”LOLİTA EXPRESS”.. AHLAK EVRİM’İN BİR HEDİYESİDİR!. cem yağcıoğlu

Son yılların en önemli, intihar mı?. cinayet mi?. şüphesi üzerinden dünya kamuoyu ile paylaşılan bir olayı konu edeceğiz bu yazımızda.. önce haberle ilgili kısa bir alıntı yapalım:

”Jeffrey Epstein hücresinde ölü bulundu” başlığı altında; ”abd medyasında yer alan haberlere göre, kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş pazarı oluşturmak suçundan New York’ta Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’nde tutuklu olan Jeffrey Epstein, sabah erken saatlerde kontrole gelen görevli tarafından hücresinde ölü bulundu.”.

‘cnn’ televizyonu henüz ortada hiç bir net bilgi olmamasına rağmen ‘içeriden iki yetkilinin’ ifadelerine göre Jeffrey Epstein’ın intihar ettiği yönünde yorumladı olayı. Bu da yapılacak olan soruşturma sonucunun ‘intihar’ olarak kayıtlara geçeceğinin işareti sayılabilir..

‘bbc’ ise olayı başından sona değerlendirirken bir yerlerde; ”Epstein, 23 Temmuz’da boynunda izler bulununca intihar gözetimine alınmıştı. İzlerin intihar girişiminden mi yoksa saldırıya uğradığı için mi oluştuğu anlaşılamamıştı. Epstein yetkililere, hapishanede pedofil olmakla suçlanarak dövüldüğünü söyledi.” şeklinde yorumladı..

..oysa fazlaca zeki olmaya gerek yok, abd başkanlarıyla içli-dışlı (vıcık-vıcık), Prens Andrew ile çok yakın arkadaş olan bir dolar milyarderinin.. ki Epstein sadece bir yatırımcı veya milyarder kimliği ile kategorize edilemeyecek kadar çok başka ilişkilerin de adamıydı.. böyle bir adama diğer mahkumların ulaşması, ya da tartaklaması mümkün mü?. ki ardında ‘cia-mossad’ iş-birliği ve diğer bir yandan çekişmesi mevcut iken.. daha önceki pek çok yazımda bahsettiğim ve ‘lobiler savaşı’ şeklinde anlattığım pek çok ilişkinin içinde ve hatta başlara yakın olan bir adamdan bahsediyoruz..

..ben şimdi buradan iddia ediyorum ki; ülkenin en korunaklı ve teknolojik olarak en iyi hapishanelerinden birinde (maksimum güvenlikli hücre) yapılacak olan soruşturma sonucu hiç bir kamera kaydı olmaksızın ‘intihar’ sonucuna bağlanacaktır.. teknik arıza..

..biraz-biraz olaylara vakıf olmuş, ancak henüz işin rengi ve ifade şekli ile yeterli olmasa da bazı doğru yorumlamalar yapan bazı yorumcuların söylediği gibi.. ”artık kimse güvende değil” meali, bu olaya yakışan bir tanımlama.. ki biz bunları ve ilişkilerini yıllardan beri yazıyor ve, de-şifre ediyoruz..

..şimdi bazıları.. ya da beni yeni okuyanlar, iyi de bunca derdimiz varken, başka konumu kalmadı yazacak, diyebilir.. bizimle ne derece ilgili olabilir ki, diyebilir. Hemen söyleyeyim ‘ilgi’ demişken; bugün Kaz Dağları’na (doğrusu Kaz Dağı’dır) olta atan şirketlerin, Irak’ı param-parça edenlerin, Suriye’nin bugünkü kaotik durumunun.. pkk ve benzerlerinin..

..aynı zamanda son dönem fazlaca moda olan ‘sonsuz özgürlük’ taleplerinin ve yine aynı zamanda, bu talepleri baştan sona reddeden ‘inanç’ hareketlerinin, evet!. hemen hepsinin bu olayla ve bu adamlarla ve ilişkileri ile bağlantısı var!.  Son dönem Türkiye Rusya ilişkileri, Rusya -İsrail- abd ilişkileri, küresel silah ticareti.. Arap sermayesinin batıya açılması, düşürülen uçaklar, 99 Depremi, 11 Eylül saldırısı, İsrail’in kuruluşu, altın madenleri, BOP, Mars Projesi, vesaire..

