Bugüne dair: (15-10-2017) ..öyle durumlar vardır ki; bazen sizin ‘küçük idealleri’niz bu durumu (vahameti) örtmek için kullanılır!. ruhunuz bile duymaz..

1. DUVAR USTALARI ÇALIŞIYOR!..

Zamanın başlangıcı var mıdır! ya da zaman, maddenin aşınımı mıdır!. Einstein’ın görelilik kuramı son demlerini mi yaşamakta..

Zaman bir boyut mudur!. ya da birileri eğip-büktü de bizim mi haberimiz yok!..

Başka bir ‘kült’ün, yani ‘insanlığa’ ait olmayan bir ‘inanç’ sisteminin tesirindeyiz de.. haberimiz mi yok!..

..birilerinin bize ‘kader’ diye dayattığı şey, bir başka planın işleyişi midir!..

..gelecekten müdahale -yani maddenin ışığı geçmesi- midir söz konusu olan!..

..yoksa biz, ‘geçmiş’ miyiz?

Sewol ve Soma bağlantılı mıdır!.. bu bağlantıyı kuran bir okurum ‘deprem’den üç gün önce neden; ”deprem ve tayfun korkusu yaşıyorum, umarım yanılıyorumdur.” diye ileti yollamıştır!

Su ve toprak tamamsa, Laos’da düşen ve içinde savunma bakanlığı üst düzey yöneticilerinin olduğu uçak kazası ‘hava’ mıdır!..

..bu bir ‘komplo teorisi’! eyvallah!.. ya bir ‘ayin’se!..

peki Nijerya’da kaçırılan kız çocukları.. neredeyse Avrupa’nın göbeği sayılacak Ukrayna’da orta-doğu benzeri ölüm sahneleri.. dünyanın en zengin ülkelerinden biri olması gereken ‘Fildişi Sahilleri’nin açlıkla imtihanı!.. dini söylemlerin ardına sığınarak sergilenen ‘vahşet’ görüntüleri.. milyonlarca doğal tohumun saklandığı ‘tohum deposu’!.. tüm dinlerde yer alan tarikat benzeri yapıların ‘mesih’ beklentisi!..

‘gerçek’, bazen inanılması en zor seçenektir! derken..

Cern’de ‘tanrı şiva’ heykelinin işi ne!.. ‘yok-edici’ bir tanrı imgesinin, anti-madde arayışlarıyla bağı ne!..

..yoksa her şey, kahreden tesadüfler zinciri mi? kaderciliğe karşı çıkanların bu çelişki deki rolü ne!..

..tanrı şiva heykelinin ‘kabala’ öğretisiyle ne gibi bir bağı olabilir!.. yok-ediliş ‘insan nesli’ için mi geçerli.. yoksa ters döngü; ‘varoluş’, bir başka türün mü habercisi!..

ezoterik -saklı bilgi- öğretiler (batıni) hangi din olursa olsun! neden aynı kapıya çıkıyor!

‘gdo’ bu işin neresinde!.. yeni sağlık sistemi ‘dönüşüm’ü kök hücre üzerinden mi gerçekleştiriyor! ilaç sanayi ‘tedavi’nin ötesine geçmişken, ‘bağımlı’ bireyler mi hedefleniyor?

yeni tür hastalıkların mucidi ‘dünya sağlık teşkilatı’nın (WHO) üzerinde titizlikle durduğu ‘sigara yasağı’nın dayanağı ne! gerçekten ‘insan sağlığı’nı mı düşünüyorlar! yoksa..

Bu çelişki ne!..

Kötülüğün egemen olduğu bir dünyada, ‘iyilik’ hareketlerinin arkasında yer alan ‘vakıf’ların, görünmeyen sahipleri kim!.. açlığın hüküm sürdüğü bir dünyada ‘medeniyet’ algısının ‘batı’ kaynaklı düşünülmesi ve de açlığın baş sorumlusunun yine ‘batı’ olması.. hangi temel çelişkinin ürünüdür!..

Geçmişte yer alan ayrılıkçı hareketlerin ‘ezilmiş halklar’ teoremi yerli yerine otururken, günümüzde ‘ezilmesi gereken halklar’ üzerinden uygulanan teorem arasındaki çelişkinin aynılaştırılması.. lejyoner karşılığının ‘paralı devrimci’lere dönüştürülme şekli!..

..anarşizmin, terörizme alet edilerek; başkaldırı mekanizmasının tersine işletilmesi ve tüm terör örgütlerinin ‘tröst sermaye’den besleniyor olması!.. ‘pkk, el kaide, el nusra, boko haram vesaire’.. sözde abd karşıtı olmaları!..

‘sol’ düşüncenin ‘sosyal demokrasiye’ dönüştürülmesi ve ‘sosyal demokrasi’nin kapitalist sistemle kurduğu ‘güya’ sosyal bağ!..

‘Kentsel dönüşüm’, halkın elinde kalan son ‘mülk’ olgusuna bir ‘el koyuş’ mudur! ya da yeni ‘sınıfsal’ yapılanmanın ‘duvar’ının örülmesi midir!..

