Direkt olarak gündemi, ya da dayatılan gündemi merkeze almayan ve aslında, çok da önemli olmadığı zannı ile ertelenen.. ya da gerekli görülmeyen ve fakat; ‘ayrıntı’ olarak bilinmesi halinde, bireysel düzeyi ve bakış açısını yukarı taşıması kaçınılmaz olan konulardaki çalışmalarımız, elbette ‘gündem’ ile ilgili daha sık yazmamıza engel; ve ayrıca ‘yaratılan gündem’e malzeme olmamak fikri de, etkenlerden diğeri olsa gerek…

..illa da fikrimizi merak edenler için bir şeyler söylemek gerekirse..

..’duran adamlar’ın, ‘yürüyen adamlar’a dönüşmesi ve arkasına sığınılan ‘adalet’ kavramının herkesi ilgilendirmesi.. elbette ‘batılı yaşam tarzını’ benimsemiş ve bu tarza öykünmüş olanlarca ‘muhteşem’ bir eylem şeklinde tasvir ediliyor olabilir; aslında bu, hiç de yadsınacak bir durum değildir.. hatta ‘gelecek güzel günler’ adına, ilerici bir adım bile sayılabilir.. ama..

..işte buradaki ama; aslında hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığı ile çok ilgilidir; zira ‘feto’ adı verilen ve bizim yaklaşık on yıldır bas-bas bağırdığımız ve lakin ‘bağzı’larının ‘şahsi çıkar’ çatışması üzerinden savaş açtığı ve yine lakin, ‘tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıktı’ kuramının neticesi ve çıkarımı bakımından, ‘aklı başında’ olanlarca çokta inandırıcı bulunmayan bir ‘oldu-bitti’ neticesinde.. ya da yaşatılan ‘operasyon üzerine, operasyon’ silsilesi ile karanlığa ve ‘kaos’a gömülmek istenen Türkiye!..

..ve ortadan ikiye bölünen halk-halklar karmaşası üzerinden ‘sözde muhalefet’ ile.. dayatılan sistem!. BAŞKANLIK!.

Bazılarının, bu başarının arkasında sadece ‘tayyip erdoğan’ın olduğunu sanması; işte asıl büyük yanılgı ve yanılgının başladığı yer burasıdır..(detay!. bu yanılgı top-yekun hedef şaşırtmadır!) çünkü bu proje; aslında her şeyin başladığı ‘BOP’ fikrinin nihai hedefi ve başarısıdır; ki fikrin sahipleri ile iktidar ve muhalefet ilişkileri ve bir yanda gerici güruh (İslamcı maskesi) ve diğer yanda sabetayist (Atatürkçü maske) cenahla süre-gelen ilişkiler… (bir zamanlar chp-ychp yazılarımızın temelini oluşturan düşünceler ve günümüz gerçekleri.. diğeri-leri zaten malumunuz!)

Mağdur edilen ve mağdur durumuna sokulan bir ‘hdp’ (etnik milliyetçi!) ile chp (liberal sol) partinin ‘çıkar birlikteliği’ masumiyeti ile (hayırcı kanat!).. diğer yanıyla küresel sermayenin dayatması ile tümden birleşik hale gelen ve tüme varım metodu üzerinden ‘muhafazakar milliyetçi’, (evetçi kanat) akp-mhp…

..cumhuriyetçiler ve demokratlar meselesi!.

..lakin cumhuriyetçi, cumhuriyetçi değil!.. demokrat, demokrat değil!.

Şimdi, çoğu defalar yazdıklarımın ‘doğru anlaşılması’ bakımından, hani ne menem bir düşüncede olduğumu; daha doğrusu nasıl bir dünya görüşümün olduğunu yazarım.. yazma, derler yazarım yine de; zira derdimiz anlaşılmak, bu bakımdan ‘detay’lar.. daha da doğrusu ‘ayrıntı’lar önemlidir!.

..demiştim anarşist değilim diye; çünkü kendimi o kapasitede görmüyorum.. (halk tabiri ile, g. yemiyor) ancak, çok fazlaca kategorize olmak istemesem de, ‘agnostik ateist’ olduğumu okurlarım bilir, samimi ‘Müslüman’ okurlarım da hayli çoktur; çünkü ben, eleştirilerimi tek başına şu inanış.. ya da bu inanış şeklinde değil; sadece ‘din’ müessesesine karşı yaparım, zaten doğrusu da budur!. ateist olduğunu iddia edip, tek başına ‘İslam’ eleştirisi yapanlara dikkat ederseniz; çoğunu, ya kiliseden.. ya da havradan çıkarken görürsünüz.. (yerel bazda pek çoğu ‘yetmez ama evet’çidir.. bu ayrıntıları neden veriyorum?)

