28 Şubat benzeri haber akışları ve yorumlar hız kesmeden devam ediyor. Biraz düşünen ve sorgulayan beyinler bu gerçeğin farkında…

Almanya’nın; AB’nin sahibi kimliği dışında, abd derin devletinin sahibi olduğu gerçeği (EN AZINDAN BİR KISMININ) yeni yeni ortaya çıkarken ve kırk yıllık ‘pkk’ nın hamisi rolü herkesçe bilinirken, çıkmayan ‘çıt’, bugün neden ayyuka çıkmıştır? Referandum sürecinde Hollanda-Almanya krizleri, Almanya ile bozulan dengelerin ardından ‘pkk’ ile girişilen amansız savaş ve hemen takibinde yaşanan 15 Temmuz gerçeği!. ya da, neyse…

..ve enteresandır amerikanvari savaş ve kahramanlık dizi-film furyası.. hepsi bir arada.. (Türkler, ‘milliyetçi’ ve paralelinde ‘dini’ duyguları sömürülerek büyük bir savaşa hazırlanıyor!.)

Sınır bölgelerimizde abd askeri yoğunluğu had safhada.. (doğu-batı-kuzey-güney) ve enteresandır, kendilerini bilinçli vatansever sanan büyük çoğunluğun; ki okuyucularımın çoğu da dahil (ayağıma sıkmakta üzerime yoktur) abd kanalı ‘Fox Tv’ izleyicisi ve hayranıdır!.

Fox Tv;  News Corporation’ın, İhlas Holding’in kuruluşu olan TGRT’nin yayın haklarını almasının ardından aynı frekanstan 2007 tarihinde yayına başlamıştır!.

News Corporation ise;  dünyanın en büyük medya gruplarından biridir. Sahibi ve başkanı Rupert Murdoch’dır.

..yani sizin anlayacağınız bir abd kanalı, kendilerini !Atatürkçü’ zannedenlerce neredeyse ‘kurtarıcı’ konumundadır!.

..”doğruları söylüyor efendim!. aptal değiliz herhalde.”

Elbette!. büyük bir sıklıkla doğruları söylediği ‘kesin’.. ancak, bizim gibi bir ülkede, bir abd kanalı neden doğruları söyler, hiç düşündünüz mü?. ya da onlarca doğru arasına sıkıştırılmış ‘yönlendirilmiş bilgi’!. ya da ‘satır arası’ kritik algı yönetimi!.  hepsini bir kenara koyun; Rupert Murdoch sahibi olduğu bir kanaldan ‘medet’ ummak!. hani bazen hepimizin ağzından dökülür ya; ”biz bu hale nasıl geldik!”

..her yazımda okuyucu kaybettiğimi biliyorum.. ”biz bu hale nasıl geldik!” Şimdi büyük çoğunluk yine alınacak ve üzerime çarpı atacak biliyorum; olsun; benim/bizim ‘doğruları söylemek’ gibi bir alışkanlığımız hep vardı, bundan sonra da, yine öyle olacak!. ”biz bu hale nasıl geldik’ biliyor musunuz?. ‘medet’ umduk!. hep bir yerlerden.. birilerinden medet umduk!.

…ama on günlük tatille, ne ‘Mehter Marşı’ dinleyen!. ne de ‘İzmir Marşı’ dinleyen karşı çıktı.. sorsan, herkes izinde!..

..oysa, biri öncemiz.. diğeri sonramızı temsil etmekte iken!. bu bölünerek çoğalma telaşı niye!..

..portakalı soydular baş ucumuza koydular!. biz de yedik!. biz bunu hep yaptık; hem de diğerlerini ‘aptal’ yerine koyarak!. oysa aptallık görecedir; tıpkı 12 Eylül öncesi.. ya da 28 Şubat öncesi ve sonrası yaşananlar gibi..

..üretmeyen bir toplum.. bir kamyon domates parasını hiç düşünmeden cep telefonuna yatıran bir toplum!. ‘rezidansl’arın balkonlarından etrafa bakıp, ‘memlekette yeşil kalmadı’ diyen, aklı evveller ordusu..’cafe’lerde sabahın akşamı ‘geyik’ yapan umutsuz bir gençlik..

..neyse konudan kopmayalım..

Bugün Almanya ile yaşanan sorunların temeli , abd seçimleri ve sonucu üzerinden yaşanan bir iç-savaşın yansımasından başka bir şey değildir. Alman kökenli bir aileden gelen Trump’un göçmen karşıtı bir politika izliyor olması, içinde trajikomik bir hile barındırsa da, ‘ırkçı’ genlerinin nereden geldiği konusu çok tartışılmamalı.

..ancak ‘neoconlar’ın (YENİ MUHAFAZAKARLAR) karşısında olan bir Trump gerçeğinin (Kİ OY ALDIĞI KESİM SIRADAN MUHAFAZAKARLAR) bazı insanları neden rahatsız ettiği, başlı başına bir muammadır!. Afganistan’ı, Irak’ı, Suriye’yi.. Libya, Fas, Tunus, Yemen, Mısır’ı teröre ve savaşa boğan, milyonları katleden Obama yönetimi ve devamı Hillary’i destekleyen dünya basını, Trump’a neden bu denli yüklenmekte!.

