Bu daha başlangıç.. Düzenli olarak beni okuyanlar hatırlayacaktır; küresel elitlerin, Orta-Doğu’dan sonra  Avrupa ve halklarına el atacağını ara-ara dile getirmiştim; sırada Fransa var!. (haftaya değil)

Uluslararası göç-göçmen hareketleri de, tıpkı bizde olduğu üzre nüfusun  böl-parçala-yönet kısmına hizmet amacıyla organize edilmekte ve kendilerini ‘ülke sahipleri’ gören halkla, pek çok Avrupa ülkesinde olduğu üzre ‘getto’ diye tabir edilen kesimlerin arasının açılması.. kısa-orta-uzun vadede planlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi üzerine kurgulanmaktadır!.. İskoçya-İrlanda-Galler mevzuları bilinen ve yakın zaman planlarıdır…

Tabi bu haftaya olmayacaktır; bizdeki bazı yeni yetmelerin sabaha devrim olur beklentileri gibi.. Yugoslavya Avrupa için bir başlangıçtı.. Çekoslavakya…

İngiltere elbette bu bağlamda bir ‘mihenk taşı’!.  aslında bu bir deneme; yine kendi içinde bölünen bir Birleşik Krallık, doğu ülkeleri için ön-görülen etnik milliyetçilik ve sonuçları açısından Avrupa için de bir modeldi ve düğmeye basıldı..  peki bu dağılma ve sonuçları küresel elitlere ne gibi bir fayda sağlayabilir, gibi bir düşünce.. ve ‘yok olamaz böyle bir şey, adamlar kendi kendilerini böler mi?’ gibisinden iyi niyetli düşünenler olabilir..

Oysa ben/biz defalarca, operasyonların insanlığa karşı yapıldığını ve küresel elit diye tabir edilen ‘güç odakları’nın aslında Avrupalı, ya da abd’li olmadığını dile getirmiştik!. Yani mevzu vatan-millet mevzusundan çok öte ve bilinen-öğretilen tarih ve tarihi olaylardan çok öncesine dayanmakta ve en yakın bilinen Roma İmparatorluğunun yıkılması ile oldukça ilişkili ve devamı niteliğindedir… Yine okuyanlar bilir ‘İsrail Yükseliyor’ başlıklı yazım da, aslında bu operasyonlara işaret etmek açısından kaleme aldığım bir yazıydı ve Fransa’da ard-arda sergilenen terör olayları üzerine yazmış olduğum ‘Terörün Bir Sahibi Var!. Batı’’ isimli yazım.. yani ‘İslam terörü diye yıllardır yutturulan terörün arkasında hangi güç var ise; bugün Avrupa’nın dağılma sürecini planlayan güç de, yine bahsettiğim ‘güç’ ve ‘odak’lardır.. (haftaya değil, aman ha)

11 Eylül saldırısı ve ardından gelen tepki; aslında Avrupa’nın dağılma-dağıtılma sürecinin de başlangıcıdır ve gelecek 50-100 yıl içerisinde sahte bir ‘İslam’ yükselişi yaşanacağı kesindir ve ardından yine-yeni haçlı seferleri..

Tarihe iyi bakarsanız.. ama iyi bakın; bu elbette bilinen ya da öğretilen tarih olmamalı.. şayet dediğim gibi iyi bakabilirseniz, göreceğiniz şey; haçlı seferlerinin Hristiyanların menfaatlerine değil.. yine İsrail’in kuruluşuna hizmet ettiği gerçeğidir.. Allah’tan, inançlı biri değilim; yoksa bir Müslümanın veryansınları deyip geçilirdi!.

Dikkatli ve meraklı tarih okuyucuları İsrail’in kuruluş aşamasında Avrupa’nın nasıl kan gölüne döndüğünü.. ya da döndürüldüğünü bilir!.  Osmanlı’nın kuruluşu ve ardından ele geçirilişi ve yıkılışı da, yine tarihi iyi okuyanlar açısından Selçuklu dönemiyle başlayan bir başka süreç ve sonuçları açısından AB’nin kuruluşu ile neticelendirilmiştir!.  Ve yeni ‘osmanlıcılık’ tuzağının İsrail ve abd tarafından kurgulanıyor olması ve yine bazı avanakların -sanki kendi lehlerine bir gelişme- diye bu emperyalist fikre balıklama atlamaları da.. Türkiye’nin ‘başkanlık’ sistemine geçiş yapması-yaptırılması da, İngiltere’de yapılan bu referandumdan ayrı düşünülemez!.

Referandum; seçim hilelerinin ayyuka çıktığı günümüzde, halkları ikna etmenin en etkili ve kolay yoludur ve uzunca bir süre ‘referandum’ adı altında küresel elitlerin istekleri, bu yolla hayata geçecektir.. ve dikkat ediniz yapılan tüm referandumlarda sonuçlar başa-baş çıkacaktır!. ki ‘şüphe’, halka egemen olmasın.. yine ‘Şüphe’ isimli yazıma bakabilirsiniz.. (merak ederseniz tabi)

Medya size, sürecin ekonomik boyutunu ve kısa vadede olacak olanları verirken, arka planda yer alan ‘gerçeği’ görmemeniz için paralı askerlerini kullanır.. tıpkı şu an ülkemizde olduğu gibi; düne değin pkk ve terörünü görmezden gelen ve terörle mücadeleye destek vermeyen ‘ana akım medya’nın, bugün Güneydoğu’nun talan edilmesine seyirci kaldığı ve üstelik destek verdiği üzre.. ki yarın, orada yıkılmış-viran edilmiş yerleşim yerlerinin fotoğraflarını alehimize kullanacakları aşikarken!. (yeni bir ermeni soykırım yalanının bir benzeri)

Bazı aptalların bunu görmesi ve anlaması zaman alıyor; ki bu ‘zaman’ da plan sahiplerinin işine geliyor!.  Tarihin bir kısmını akıl sahipleri yazarken, aptal kalabalıkların diğer kısmını yazdığı gerçeği; yine tarihle sabittir!. ders almasını bilmeyenlerin ‘iyi niyet’leri, bahsettiğimiz güç odaklarının planlarına hizmet ediyorsa; bu elbette bir ‘ihanet’ olarak adlandırılamaz.. ancak yine tarihle sabit olduğu üzre, pasif direniş yöntemleri gerçeği kadar ‘pasif ihanet’ de geçerli bir yoldur ve yine her zaman dediğim üzre, ‘yarı aydın’ modeli bu iş için en uygun insan modelidir!..

Hangi düşünce.. ya da inanışta olursak olalım!. Türk, İngiliz, Fransız.. ya da İran’lı hiç farketmez.. akıllı olmak ve ‘bilmek’ zorundayız!..

‘tezgâh’ kurulmuştur!. Ve hedef insan neslidir!.

Bugün İngiltere’nin ab’den ayrılma fikrinin sahipleri ile.. gdo’lu ürünleri hayatımıza sokan fikrin sahipleri aynıdır.. bunu en başından beri ‘AB’ karşıtı olan ben söylüyorum..

Boşuna sevinmeyin.. yeni el dağıtılıyor; ama içinde ‘as’ yok!. yani batılı olsun, doğulu olsun ‘kare as’ bizim elimizde olmayacak!.  (haftaya değil, aman ha..)

Bu bir ön yazıdır, söz verdiğim üzre.. daha ayrıntılı bir yazıyı yakında yayınlayacağım..

 

Cem Yağcıoğlu  edebiyatgazetesi / kritik eşik  26-06-2016