcıoğlu  edebiyatgazetesi / kritik eşik

19-06-2016