Belli yaşta olanlar hatırlar.. (çocuktum hatırlıyorum) ya da aklı başında olanlar!.  12 Eylül ve öncesi yaşanan süreç tam bir NATO operasyonuydu ve içeride kontrgerilla taktikleriyle vatansever cepheler çökertilmiş ve ‘Rusya’ tehlikesi bahane edilerek.. ihtimalle kullanılarak, sol düşünce büyük darbe almıştı!.

(kürtçülük virüsü 12 Eylül sonrasına denk gelir, bu yerel tespittir.. evrensel tespit ise; ‘sol’a bulaştırılan liberalizm virüsü!. ki bu çok daha öncesine denk gelir..)

İşte bugün bizde ve Orta-Doğu’da yaşananlar bu NATO operasyonunun devamı niteliğindedir..

Sovyetler Birliği’nin parçalanması ve Rusya’nın neredeyse yok olma aşamasına gelmesi ile.. ve yine Putin ile anlaşılmaz bir biçimde eski gücüne kavuşması; ki Ukrayna, Kazakistan ve daha pek çok unsurundan yoksun olduğu halde!.

Bu da, tek kutuplu dünyanın sanıldığı kadar rantabl olmadığının anlaşılması ile eski bir KGB ajanı olan Vladimir Putin’in devreye sokulması ve iki kutuplu dönemin yeniden hayata geçmesi operasyonlarıydı.. CİA’deki alman etkisi ve aynı zamanda KGB’deki İsrail / Yahudi etkisi!. Burasını ileride açacağız..

abd’de de etkin olan bu iki lobidir.. pkk eşittir alman lobisi! işid eşittir israil lobisi.. tabi bu kadar basit değil; ancak mevzunun ön yüzü budur.. (bu diyalekt, tersten de okunabilir)..

Şimdi görünen şu ki; ne batı cephesinde.. ne de doğu cephesinde değişen bir şey yok!. bizdeki operasyonlar neticesinde eritilen ve devşirilen sol ve aynısı tüm dünya üzerinde uygulanmıştır.. ve netice; birleştirici olması gereken ‘sol’!. tüm dünyada etnik bölünme amacına hizmet eder olmuştur; çünkü, bizde ve dünyada uygulana-gelen kontrgerilla harekatlarıyla terörle eşleştirilmiş ve uyuşturucu ve kadın ve hatta insan ticareti yapan-yaptırılan oluşumlara dönüştürülmüştür!. ve bu sayede müthiş rant elde eden ‘baron’lar yine sahip oldukları medya aracılığıyla, işin bu kısmından ziyade yine ‘sol’ söylemleri öne çıkararak ayrıca bir rant elde etme yoluna gitmiştir.. ve gitmektedir!..

Sonuç: halk ‘sol’dan uzaklaşmakta.. ve enteresandır sermaye sahipleri; misal, Yunanistan’da ‘sol’ kazandı diye sevinç çığlıkları atabilmektedir!. İşte bu sonuç, operasyonun başarıldığının bir kanıtıdır!.

Sol’un iktidar olduğuna sevinen bir sermaye!. kümese giren tilkiye alkış tutan tavuğa benzer!. bu bir mantık hatasıdır ve bu mantık hatası yeni eğitim sistemi ile yaratılan ‘yarı aydın’ vasıtası ile normalleştirilmiş ve ‘sol’. yeni dünya düzeni’nin silahı liberalizme peşkeş çekilmiştir!. Bu kısım işin püf noktasıdır ve buradan hareketle ‘sevgi-barış-kardeşlik’ temaları acımasız sermayenin algı operasyonlarına ‘sol’cu bir bakış açısı makyajını yaparken!. Halk ‘sol’dan köşe-bucak kaçar hale getirilmiştir.. işte bu da operasyonun kod adını manşet yapmıştır!. ‘ÖZGÜRLÜK’!.

..kafes içinde bir özgürlük!.. (sosyal medya aldatmacası üzerinden, ‘asosyal bireyler hegomanyası’)…

Devlet terörünü (kontrgerilla) ülke ve millet lehine operasyonlarmış gibi gösteren oluşumlar!. başta NATO.. bu vasıta ile halk ve halkın bir bölümü ile ‘devlet’ ilişkisini zaafa uğratarak önce ‘devlet’ mekanizmasını zayıflattılar ve ardından ‘derin devlet’ (kontrgerilla) operasyonlarıyla ‘devlet’in kendisini hedef ilan ettiler.. bugün bu ülkede yerel bazda yaşanan budur!.

‘pkk’ bir derin devlet.. yani NATO operasyonunun yerelde yarattığı bir örgüt iken.. ‘işid’ ve benzeri dinci yapılanmalar da, işin evrensel bazda uygulana gelen operasyonlarının bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır..