..’köle insan’ fikrinin geçmişteki karşılığı.. ‘goyim’ nesli bir ‘mit’mi.. yoksa hedeflenen mi!. (mutant insan- mutasyondan gelir)

..asfalt yol yapıldıkça ‘medenileşen’ toplumların.. şimdi ‘sömürgeleşen’ toplumlara dönüştürülme şeklinin ayniyeti!..

Birileri ‘ölüm’e çare buldu da, haberimiz mi yok!.. çünkü hiç bir canlı ‘bin yıl’ sonrasının planlamasını bugünden yapmaz!.. ama birileri ‘tohum depoları’ kurarak bir şeyleri planlıyor!..

..benim ‘ateistim’ de ‘bilimsel masallar’ peşinde!.. teist olmadan, nasıl ateist olunuyorsa..

..’bilim’ kimin elinde bilmeden, diğerlerinden akıllı pozlar içinde!..

hiç birimizin bir şey bildiği yok!.. bu açık!.. inanan ya da inanmayan olmamız fark-etmez!

insanlık ‘son’a yaklaşırken.. yeni ve bir başka ‘başlangıç’ın peşinde olanların elinde oyuncak durumundayız!..

duvar ustaları çalışıyor!..   (27-05-2014 22.37)

demiştik..

.. buradan hareketle devam edelim…

Güncel not: (15-10-2017) Sentetik insana ulaşmanın yollarından birincisi, doğal uyuşturucudan, sentetik uyuşturucuya geçişle mümkün olacaktır!. Sigara ise bir ‘uyarıcı’dır!. Dünya çapında ‘insan sağlığı’ naraları atılarak aslında neyin pazarlanmakta olduğuna tersten bakmanızda fayda var.. sigara zararlı mıdır? elbette; ancak uygulanmakta olan kampanyaların gerçek.. ya da saklı hedefi çok daha vahim bir gelecek kurgusu ile alakalıdır!.

2.  SENTETİK İNSANA DOĞRU

Öncesi var, Tarsus’tan bir haber, gazete Hürriyet’ten; ”Tarsus 82 Evler Mahallesi’nde bulunan 3103 Sokak’ta takvimler 13 Kasım 2016’yı gösterdiğinde başlayan kazı, uzun süre kamuoyunu meşgul etti. Büyük gizlilik içinde başlatılan kazıda polisin, hatta Özel Harekât ekiplerinin nöbet tutması, hiçbir yetkilinin kazıyla ilgili açıklama yapmaması, olayın gizemini daha da artırdı.”

Olayın, beş yıl önce beylik silahı ile intihar ettiği öne sürülen polis memuru Mithat Erdal’la olan ilişkisi ve bu yaratılan bilinmezlik ortamında türeyen ‘şehir efsaneleri’ ve komplo teorileri!. Kazı alanında yer alanlar arkeologlar mı? aslında en can alıcı soru bu!. ya da her hangi bir ‘ezoterik’ bağlantı mümkün mü? (batıni).. Tarsus’un gizemli tarihini, ilgili olanlar iyi bilir; Ashab-ı Kehf (yedi uyurlar) en bilineni olsa da; ki bu konu oldukça şaibeli ve hemen-hemen dünyanın her ülkesinde yer alan ve hatta Hint kaynaklı (Mahabharata Destanı) ile ilişkilendirenler de mevcuttur; ama hikaye daha ziyade Hristiyan tarihiyle özdeşleştirilmiştir. Oysa ezoterizmin tarihi çok daha eskilere dayanmakla birlikte, mevcut dinlerin batini (ezoterik) yorumlamaları da, geçmişten günümüze uzanmaktadır. Yakın tarihten bir örnek vermek gerekirse, 1888 yılında kurulan ”Tarsus Amerikan Koleji” ve etkileri de ayrıca önemlidir!..

..ve 15 Temmuz bağlantısı, yine gazete Hürriyet; ”15 Temmuz darbe girişiminin ardından Tarsus Emniyet Müdürü’nün tutuklanması ile birlikte Polis memuru Erdal’ın eşi, kocasının cinayete kurban gittiğini ileri sürerek yeniden soruşturma başlatılmasını istedi. Savcılık talimatı ile polis memurunun kiraladığı evin avlusunda bir çalışma başlatıldı.” 

Şimdi sorulması gereken soru; 15 Temmuz sonrası yapılan tüm operasyonlar ortada ve milletin gözleri önünde cereyan ederken.. bu ‘kırmızı ev’deki gizliliğin sırrı ne?

Tarsus’la ilgili şöyle bir bilgi vermek de elzem;  ”Hristiyanlığın Kurucusu Pavlus ve Hz. İsa’nın Tahrif Edilen Mesajı” isimli kitapta geçen bir bölüm; ”Sır ve gizem ögelerinin putperest inanç düsturlarında nasıl önemli yer ettiklerini günümüzde oldukça iyi bilmekteyiz. Tarsus, bu dönemlerde, Stoacılığın (panteizmin), adeta Atina-İskenderiye ile yarışan merkezidir. Mithraizm’in Roma İmparatorluğundaki merkez üslerinden biri Tarsus’ tu…”.