..ve ‘pedofili’!. (sübyancılık)

Buradaki ‘pedofili’ konusuna girmeden önce Epstein hakkında net bilgiler vermekte fayda var. Öncelikle çok dillendirilmese de Epstein ve ilişkiler ağı ne denli üst düzey olsa da, bu hastalıklı kafalar ‘transhümanizm’ konusuna takıktır.

(Hikayesinin ne kadar derine gittiğine siz karar verin, diyor.. bu ‘insan’lar hasta!. genetik olarak üstün insan nesline inanıyordu.)

Transhümanizm,

İnsanın fiziksel ve bilişsel yeteneklerinin artırılması ve yaşlanma ve hastalanma gibi arzu edilmeyen veya gereksiz görülen yönlerinin ortadan kaldırılması amacıyla teknoloji ve bilimden faydalanılması gerektiğini öne süren uluslararası bir entelektüel ve kültürel hareket

 

İsimsiz bir transhümanist, Times’e Epstein’ın kendisine başının ve penisinin kriyojenik olarak dondurulması düşüncesinden bahsettiğini söyledi . (Katie Heaney)

Kriyojenik Dondurma

Sıvı nitrojen ile eksi 196 dereceye soğutulan bedenlerdeki sıvı, hücrelerin parçalamaması için otomobillerdeki antifrizi andıran “gliserol” isimli bir madde ile değiştiriliyor. Metal tanklarda dondurulan bedenlerin çözülmesi de ayrı bir sorun. Şu ana kadarki denemeler hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Uzmanlar nano teknoloji ile başarılı olmayı umut ediyor. SADECE KAFALARINI DONDURANLAR DA VAR Amerikalı kriyojenik şirketleri, dondurma işlemi için yaklaşık 300 bin TL istiyor. Süreç boyunca yıllık 3 bin TL de ödeme yapmak gerekiyor. Daha ucuz olduğu için sadece kafalarını donduranlar da var.

Bazı batılı araştırmacı yazarların Epstein’in elinde bir şantaj planı olduğu ve bu sebepten öldürülmüş olabileceği tezini savunması çok akla yatkın gelmiyor (şantajdan ziyade, içine düştüğü durumdan kurtarılması için baskı -mecburi şantaj- yapmış olabilir.. ya da diğerlerinin tedbir amaçlı bir operasyonu gibi) ve bence bu şantaj dosyaları ve sırlarının sadece Epstein’in elinde olduğuna inanmak da, fazlaca gerçekçi değil.. abd halkı ikiye bölünmüş durumda, muhafazakarlar Bill Clinton’u işaret ederken, liberaller ise Trump’tan şüphe duyuyor. Bu durum bize ne kadar benziyor aslında… mevzudan bi-haber ‘büyük kalabalıklar’ın taraftarlık hezeyanları, asıl gerçeklerin üstünün örtülmesine nasıl da yardımcı oluyor.. ‘onlar’ın istediği de, bu değil mi zaten!.

..parmağın işaret ettiği yöne bakıp gerçekleri görmek varken, parmağın kime ait olduğu kavgasına tutuşan yığınlar.. yüzde doksanı eğitilmiş bir aptallar topluluğu.. kırmızı bir dev!. abd!.

‘cnn’ ve ‘bbc’ nin  daha ortada hiç bir soruşturma yokken ‘intihar’ şeklinde haber geçtiğini söylemiştik.. yine ‘abc news’ de algı operasyonuna devam ederek ‘intihar’ diyor..

Karayiplerde adası bulunan Epstein‘ın, sıklıkla misafirlerini ve yaşı küçük çocukları özel uçağıyla bu adaya taşıdığı herkesçe bilinen bir gerçek.. uçağın malum çevrelerce ”lolita express”  olarak isimlendirilmesi, aslında tüm her şeyin açıkça bilindiği; ve lakin şu an bilemediğimiz bir çıkar çatışması neticesinde Ebstein‘in ölümü ile sonlandırıldığıdır. Tıpkı ”pizzagate skandalı”nda olduğu gibi, uygun bir süre sonra konunun gündemden düşeceği kesindir.