Anlaşılması bakımından tekrarlıyorum.. din mefhumuyla alakası olmayan bir kişi olarak diyorum ki; (ki tüm ‘ibrahimi’ dinler birbirinin aynısıdır; ve bugün İslam üzerinden dayatılan ‘kadına ayrımcılık fikrinin temeli, Musevi diyalektiğinden bire bir kopyasıdır.. ) dün ‘sol’a yapılan operasyonlar (dünya çapında).. bugün ‘İslam’a yapılmaktadır!. İnanırsınız ya da inanmazsınız o sizin kişisel tercihinizdir; ancak operasyon bu yönde ilerlemektedir!.. (bazıları için bilgi; ‘İslam’ ‘ibrahimi’ gelenekten gelen bir dindir…)

..daha anlaşılır olması bakımından; Musevilik!. Hristiyanlık!. ve İslam, üç kardeştir.. görünürde her ne kadar düşman kardeşler gibi görünse de.. bir-birlerini çürüten.. ya da kabul etmeyen fikir ve düşünceler egemen olsa da; ‘ibrahim’in çocukları tepede bir yerlerde anlaşmakta…tabi buraları biraz tehlike arz etmekte…

..biraz açar mısınız!.

Cevap veriyorum: Biz kapıyı aralarız, içeri girip-girmemek size kalmış!..

İslam’la vahşet özdeşleştirilmekte ve bunun üzerinden diğer iki din karşı karşıya gelmektedir! Vatikan ve Kudüs geçmişin hesaplarıyla meşgulken, satranç tahtası Mekke üzerine kurulmuştur..

..oysa hepsinin doğduğu fikir ve yer aynıdır; ‘yaratıcı’ unsurunda birleşen ‘pagan mantığı’, aracı peygamberler unsuruyla savaşan halkları yaratmıştır.. bu da bize firavunların mirasıdır; ve tek göz, (kameralar) bizi izlemeye devam etmekte.. (illuminati geldi, değil mi aklınıza.. değil!. o daha bebek!. hayatlarına heyecan katmaya çalışanların ağzına verilmiş bir sakız dersek, daha doğru olur!. (bilgili gösterir) diyeceğim o ki; bu kadar basit değil.. ya da o kadar basit ki, bizim anlayacağımız gibi değil!.)

..efendim her yazınız bir muamma..

Cevap veriyorum; mevzunun kendisi muamma, olmasa beni-bizi okumazdınız zaten.. bizimkisi bir bayrak yarışı, milyonlarca yıldır anlatıyoruz; ancak zaman ve yerçekimi ilişkisi (kayma) size ‘asır’ gibi geliyor olabilir.. ama öyle değil; neyse dünyaya dönelim..

Gelelim Rusya’nın bugünkü duruşuna.. yukarıda bahsettik; şu bir gerçek, Rusya Putin aracılığıyla ayağa kalktıktan.. ya da kaldırıldıktan sonra ‘soğuk savaş’ dönemi kaldığı yerden devam etmektedir-edecektir.. çünkü paylaşım savaşı için birden fazla kuvvet olmalı ve onların koruyuculuğunda modern çağ işgalleri devam etmelidir!. Bir kere herkes şunu aklına koymalı, abd iyi Rusya kötü!. ya da tam tersi gibi bir durum gerçekçi değildir!. ikisi de emperyel devletlerdir ve ikisinin de geçmişten günümüze ulaşan ve hayata geçirmeye kararlı oldukları planlar vardır.. burası doğru ve tartışılmaz!. Ancak; Rusya’nın yeniden dirilmesinin-diriltilmesinin kodlarını çözmeden yapılacak her türlü değerlendirme, aslında yapılması istenilen değerlendirme olacaktır!.

Türkiye açısından gizli hedeflerden biri ve asıl olanı İstanbul ve Trabzon’dur ve dikkat edin küçük bazda da olsa futbol çılgınlığı üzerinden Trabzon kenti ve dolayısıyla Doğu Karadeniz ahalisi ile devlet arasındaki uçurum büyümekte.. elli yıl öncesinden Diyarbakır’da başlayan provokasyonun bir benzeri Trabzon üzerinden Doğu Karadeniz’e yapılmaktadır!. sanat camiasının karadeniz müzüğine olan ilgisinin bilinç-altı açılımı da bunu açıkça gözler önüne sermekte ve yine dikkat edin karadeniz müziği üzerinden ayrılıkçı hareketlere destek artmakta-artırılmaktadır!. işte bu da bir NATO operasyonudur ve henüz çok yenidir!.

Trabzonspor’un şampiyonluğunun iade edilmemesi ve bu konu üzerinden mağdur edilmiş bir kent havasına büründürülen bir şehir.. ve Fenerbahçe üzerinden Trabzon’a  kurulan ezici baskı.. bunu taraftarlıkla açıklamak ahmaklıktır!.. bu bakımdan ‘Tarbzon düşerse, ülke düşer’ isimli yazım okunabilir..