Birincisi; ben doğuştan bir Türküm!. kimseyle tartışmam!. ateist olmam değerlerim olmadığını göstermez; zira değerler geçirilen evrim süreci ile çok alakalı ve ilintilidir ve ben şu ana değin çevresine ve doğaya saygısızlık yapan bir ‘ateist’ (gerçek manada) görmedim!. diğerlerini görüyoruz!. (elbette öteki diğerlerine sözümüz yok!)

İkincisi; geçenlerde ‘alperenler’ denen cenah bir açıklama yapmış, ve ‘lgbt-i’nin ‘onur yürüyüşü’ne devlet izin verse de, biz vermeyeceğiz’ demiş!. adama sorarlar sen kimsin? diye.. ve ayrıca diğerlerine de sormak lazım, ‘neyin onur yürüyüşü’?..

Peki bu soruyu.. ya da soruları soracak bir ‘erk’ var mı?.. bizde ve dünyada?.

Kilise karşı çıkıyor.. İslamcılar karşı çıkıyor; peki geride kalanlar? ateist olmasa bile, sırf dayatmacı ve dogmatik sistemler karşı çıkıyor diye, onlar destekliyor!. neden?. kilise karşı çıkıyor, o halde bu ilerici bir davranış!.(asrın yanılgısı)

..işte asrın yanılgısı burada başlıyor!. bir karanlığa karşı çıkarken, diğer karanlığın egemen kılınmasına destek olmak!. bu yüz yılın en büyük ve geri dönülmez hatası olacaktır!. (bilimkurgu bir düzen ve sahipsiz köleler!)

Kişilerin.. bireylerin cinsel tercihlerinin sorgulanması, başlı başına bir faşizmidir!.  ancak, tercihlerin topluma ‘rol model’ ve ilerici kılıflarla ve ayrıca baskı aracı olarak dayatılması.. işte bu da, diğer bir faşizmdir!. ki sonuçları bakımından, sonun başlangıcını ifade eder.. (transhümanizm)-(tanrı fikrinin ardına gizlenmiş tanrıcılık oyunu-genetik bilim)-(yapay-zekanın hücre ile buluşması-biyo-mekanik)

..trans bireylerin dışlanması ne denli cehalet ve acımasızlık taşıyorsa ve ilkel bir davranış biçimi ise.. trans olmanın ‘normal’leştirilmesi ve topluma rol model olarak sunulması!. da o denli tehlikelidir!. inancın, ya da inançsızlığın bu konuda taraf olmak için bir etkisi ve yetkisi olmamalıdır; ancak, insanlığın önüne konulan tuzak, din müessesesi karşı çıkıyor!. o halde ben kabul etmeliyim.. çünkü ben modern bir bireyim!. diyalektiğidir!. (asrın yanılgısı!)

..düşünme ve sorgulama boyutundan ve yetilerinden mahrum bırakılan ‘insan’ın, geçmişten bugüne ve yarına, bu çelişkiler yumağından sıyrılıp, ‘doğru bilgi’ ve ‘gerçek bilgi’ye erişmesi zordur; çünkü ikili sarmal döngülerle çarpıştırılan karşıt görüşlerin doğruluğu değil.. bireylerin kendilerini yakın hissettikleri ‘yaşam biçim’lerinin tercihi ön plana çıkmaktadır!.

..bu durumda, sıradan ve çok bağlayıcı temellere dayanmayan bir hayat sürmeyi ön-gören bir kadının, tepeden inmeci bir yaklaşımla; tümden kapanma.. ya da tümden açılma.. ikisinden birini seçmek zorunda bırakılması ile; kendi normalini unutup uçlardan birini seçmesi kaçınılmazdır!. ya açılacaktır!. ya kapanacaktır!.

..çünkü orta bir yol.. ve hatta kendisinin ortada olduğu fikri bile, bu çelişki ve baskı ile ötelenmiş ve unutturulmuş olacaktır!. işte bu döngü ve diyalekt, insanları zorunlu bir ‘yanlış tercih’ noktasına taşımakta ve kimilerine ‘tanrıya adanmış bir hayat’.. kimilerine de sözde ‘çağdaş ve modern hayatın dayanılmaz hafifliği’ şeklinde sunulacaktır-sunulmaktadır.. tıpkı, günümüzde olduğu gibi…

..yukarıyı aşağıya bağlamak için tekrar edecek olursak;  Kişilerin.. bireylerin cinsel tercihlerinin sorgulanması, başlı başına bir faşizmidir!.  ancak, tercihlerin topluma ‘rol model’ ve ilerici kılıflarla ve ayrıca baskı aracı olarak dayatılması.. işte bu da diğer bir faşizmdir!. ki sonuçları bakımından, sonun başlangıcını ifade eder..