..her iki skandalda ismi geçenler bir iki istisna dışında aynı. Prens Andrew, Donald Trump, Barack Obama, Bill Clinton, Hillary Cilinton.. ve bu son olayda ismi geçmeyen Kevin Spacey.. ki aktör, bu olayda da baş-rolde.. ”Miami Herald’ın yayınladığı ”lolita express’ yolcu listesinde Bill Clinton ile birlikte adı yer alıyordu.. (aşağıdaki resim)

(William J. Clinton, Kevin Spacey)

Kevin Spacey

ABD’de Massachusetts polisinin elinde, Oscar ödüllü aktör Kevin Spacey’nin, onu cinsel tacizle suçlayan 18 yaşındaki bir kominin cinsel organına dokunurken çekildiği iddia edilen bir video olduğu açıklandı. 2016’da çekilen Snapchat videosu, şikayet başvurusuyla birlikte Nantucket Bölge Mahkemesi’ne gönderildi. Başvuruda, Spacey’nin 7 Temmuz 2016’da ‘Hadi sarhoş olalım” diyerek en az 8 içki ısmarladığı komiyi evine götürmeye çalıştığı ve cinsel organının büyüklüğüyle övündüğü öne sürülüyor. Şikayet bavurusu, 59 yaşındaki Spacey’nin eski bir televizyon sunucusunun 14 yaşındaki oğluna cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan davadan sonra kamuoyuna duyuruldu.

..aslında ‘lolita express’ yolculuğuna katılan bine yakın ismin olduğu biliniyor, Alec Baldwin, Jimmy Buffett vesaire..

Daha önce ‘fbi’ın açmış olduğu soruşturma neticesinde -2007 Florida- ömrünün tamamını hapishanede geçirmesi gerekirken, belli suçları kabul ederek -sadece fuhşa teşvik-  sağlanan anlaşma ile 13 aylık bir kamu hizmetine mahkum oldu.. ve daha ilginci de, adı geçen suç ortakları anlaşma metnine isim olarak dahil edilmedi -yukarıdaki isimler-.. ve bu akıl dışı anlaşmanın daha da ötesi, mağdurların mahkemeye çıkma ihtimalleri de ortadan kaldırıldı. Son günlerde bizim medyadaki haberlerden bu anlaşmayı yapan savcının, Miami Başsavcısı Alex Acosta olduğunu ilgili çoğunluk öğrenmiştir.

..Alex Acosta daha sonra Trump’ın çalışma bakanlığında görev aldı, ve bu son olay gündeme geldiğinde ise istifa etmek zorunda kaldı. Kirli ilişkiler ağının nerelere kadar uzandığını ayrıca yorumlamaya ihtiyaç olmasa gerek..

abd, Rusya, İsrail hattını -silah, uyuşturucu,fuhuş- bilenenler dışında, farklı faaliyet alanları ile kontrol eden, ilişkiler ağının tepesinde yer alan bir adamdı Ebstein.. ancak İngiltere ayağı çoğu basın ve yayın organınca es geçildi, bilhassa Türkiye medyasında. Oysa Ebstein’in en yakın arkadaşlarından olan, aslında en büyük suç ortağı  Ghislaine Maxwell’den bahsedilmiyor.. İngiliz yayıncı devi Robert Maxwell en küçük kızı, 91 yılında ölen babasının ardından abd’ye yerleşiyor.. Ghislaine Maxwell‘in babası da şüpheli bir intihar sonucu hayatını kaybetmişti. Ghislaine, babasının intihar ettiğine inanmadığını çoğu defalar dile getirirken, Baba Maxwell’in İngiltere’de o dönem yapılan soruşturmalar sonucu ceza alma ihtimali üzerine öldürülmüş olabileceğini gazeteci Geoffrey Goodman da yazmıştır. ve işin içinde İsrail, Fransa, Rusya, abd istihbarat örgütlerinin her hangi birinin parmağı olabileceği gibi, ortak bir karar neticesinde de ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalini de dillendirmiştir.

(Prens Andrew ve Ghislaine Maxwell.. ortadaki ise, Ebstein’in seks kölesi Virginia Giuffre (roberts). -yukarıdaki resim)

(daire içine alınanlar Virginia Giuffre ve Ghislaine Maxwell   2001’de Naomi Campbell’ın doğum günü için Fransız Rivierası’ndaki bir yatta partide.. -yukarıdaki resim)

(..ve sıkı dostlar Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell.. -yukarıdaki resim)

Yani anlayacağınız buradaki kara kutu, Ghislaine Maxwell’dir.  Ebstein‘in 6 temmuz’da tutuklanmasından sonra  Ghislaine Maxwell‘in hiç bir yerde görülmediği konuşuluyor. Hatta davanın savcıları bile nerede olduğundan habersiz.