..gazete okuyan, televizyonda haber seyreden adamın bunları anlaması ve sorgulaması elbette imkansız!. ekranlardan kendi fotoğrafı üzerinden bir algı yaratılsa, gidip polise teslim olacak öyle ‘kalabalık’ bir kitle var ki.. bunlar; kovboyları Amerikanın gerçek sahipleri, Kızılderilileri de, işgalci barbarlar sanan neslin devamıdır!. (sana demedim)..

Pedofilinin yaygın olduğu bir ülkedir abd; ‘pizza-gate’ skandalı her ne kadar bir ‘komplo teorisi’ olarak ört-bas edildiyse de, oraya gelene değin, daha pek çok rezalet en başından ört bas edilmekte, saklı kapıların ardında atılan ‘çığlıklar’ı halen daha kimse duymamaktadır! (Türkiye’de yaşayan her on kişiden dördünü ensestle suçlayanların, abd veya diğer ülkelerdeki rakamları açıklamıyor olması, yine ‘fox tv’ örneği ile paraleldir. Ensest gerçeği ‘insan’ için utanç kaynağıdır; ancak bu gerçeği yaşadığı topluma abartılı rakamlarla yamamaya çalışanlar; işte ‘insanlık düşmanı’ olanlar onlardır! neyse. gerçek rakamları ayrı bir yazıda yazacağım..) işte geçmiş abd hükumetleri bunca iğrençlik batağına saplanmışken, abd halkının bir tepki ve belki de olağan bir refleksle seçtiği Trump’un -ki kendisi üç-kağıtçı bir aşağılıktır- dünya basınınca abluka altına alınmış olması.. hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığının bir başka kanıtı olsa gerek!.

..akp’nin iktidara gelişi ile benzerlikler taşıyan Trump ve avanesi, bakalım daha ne kadar dayanacak.. ve üzerine neler ihale edilecek!..

..abd ve Almanya’nın ‘kürt kartı’ farklı adreslerde yoğunlaşsa da, özde ki amaç birdir; ancak Almanya’nın artık bir küresel güç olma yolunda ilerlediği ve bunu gizlemeye gerek duymadığı zamanlardan geçerken.. kahvehane ağzı ile ‘külhanbeylik’ yapmak ne derece stratejik.. ya da ne derece akıllıcadır!.. ya da çaresizliğin dışa vurumu mudur?.

..Atatürk’le yarışmak!. ahmakça bir tavırdan başka bir şey değildir!.

..’foya’; HER ZAMAN ORTAYA ÇIKAR!. boyası dökülen kadın gibi!. kim olduğu sabah uyandığında ortaya çıkar!..

..bazen yapacak başka bir hamleniz yoksa, rest çekmek en akılıca yoldur! tabi eliniz iyi ise!.. değilse, bekleyeceksiniz…

..ben bekliyorum.. bana kızıyorlar!.  (oysa ‘çağrı’ yaptığımız zaman, ‘sağır’ numarasına yatanlar da onlardı!)

Can Dündar artık son zamanlarda kendini açık etmiş ve yuvaya (ALMANYA) uçmak zorunda kalmış bir posta güverciniydi; ve emin olun o güvercinlerden hayli bolca var elimizde.. siz çoğunu Atatürkçü yazar diye biliyorsunuz. (sen değil).. Can Dündar’ın Cumhuriyet Gazetesi genel yayın yönetmenliğine getirilişi, uğrayacağı operasyonun ipuçlarını zaten içinde barındırıyordu; bu sebepten ‘Mustafa’ filminin aklını.. fikrini ve de parasını kim verdi ise, mit tırları ile ilgili bilgiyi de muhtemelen aynı kaynaktan almış olmalı..

Bizdeki genel-geçer çoğunluk açısından, bugünden bir örnek vermek gerekirse, ‘akp’ ve ‘tayyip’in karşısında ise, bizdendir anlayışı hakimdir.. Bugün Almanya’yı tutan (takım tutar gibi) veya haklı gören zevat çoktur; neden? ‘tayyip’i sevmiyor da ondan; mevzu bu kadar basittir onun için.. ya da Almanya karşı diye, ‘o’nu yere-göğe sığdıramayan ‘muhafazakar milliyetçi’ kesim!.

..oysa ‘akp’nin doğuşu ve yükselişi ile 28 Şubat bağlantısı ve hatta 17 Ağustos Marmara Depremi ilişkisi ve tüm bu ilişkiler ağında yer alan şimdiki büyük ‘cumhuriyetçi’.. ya da Atatürkçü gazeteciler ve yine üzerinden Almanya bağlantısını bilseler; ki on yıldır dilimizde tüy bitti.. nafile!..