Her bir dönem kendi içinde şifreler barındırır; mesela, Berlusconi, Sarkozy ve Merkel dönemine iyi bakarsanız AB dediğiniz oluşumunun Almanya olduğunu görebilirsiniz.. Alman ekonomisi büyüdükçe AB krize girmiş ve bu krizler neticesinde şikayetçi olan yine Almanya olmuştur!. Bu tiyatronun bir benzeri İran’da Ahmedinejat, Rusya’da Putin ve Türkiye’de tayyip ile farklı bir şekilde oynanmıştır.. bu üç ülkenin genel-geçer halkı bu liderlerle ekonomik olarak büyüdüklerine inandırılmış ve bölgelerinde ciddi güç oldukları hissiyatına gark edilmişlerdir!.

Tabi bu aşamada Rus devrimini ve Fransız devrimini iyi etüd eder ve dinler tarihiyle felsefe tarihi arasındaki paralel bağı iyi sorgulayabilir.. düşüncelerini hayranlıkla paylaştığınız pek çok düşünürün ‘masonik’ temelin ilk temsilcileri olduğunu görebilir ve aynı zamanda ‘iyi ile kötü’nün olmazsa olmaz bir varlık sorunu olduğunu kabul edebilirseniz..

..yakın tarihteki ‘tezgâh’ı.. yani komployu açıkça görebilirsiniz

İyi ve kötü.. fizik ve metafizik gibidir!. metafizik ile tanrı bağlantısı, aslında yaratılan ve dikkatleri dağıtan bir tuzaktır!. ya da mevcut fizikle her şeyin açıklanacağı gerçeği!.. cinci hoca ile üzeri örtülen bir dünya ama anti-madde peşinde koşan bir bilim!. ya da ‘melek kartınızı’ çektiniz mi bugün!..

Şunu söylüyorum; (arada tüyolar vererek) İran yoksa, İsrail yok!. bu sadece bu coğrafya için geçerli, yoksa İsrail gerçeği ve mistisizmi çok başka temel üzerinde durmakta.. az anlattım yukarıda.. hepsini açarsam deli dersiniz!.. Almanya yoksa, AB yok!. ve Rusya yoksa, abd yok!. evet liberalizmin kalesi ve tüketim toplumunun mimarı abd’dir.. ancak bunun anti-tezi rusya değildir!. dün de değildi, bugün de değildir.. (yanılgı burada başlamakta ve bugün tekrar edilmektedir)..

Rusya hayali bir düşmandır; evet emperyal planları, geçmişten bugüne uzayan ve çarlık döneminden kalan Karadeniz ve Basra körfezi takıntıları  halen daha mevcuttur, ama bu bugün için çok gerçekçi değildir.. işte Rus devriminin kodları bu açıdan önemlidir!. Yani Rusya’nın Suriye’nin yanında olması, israil’in karşısında olması manasına gelmez!. işte bu da metafizik bir vakıadır!. (ayrı bir kitap konusu) israil’in karşısında olamayacak olan bir Rus varlığının, abd karşısında olabileceği yanılgısı.. işte bu da, bu asrın yanılgısıdır!. Çin faktörünü daha önce yazmıştık; işte o da yakın bir gelecekte yaratılacak olan yanılgının en büyüğü olacaktır!.

Komünizm kalesi bir Çin’den.. kapitalizmin kalesine dönüşen Çin!. acaba neden!. abd dış ticaret politikası ve Çin bağlantısı ve aynı zamanda Hong kong iadesi!. aman tanrım, ne çok şifre.. İngilizler neden bu kadar sessiz!..

Ayrıca Rusya’nın devreye girmesi NATO’nun Türkiye üzerinden yapacağı operasyonların legelleştirilmesi bakımından önemlidir ve aynı zamanda Rus faktörünün ekonomik maliyeti bizim açımızdan ciddi sorunları da beraberinde getirecektir!. halk daha da fakirleştirilecek ve savaş ekonomisi kuralları devamlılık arz eden bir şekilde hayatın içinde yer alacaktır.. dünya artık bitmeyen bir savaşa girmiş ve insanlar buna yavaş-yavaş alıştırılmaya başlanmıştır.. bir yandan ticaret devam edecek, tüketim çılgınlığı hız kesmeyecek, aynı anda asker ve sivil ölümleri sıradan bir hal alacaktır.