..oysa fotoğrafın aslı çok başka ve tek başına ‘porno endüstrisi ile açıklanacak kadar da ‘sığ’ ve ‘ucuz’ değil!. tehlikenin boyutları, insanı aşar nitelikte.. (engelleri aşar isek ‘cinsiyetsiz insana doğru’ çalışmamızı yayınlayacağız!.)

..oysa benim karşımda bağnaz dinciler değil, kendilerini modern dünyanın birer etiketi sanan-sayan ‘modern köleler ordusu’ durmakta!. çok enteresan değil mi!. (işte bu da görünmeyen ‘derin din’ bağlantısı içermektedir.. kendilerinin bile haberi yok bundan..)

‘derin din’, tanımlamamın muğlak kaldığı ve daha açmam yönünde gelen çokça ileti alıyorum; ancak ara-ara dillendirdiğim şekliyle, ‘sosyal medya’ gibi bilginin çabuk tüketildiği ortamlarda bazı temel fikir-görüşlerin açıklanmasının ‘doğru’ olmadığını belirttim. ancak ısrarcı olan bazı okurlarım için, ‘pedofili’-‘sübyancılık’ tarihi ile eş-değer ve aynı zamanda yine ‘felsefe tarihi ile paralel ilerleyen ve geçmişi bilinen tarihin çok ötesine uzanan bir süreç; ve bugüne ve yarına yansımalarının doğurduğu ve aslında çoğumuzun ‘iyilik hareketi’.. ya da ‘aydınlanma hareketi’ diye bildiğimiz silsilenin yarattığı ve yazılı tarihten ve öğretilen tarihten çok daha önce başlayan bir büyük ‘karanlık ittifak’tan bahsediyoruz!.

..tanrıların kızları ve oğullarından..

Bugün Orta-Doğu’da yaşanan ‘kanlı hesaplaşma’nın en başından..

..başka bir ‘ırk’la kesilen, ‘SÖZ’den bahsediyoruz!. (bizim adımıza verilen bir ‘SÖZ’!.) ‘kritik eşik’teyiz demem ondan!.

(elbette bugün için çok anlaşılacak.. ya da kabullenilecek bir fikir değil bu!. zaten güç aldıkları yer de, tam burasıdır!.)

..GERÇEK, İNANILMASI EN ZOR SEÇENEKTİR!..

(‘illuminati’cilere bir kısa not; ‘illuminati, ağlayan çocuğa verilen bir emzik ve tarihin her döneminde olduğu gibi ele geçirilen bir ‘aydınlanma’ hareketidir!. ve geneli konudan uzaklaştırmakta, sanılanın aksine, çok da önem arz etmemektedir; çünkü çok yakın bir zaman ürünüdür!.).. (tarihteki tüm ‘aydınlanma’ hareketleri, ele geçirilmiş birer ‘truva atıdır!)…

Yine dayatılan gündemden bir iki olaya değinecek olursak; kısa etek giydiği için tartaklanan genç kız ve nefsi uyanan sözde ‘Müslüman’ vatandaş!. ve zatın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması ve tepkiler üzerine.. tipik bir 28 Şubat özlemi kokan bir haber ve işleyiş.. çürüme ve kokuşmuşluk had safhada!.  Ergenekon soruşturması kapsamında asker düşmanı kesilenlerin (sıradan vatandaşlar dahil) feto soruşturması esnasında ‘şehit edebiyatı’ ile yatıp kalkar olma durumları!.

‘Tek vatan’!. sınırları belirsiz bir vatan!. ‘tek din’, derinlemesine girmeyeceğim ama hadi onu anladık!. ‘tek bayrak’, onu da anladık!. ‘tek millet’!. işte şaibe buradadır; tek millet, ama hangi millet!. Türk Milleti mi!. yoksa ‘millet kavramının doğru kullanımı ile, ‘İslam Milleti mi’!..

..isterseniz bir sorun!..

Cem Yağcıoğlu  edebiyatgazetesi-kritik eşik  23-06-2017