Türkiye 2019 süreci ile ilgili büyük bir tuzağın içine çekilmekte ve inanın buna, bazı muhalefet ve de iktidar üyelerinin bundan haberi yok!. onlar hep, diğerlerinin tasfiye edileceği yönünde ikna edilmiş durumda!. oysa süreç, Türkiye’nin tasfiyesini hedeflemekte ve referandum süreci ve sonucu ile de, son düzlüğe girmiş durumda..

..muamele ‘izmir marşı’ ile karşılığında ‘mehter marşı’ okuyanları ayırmayacaktır..

..”oyun bitince; şah da, piyon da aynı kutuya atılır.” çok eski bir ‘kuram’!..

Yeni bir partinin büyük bir heyecan yaşatacağı aşikar; lakin bütün sendromlar, ilk başta duyulan heyecanların ertesinde yaşananlara verilen adların devamıdır!.. (bakınız Çiller sendromu)

.. ”o olmaz, bu olmaz, e peki ne yapacağız kardeşim.. bir tane adam yok mu?” sorusuna peşinen cevap vereyim..

..adam çok!. ama onlar, sizin önünüzde duranlar değil!. çünkü sistem onları en baştan eliyor.. bakınız Trump örneğine; sizce ona oy verenler, gerçekten ona inandılar mı?. yoksa…

Kısacası benim bu sistemle işim yok zaten, tanıyanlarınız bilir; bizimkisi bir mecburiyet hali.. dolayısı ile bu sistemin getirdiği bir partiyi.. ya da kişiyi desteklemem mümkün değil!. ayrıca, bunun suçu da benim değil…

Ancak merak edilecek bir durum yok; nasılsa ‘kalabalıklar’a, yağmurdan kaçarken, doluyu adres gösterecek büyük Atatürkçü.. ya da muhafazakar-milliyetçi gazeteci ağabeyler mevcut!. kırk yıldır adresleri onlar işaret etmiyor mu!.

(bir abd kanalından medet ummak!) ..yağmurdan kaçarken doluya tutulmak, işte böyle bir sonuca  yol açar!. sonradan çıkar foyası.. (iş işten geçtikten sonra, öz-eleştiri yapsan ne olur!)

..her kovulmada (mizansen) milyon dolarlarla aynı adreste buluşan ağabeyler.. ”klavuz karga” kuramı baştan sona bu yanar-döner döngü üzerine kurulmuş, üst düzey bir teoridir!. şu ana değin hiç şaşmadı!..

..sizce şaştı mı?.

..benim asıl demek istediğim; hem abd planlarına bu denli hakim olup, hem de bir abd kanalına bel bağlamayın!. hepsi bu.. Bu, beyin yakan bir ‘paradoks’ olmalı.. bu ‘tezgâh’a gelmeyin..

Son olarak Arakan’da Müslüman halka yapılan zulme gelecek olursak; iki yıl kadar önce gündeme geldiğinde yazmıştım, şimdi de farklı bir şey söylemeyeceğim. Şu iyi bilinmelidir ki, Arakan’lı Müslümanları temsil ettiği söylenen ve onlar için eylem yaptığı sanılan Rohingya Kurtuluş Ordusu bilindik terör örgütlerinden farklı değildir!. Suudi ve abd destekli bu örgüt,  Myanmar ve Çin ilişkilerinin tavan yaptığı dönemlerde her nedense öne çıkmakta ve zaten temel insan haklarından yoksun Müslümanları daha da içinden çıkılmaz durumda bırakmaktadır. Dini hisleri kuvvetli olanların öncelikle bunu anlaması ve asıl düşmanı bilmesi ve görmesi elzem olandır!.

Doğu Türkistan olayı, Arakan ile benzerlikler gösterse de (abd ve suudi kışkırtmaları) Türk ve Çin tarihinin kesiştiği noktalar açısından bakacak olursak, ‘toplumsal histeri’ kavramının tarihi bir hesaplaşma şeklinde ortaya çıktığını görebiliriz.. tabi bu cahil bırakılmış halklar ve karşılığında sömürülen inançlar vesilesi ile daha kolaydır!.

Her iki örnekte de kimse masum değildir; yapılmak istenen, ‘masumiyet’ sömürüsü üzerinden, yine ‘masum’ların kanına girmek!. canını almaktır!.

Bugün dünya çapında İslam’ın üzerine ihale edilen terör olaylarının tetikçisi, belki ‘cahil Müslüman’lardır; ancak tüm bu terör olaylarından karlı çıkan ‘VATİKAN’ VE ‘iSRAİL’ dir!. bunu bir de Müslümanlar anlasa…

.. ancak bu üç dinin de ‘ibrahimi’ olması.. neyse uzatmayayım…

..bu arada budizm ve benzeri inanış ve görüşlerin de, dışarıdan (Holywood filmleri) görüldüğü gibi masum olmadığı ortadadır!. zaten ‘inancın’ temeli budur.. karşısında isen yandın!.

Benim tanrım ‘yusufçuk kuşu’..

 

Cem Yağcıoğlu  11-09-2017

edebiyatgazetesi / kritik eşik