Şunu anlamak çok önemli, yaşadığımız çağ ve devamı açısından artık savaşlarda taraf yoktur ve devletler taraf değil, hedeftir!. ya da devlet mekanizmalarının görünmeyen sahipleri ile ele geçirilmiş devletlerin iş-birlikçi taifesi bir tarafken.. insanlık ve medeniyeti diğer taraftır ve her zaman söylediğim gibi, saldırı insanlığadır.. ve bu saldırı gün geçtikçe artacak, toplu ölümler artacak, çağ hastalıkları (laboratuvar köpekleri tarafından) ve eski hastalık salgınlarıyla (çiçek-veba vesaire)) korku salınacak.. sigara yasağı ile (uyarıcı yerine uyuşturucu serbestisi ve sonunda sentetik uyuşturucu ve uyuşturulmuş beyinler) insan sağlığına çok önem verdiği yanılgısını yaratan yine aynıları (dünya sağlık örgütü) gdo’nun hücre değişimi programı olduğunu yine insanlıktan saklayacaktır!.. burası da yukarıda bahsettiğimiz meta-fizik alan üzerinden ilerlemekte; ancak bilim üzerinden çözümlemelerle arka plan gizlenmektedir ve bu konu uzar gider.. bu konuda Rus ve abd’nin para-psikolojik alana yaptığı ve hükumet bütçesinden gizli ödenek ayırdığı ve bu miktarın büyüklüğü iyi etüd edilirse nelerin hesaplandığı ve şu anda nelerin aslında başarıldığı konusu.. evet bazılarının akıl sınırlarını zorlayabilir!.

işte o sınırı zorlayanlar aynı zamanda ‘derin din’ mekanizmasının üstü örtülü müritleri iken.. yine aynı zamanda bilim gerçekçiliği üzerinden ateist yapılanmanın da tezcisi durumundadır.. bugün insanlık tüm düşün akımlarına sızan derin bir yapılanmanın hedefindedir.. görünen ya da gösterilenlerin dışında, bam-başka bir tuzağın içine çekilmektedir.. konumuza dönelim..

Güncel konu Türkmenlerin Rusya tarafından vurulup-vurulmadığı mevzuna gelelim.. bu konuda kafalar çok karışık!. Öncelikle kendilerini Türk milliyetçisi diyenler şunu bir anlasın; inancınız vardır yoktur anlamam.. ancak şu bir gerçek ki, İran’ın güneyinde, işgal altındaki Doğu Türkistan’da ve hemen yanı başımızdaki mevcut durumda yer alan Türk varlığı içine sızan İslamcı bir yapı mevcuttur ve lakin bu İslam, işid ve benzerlerini yaratan derin Siyonist Yahudi komplosu olarak karşımıza çıkmakta, dolayısı ile yukarıda bahsettiğimiz kontrgerilla durumuna dönmektedir!. tehlike buradadır; ancak bu tehlikeyi bahane edip soydaşlarımıza sırt çevirmek, yine aynı plana hizmet eder!.

Rusya Türkmenleri bombalamış!. ‘ama onlar bizden değil işid benzeri yapılardır’ diyerek mevzuya fransız kalınması.. işte bu da yine aynı plana hizmet eder.. buradaki asıl gerçek, nato-rusya-abd ya da israil’in kendisi hiç fark etmez, Türkmenleri vuracaktır!. çünkü bu planda Türk unsuru istenmeyen durumundadır; ancak bizim, onlar bizden değil, deme lüksümüz yoktur!. çünkü bu da planın ap-ayrı bir parçasıdır..

yani karşımızdaki plan, paramparça bir plandır ve her parçanın yerel ve evrensel boyutları mevcuttur; ki bunu okuyamayan milletler çok zararlı çıkacaktır!. dikkat ederseniz; Orta Asya’da ve Asya’da hiçbir şekilde plana dahil edilmeyen Türk unsurudur!. acaba neden?.

Bu yağmacılar neden Türk unsurunu kullanmayı seçmiyorlar; oysa en yaygın ve savaşçı millet Türkler!.

ya da hedefin tam ortasında olan Türkler olmasın!.. bundan olabilir mi!.

‘Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur’ cümlesi elbette çok sağlıklı bir ifade biçimi değildir; ancak cümle, yaptığı vurgu dışında çok başka bir şey anlatıyor olmasın!..

Her zaman söylüyorum; adam olmadıktan sonra ilk Türk olsan ne yazar.. bu sebepten bizim en büyük ölçümüz ‘önce insan’dır.. benim için Türk’ün çıkarı önemlidir.. ta ki ‘insan’lığın çıkarıyla çatışmasın.. önüne geçmesin!.

Karışık bir yazı oldu farkındayım.. bir kere daha okumakta fayda var..

Sağlıkla…

Cem Yağcıoğlu / edebiyatgazetesi / kritik eşik 31-03-2017  (yayınlandığı tarih  07.10.2015)

Not: bugünün gözlüğünü takarak, bir daha okuyunuz.. ya da geçiniz.. 31-03-2017

yazının ilk hali: http://www.edebiyatgazetesi.com/2015/10/07/turkler-ruslar-ve-abd-asrin-yanilgisi-cem-yagcioglu/