Mithraizm’in en büyük özelliği, Hristiyanlığın en ciddi rakibi olmasıdır!. şaşırtıcı derecede bir-birine benzemektedir ve elbette bir başka yazı konusudur; ki bizim.. benim de bu konudaki savım; pagan inançlar ile günümüz inançlarının gözlerden ve beyinlerden saklanan ve aslında büs-bütün ortada olan ortak ‘ritüel’leri.. ‘vaftiz’!. ‘kurban’!. ‘oruç’!. ‘kıyamet’!. ‘diriliş’!. ve daha niceleri.. ‘şeytanlar ve melekler’ kültü..

‘Tasarım bebekler‘!.

..sözde ‘ateist’ bilimin; tam tersi bir anlayışla ‘tanrıcılık oynaması!.. evrenin ve bilimin başlangıcı kabul edilen ‘big bang’ (büyük patlama).. yani materyalist bilim kisvesi ardına saklanan ‘idealist düşünce’!. tüm dinsel ritüellerin kabul ettiği şekliyle, ‘zerre’den yaratılan evren fikrinin sözde bilimsel izahı!..

Temel fıkrasına konu olan ‘Doğan’ın yengesi’.. ‘doğa’nın dengesi’ ikilemi üzerinden yaratılan yanılsamalar bütünü!. ‘tasarım bebek’ haberini bilimin zaferi kabul eden sözde ‘ateist kafa’!.. ya da ‘başımıza taş yağacak’ diyen sözde dindar.. ve aslında ‘pagan kafa’!.

..’derin din’.. ve ‘derin bilim’ bağlantısını anlatmak, ifşa etmek zor!. çoğu zaman imkansız ve çoğu zaman, çoğunluğun tabiri ile ‘gereksiz’!. oysa çarpık bir zihniyetin, ‘materyalist düşünce’ ve karşılığında ‘idealist düşünce’ dayatması ve karşıt iki düşünceden, ‘öz’ itibariyle yine aynı kapıya çıkan ‘teori’ ve ‘pratik’ zenginliği..

..ve materyalist düşüncenin zirvesi sayılan ‘big bang’ (büyük patlama) teorisinin.. tam tersi şekliyle idealist düşünceye dayanak oluşturması.. yaratılan bu ‘paradoks’ ile ‘doğanın dengesine’ karşı çıkan ‘ateist oluşumlar; ki maddenin tabiatına aykırı bir durumdur.. ve tersi, ‘zerre’yi kutsayan bilime karşı çıkan, tanrı-ların çocukları!.

..bu beyin yakan bir çelişkidir!.

Oysa bugün ‘karanlık bilim’e ilk karşı çıkanların ‘ateist’ler olması gerekirken, ‘tanrıcılık oynayanlar’ın en büyük destekçisi konumunda olanlar, yine onlardır!. işte yaratılan bu ‘çelişki’; birilerinin, ‘dna’ kodlarımıza müdahalesini kolaylaştırmaktadır!.

..zaten içimizdeler, desem, içinizden pek çoğunun ‘kahkaha’ atacağını biliyorum.. dna kodları yeniden yazılıyor, desem.. sibernetik’i atlayalım.. ‘sentetik insan’a doğru adım-adım ilerliyoruz, desem.. kaç kişi inanır!. hemen hepsi; buraya dikkat edin.. hemen hepsi, genetik hastalıklara, daha da klişe olarak ‘kansere çare’ adı altında pazarlanmakta!.

..bilim dünyasının (karanlık bilim) yeni argümanı, zararlı olan tek şey ‘sigara’!. geri kalan her şey faydalı!. yerseniz.. aslında durumun özeti bu; çok yakında ‘kenevir’in faydalarını gazete ve televizyonlardan öğreneceksiniz; (bu bilgi gerçekten doğrudur) lakin pazarlanmakta olanın ne olduğu esastır!. gözlerden ve beyinlerden kaçırılacak olan budur!.

..uyarıcıya hayır!. uyuşturucuya evet!. referandum gibi, değil mi!. bu kadar basit işte.. oysa daha ilerisi var!. daha ilerisi..

..’sentetik insan’a.. ‘sentetik uyuşturucu’!.. (WHO devreye)

Hayatım boyunca ‘büyük kalabalıklar’ın, yönlendirilmeye bu denli açık olmasına şaşırmışımdır!. domatese yaptıklarını, çileğe, mısıra, soyaya ve daha nicesine.. bize yapmayacaklarından nasıl emin olabiliyorsunuz şeklinde!..

..bilime karşı bir ‘ateist’!. olabilir mi?.. olamaz elbette; ama o bilim.. bu ‘bilim’ değil!. bu ‘varlık’lar, bizim değilse bile; yarın, başka dünyaların ‘tanrı’sı rolüne bürünecekler!.

..ben onları çok iyi tanıyorum.. onlar da bizi tanır!..

..en büyük eylem!. yazmaktır!. yazın.. ki haberleri olsun!.

..biz öyle haberleşiyoruz, milyarlarca yıldır!..

 

Cem Yağcıoğlu  06-08-2017  02.50

edebiyatgazetesi / kritik eşik