..ve bu arada ‘kritik eşik’in farkı ve olaylara bakış açısı bakımından sürpriz bir fotoğrafı da yazı arasında sizlerle paylaşalım istedik.. geleceğe dair, ya da dünyanın geleceğini kimlerin planladığına dair uzun vadeli bir anlatım olsun babında. Elon Musk ve Ghislaine Maxwell aynı karede.. aşağıda..

Eski dünyanın çatısı ile yeni dünyanın çatısında değişen bir şey yok..

Ghislaine Maxwell gerçekten de bu hikayenin Ebstein’den sonraki en önemli karakteridir diyebiliriz.. lakabı ”madam’ diye geçer (argoda genelev sahibesi).. pek çok tanık ifadesinde; ki ”lolita express” pilotları da içinde olarak, Ghislaine Maxwell’in hem yaşı küçük çocukları tedarik ettiği ve aynı zamanda da ‘üçlü’ sekse katıldığı ifade edilmiştir. ve yukarıdaki anlatımlarda ortada görünmediğini yazdığımız Ghislaine Maxwell, Los Angeles’taki In-N-Out burger‘de görüldü. (16-08-2019) aşağıdaki resim. (Guardian)

..yani yazının yazılma sürecindeki bir iki günlük sürede bile her şey normale dönmeye başlamış görünüyor.. (ya da birileri o algı peşinde) aleyhinde onlarca ifade olmasına rağmen -2017’deki dava ile ilgili yine ”Guardian”dan alıntı ile ifade edelim; “…dava ile ilgili gazeteler, çok sayıda tanığın”, Maxwell’in “kızları sağlamak, muhafaza etmek, barındırmak ve insan ticareti yapmaktan sorumlu olduğunu yazdı” 

..ve Manhattan federal yargıcı Robert Sweet, ”Maxwell için, “cinsel faaliyetlere katılan reşit olmayan kızların çok sayıda çıplak  fotoğrafını çekti” ve Epstein ve diğerleriyle üçlü seks yaptı, “Epstein’ın cinsel istismarlarına“ ortak oldu ” mealinde sözler sarf etmişti..

..ve bu kadın şimdi hamburgerini yiyor..

Gelelim ‘pedofili’ye..

Aslında bu olayda ve öncesinde ‘pizzagate’ skandalında yer alan pedofili vakıaları, bilinenin aksine halk arasında ‘sübyancılık’ olarak adlandırılan sapkınlıkla çok özdeş değil; elbette bu kadınlı-erkekli güç odaklarının sapkın olmadığı manasına gelmez.. buradaki ‘pedofili’, daha ziyade bir ayin, ritüel şeklinde cereyan ediyor. Geçmişi bilinenden çok eski bir inanış da diyebiliriz. Sümer tabletlerinde kertenkele tanrıların ana-oğul evliliklerinden bahsedilir. (bu konuda video kanallarından yapılan yayınlara pek itibar etmeyiniz. gerçek bilgi ile safsata bilginin harmanlandığı anlatımlar çoğunlukta..)

Bilinenin aksine tek tanrılı dinler İbrahimi dinlerle başlamıyor; kritik eşik’te yayınlanan pek çok yazıda detaylar verilmiştir. Bu konularda araştırmacı yazar Alaeddin Yavuz’un araştırma ve tespitleri önemlidir.Sabilik dini, aslında ‘tevrat’ın iskeletini oluşturur ve elbette devamlarının.. Sabilik dininin kökenini ise Mısır dinleri oluşturur., bu konuda defalarca yazmıştık.. 4.Amenhotep (Akhenaton) zamanında tek tanrı tercihi yapılmış ve ‘ibrahimi’ dinlerden önce tek ilah inanışına geçilmiştir..Akhenaton sonrasında yine çok tanrılı dinlere dönülmüştür..

Yahudilerin Filistin tanrısı Molek’e (Melek) bebek kurban etmelerini temsil eden bir resim. Bu gelenek Sabilerin Akitu/Nevruz bayramlarında bir gelenekti.

