Küresel elitdoğum kontrolü ve nüfusun azaltılması için dünya çaplı bir operasyon başlattı. Bu amaçlarını, aşılar ve genetiği değiştirilmiş temel besin maddeleriyle gerçekleştirmeyi planlıyorlar.

Şayet böyle bir girişimin mümkün olduğuna veya bunu yapmaya gücü yetecek insanların var olduğuna inanamıyorsanız, geçmişe bakın. Bu çeşit bir tezgâh yeni değildir. Böyle bir kontrol,Plato tarafından 2.300 yıl önce Devlet isimli çalışmasında idealleştirilmişti. Plato, yönetici elitin, topluma rehberlik etmesi gerektiğini yazmıştı ve şunları belirtmişti:

”Onun amacı, toplum ortalamasını korumak olacak. Bu yöneticilerin, devleti korumak için göz önünde bulundurması gereken başka şeylerde var. İster çok büyük, isterse çok küçük olsun savaşların ve hastalıkların etkileri ve de bunlara benzeyen diğer şeyler gibi.”

Platonüfusu kontrol eden yönetici elitin aktivitelerinin sırrını koruması gerektiğini yazıyor. Şimdi olup bitenler yalnızca yöneticilerin bildiği bir sır olmalı, yoksa topluluğumuz isyan çıkararak bir tehlike oluşturacak, diye yazmaya devam ediyor Plato. Geçmişe dikkatle bakmak, Güneş’in altında yeni hiçbir şeyin olmadığını gösterir. Her ne olmuşsa, tekrar olacak. 21. yy küresel elitlerin yok etme teknikleri ise oldukça gelişmiş.

 

GAVI ALLIANCE (KÜRESEL AŞI VE AŞILAMA BİRLİĞİ)

GAVI Alliance, 2000 yılında Gates Vakfı’nın yardımıyla kurulmuştur ve amacı, üçüncü dünyanınhepsini aşılamaktır. GAVI organizasyonunun üyeleri; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ulusal hükümetleriBill ve Melinda Gates’in, Çocukların Aşı Programı, Uluslararası İlaç Fabrikaları Birliği(IFPMA), Rockefeller Vakfı, Dünya Bankası, Dünya Sağlık Örgütü(WHO), UNICEF. 2000 Aralığında, Sr. William H. Gates, şunları söylüyor:

Rockefeller Vakfı’ndan aldığımız ilhamla vakfımız, bir GAVI enstrümanı olan Çocuk Aşıları Global Bütçesine 750 milyon dolarlık katkıyı taahhüt ederek GAVI’yi başlatmıştır.”

Gates aynı zamanda Rockefeller ailesini de sürekli övmekten geri durmuyor:

”Öyle görünüyor ki döndüğümüz her köşede, Rockefeller ailesini görüyoruz. Hatta bazı durumlarda onların çok ama çok uzun zamandır zaten orada olduğunu fark ediyoruz.”

Rockefeller Vakfı’nın bağışladığı parayla, Dünya Sağlık Örgütü‘nün geliştirmiş olduğu kısırlık aşılarını kanıtlayan dağ gibi dokümanı düşünecek olursak, milyonlarca insana aşı sağlayan GAVI gibi küresel bir mekanizmanın varlığı, en hafif ifadesiyle endişe vericidir. Bill Gates’in yakın bir konferans sunumundaki şu sözleri çok ilginç:

”Dünya’da 6,8 milyar insan var ve bu rakam 9 milyara doğru çıkıyor. İyi bir aşılama programı ve sağlık hizmetiyle bunu %10-15 azaltabiliriz.”

