Ülkemizin kaderiyle insanlığın kaderi paralellik arz etmektedir; bu sebeptendir ki; hamasi söylem ve davranışlardan öte, öz-güveni yüksek ve ancak ukala olmayan.. vicdanı önde giden ve ancak ahmak olmayan..

ve hepsinden öte; özgürlük söz konusu olduğunda, bilgi-birikim-liyakat ve onur sahibi çocuklar yetiştirmeliyiz.. ki kendi sığ özgürlük anlayışlarından ziyade (bireyselcilik) toplumsal refah ve bölüşüm konusunda taraf olabilsinler.. ve vicdanlarını kişisel çıkarlar doğrultusunda değil, ait oldukları toplum lehine geliştirebilsinler!..

Vicdan; acımak ve dolayısı ile üsten-bakmacı bir tavırdan ziyade.. adalet duygusunu yerleştirmekle anlam kazanır!.. acımak bir eylem değil, acıya yol açan durumundan ayrı durmak! kişinin kendisini ayrıştırma durumudur!. ki bu da bahse konu olan sorunu ortadan kaldırmaz!.. medya bu durumu ‘hakimlerin’ lehine iyi kullanır..

Kişisel tatminden öteye geçmeyen ‘acımak’ fiili, gerçek manada bir fiil-eylem değil.. kişinin bu durumdan kendini sorumlu hissetmemesi durumudur..

bu sebepten toplumsal gidişata etki etmeyen, o fikri benimsemeyen ve çoğu zaman kendi kişisel çıkarları uğruna sistemin devamına cevaz veren.. ki bu; ‘vatansever’lik, ‘milliyetçilik’ , ‘bağımsızçılık’ ve daha pek çok olumlu düşünce sahiplerini bile, bir yerde kilitleyen ‘paradoks’ bir durum doğurur!.

aşılması için; ‘doğru bilgi’ ve o bilginin hayata geçirilmesi tek yoldur..

Toplumsal çalışma aşağıya inmekle değil!. aşağıdakileri yukarı çıkarmakla başarıya ulaşır!.. bu sebepten ülke ve millet çıkarına hizmet ettiklerini, çalıştıklarını söyleyen insanların ‘seviye’leri çok önemlidir!..

‘Seviye’ye değil de.. gönlünüzü okşayan; ve ancak, gerçek manada katkı sağlamayan söylem ve davranışlara itibar etmeniz!. yine ‘fiil ve eylem’ boyutunda bir sonuca varmayacak durum ve vakit kayıplarına yol açacaktır!.

Seviyesini belirlemediğiniz seçim ve tercihlerinizden yine siz sorumlu olacaksınız; çünkü sonuçlarından etkilenecek olan yine sizlersiniz..

”vatan-millet-sakarya”, eyvallah.. yüreğimiz ve vicdanlarımız yaralı ve kanıyor!.. ancak; ‘seviye’nin olmadığı yerde, bilgi-gerçek ve doğru yoktur!. işte bunların olmadığı bir yerde başarı imkansızdır!..

Şayet amacınız başarı ise; mevzu çalışmakla alakalıdır.. toplumsal bir başarı amaçlanıyorsa; olmazsa olmaz kural, ‘seviye’dir!..

‘Seviye’nin düştüğü yerde kimlerin söz-sahibi olacağını herkes bilir!.

havlayan köpek ısırmaz!. bu sebepten içine düşürüldüğünüz-düşürüldüğümüz durumdan dolayı bıçkın delikanlılık yapanları.. elbette harcamayınız!. ancak; fikir sahibi olup olmadıkları konusunda iyi düşünün!.

Tercihlerinizi iyi yapın!.. seçici olun!..

Bu devir, ‘akıl devri’dir; dolayısı ile kaba güç (askeri) elbette çok etkili ve geçerli bir yöntemdir; ve ancak; mücadeleyi sonuca taşıyan asıl güç ‘AKIL’dır!..

Aklı önde tutmayan hiç bir mücadele başarıya ulaşamaz!..

Cem Yağcıoğlu 29-12-2015 13.45