KISIRLIK AŞILARI

Jurriaan Maessen’in rapor ettiğine göre, GAVI‘nin ortaklarından olan; Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Popülasyon BütçesiDünya Bankası’yla 1970’lerde ”Üreme Düzenlemesi Aşıları İşbirliği” adı altında bir araya geldiler. Buna göre; bu işbirliği grubu, birçok araştırmalar yaparak kısırlık aşısı üretimini koordine etmektedir. Bu grup, sperm ve yumurta engelleyici aşılar üzerinde çalışmakta ve bir anti-hCG aşısı üretmekte başarılı olmuştur. 1989’da Yeni Delhi’deki Ulusal İmnoloji Enstitüsü’nde HCG‘nin taşıyıcılar yoluyla insana nasıl aktarılabileceği konusunda araştırmalar yapmıştır. Konuyla ilgiliOxford Üniversitesi yayınları 1990’da bir makale çıkartmış ve Rockefeller Derneği, çalışmayı finanse edenler listesinde yer almıştır.

Tetanoz aşısıyla hCG’nin insana taşınması sonucu, kadınlar kısırlaştırılmakta ve hamile kadınların çocuğunu düşürmesi sağlanmaktadır. Kısırlık aşılarının başarıyla gerçekleştirilmesinden sonra, hCG aşıları birçok üçüncü dünya ülkesinde kullanılmıştır. BBC‘de yayınlanan insan laboratuvarı belgeselinde,Filipinli kadınların aşı sonucunda nasıl kısırlaştığı anlatılmıştır. BBC‘deki programdan bazı alıntılar:

Mary Pilar Verzosa: Kadınlar tetanoz aşılarının üzerimizde neden farklı etkileri olduğunu soruyordu. Aşıdan sonra adet döngülerimiz tamamen bozuldu. Bazılarımızın kanamaları ve düşükleri oldu, erken dönemde bebeklerini kaybettiler. Semptomlar, aşıdan hemen sonraki gün ya da hafta içerisinde başladı. 3-4 aylık hamile olanların düşükleri gerçekten tehlikeliydi.

Tayland’daki yerel bir topluluğun ifadesine göre, çocuklarına kimlik kartı alabilmek için, hamile kadınlara tetanoz aşısı zorla yaptırılıyor. 3. Dünya’nın kırsal kesimlerinin korkuları, kısırlık aşısıaraştırmalarını görmezden gelen medyanın, efsane ya da dedikodu şeklinde lanse etmesi sonucu önemsenmiyor. Aşıların güvenli olduğunu iddia eden kuruluşlar, aynı zamanda nüfus azaltma çalışmaları yapan kuruluşlardır. UNICEF‘den Etiyopyadaki güney uluslarının sağlığıyla ilgilenen bir yetkili Tersit Assefa diyor ki:

”Ortalarda aşıların kadınları kısırlaştıracağına dair dolanan saçma-sapan dedikodular var. Ama burada köyün yaşlıları, kadınları aşı olmaları için cesaretlendirmek için çalışıyor. İğne aşı yapmanın en bilindik yolu olsa da, Rockefeller derneğinin finansal destekleri sonucu yeni teknolojilerde geliştirildi. Ağız yoluyla alınabilen aşılar, sosyo-kültürel olarak daha kabul edilebilir bir alternatif olarak gözükmektedir. Diğer bir deyişle, aşıyı sıradan bir muz yiyerek almak, koluna bir iğne vurdurmaktan çok daha az dirençle karşılaşır.”

Bilimsel bir derginin, yenilebilir aşılarla ilgili ifadesi şöyle:

Yenilebilir aşılar, edinmesi kolay, fiyatı uygun, saklaması kolay, bozulmayan ve sosyo-kültürel olarak özellikle fakir ülkeler tarafından kolaylıkla kabul edilebilen aşılardır. Başta sadece hastalıkların engellenmesi için geliştirilmiş olan bu aşılar, aynı zamanda bağışıklık sistemi hastalıklarının engellenmesi, doğum kontrolü ve benzeri amaçlar için de kullanım alanı bulmuştur.”

İnsanlığa karşı savaş, global elit tarafından sürdürülmektedir. Bu operasyon, dünya çapındadır ve eğer hayatlarımızı gelecekte olacakların korkusuna göre şekillendirirsek, bu bizim yenilmemize sebep olur.

 

edebiyatgazetesi / Kritik Eşik  (2010)

 

Kaynak: Daniel Taylor, ”Vaccinate The World: Gates, Rockefeller Seek Global Population Reduction”