Aztek insan kurbanı temsili resim

Bafomet/Pan’a çocuk kurbanı ayini Eski Yunan

Yukarıdaki üç resim Alaeddin Yavuz’un çevirisinden alıntıdır..

Kurban kültü, ensest ve pedofili bağlantısı geçmişin gizli kalmış ögeleridir.. Bilinen insan uygarlığının dışında, muhtemelen farklı tür ‘dna’ sahiplerinin tarih boyunca insan nesline müdahalede bulunduğu aslında arkeolojik pek çok buluntuyla ortadadır. Sümer tabletleri bu müdahalenin boyutlarını açık seçik ortaya koymakta.. elbette bilinen bu geçmiş tarihin (bize uzak, ama aslında yakın tarih) çok daha ötesine uzanan, dini metinlerde geçen ‘yaratılış’ hikayeleri.. ya da cennetten kovulma mitleri ve tanrı-tanrılar anlatıları çeşitli şekillerde.. hemen sıcağı sıcağına (yazının tarihine denk gelen günlerde) abd Temsilciler Meclisinin Cumhuriyetçi üyesi Steve King’in “eğer tecavüz ve ensest ilişki olmasaydı bugünkü nüfus kalır mıydı” sözlerini yazıya ekleyelim. ..devamı var..

“Ya aile ağacımızda geriye doğru gitsek ve tecavüz ve ensest ilişkinin ürünü olan kişileri çıkarabilsek? Bunu yapsak geriye dünyanın (mevcut) nüfusu kalır mıydı” Steve King, abd Temsilciler Meclisinin Cumhuriyetçi üyesi.. yani ‘muhafazakar’!.

Elbette bu paylaşım çok tepki çekti; ancak insanların anlamadığı.. ya da anlamak istemediği asıl gerçek; karşı çıkan ortalama inanışta olanların bile inandığı mitler, açıkça bu gerçeği ortaya koyuyor.. akılsız bir faşistin bunu dile getiriyor olması, ‘dinler’in  bu merkez üzerine kurulmuş olduğu gerçeğini değiştirmez.. (4300 civarında ‘inanış’ ‘kült’ünden bahsediyoruz.. hemen hemen hepsinde ‘öteki dünya’, ‘yaratılış’, ‘cennet-cehennem’  ‘kurban’, anlatıları ve ritüelleri benzerdir..)  

Sıradan inanan, inandığı öğretinin detaylarına fazlaca hakim değildir, fazlada ilgilenmez; ancak içlerinden biri çıkıp gerçeği açıkça söylediğinde.. sorgulamak; acaba gerçeklik payı olabilir mi, diye sormak yerine.. gerçeği reddetmeyi seçer!. çünkü o yük, ona ağır gelir.. işte İnka’lardan bu yana, Hindistan’dan öte yana, ortalama inananlar ile, gerçeğin ne olduğunu bilen ‘radilkal’ler bugünlere.. bugünlerden de yarınlara basma-kalıp düzende ilerlemeye devam edecektir..

Ebstein ve benzeri karakterleri her ne kadar bu anlatı içerisinde çok önemli karakterler olarak işlemiş olsak da; önemleri, insanoğlu.. ya kızının başına ördükleri çoraplar yüzündendir. Yoksa bahsettiğimiz düzen içerisinde, onların da sıradan insanlardan farkı yoktur, netice ortadadır. Bazılarının sandığı gibi asıl düşman, onlar değildir; bunlar, ‘kapıcı’, ‘postacı’, ‘aracı’, şeklinde belli görevleri olan ‘insan’lardır.. yani gerektiğinde kolaylıkla harcanabilirler. Bugün modern yaşam kültüründe yer alan pek çok ‘sivil yardım kuruluşu’, ‘dernek’ ve benzeri örgütlenmelerin arkasında da (tam ifade etmese de masonik dernekler) ve bilhassa vakıflar aracılığıyla hayatın her alanına sızmış durumdadırlar..

..belki benzer cümleler olacak ama, şunu da araya eklemekte fayda var, insan nüfusunun hemen hemen tamamına yakın kesimi kendi inandıkları ‘inanç sistemi’nin detaylarına hakim değildir.. onlara göre bir yaratıcı var ve ona hürmet ve hizmet etmek asıl olandır.. oysa sistemlerin derinine indiğinizde çok başka ilişkiler ve akrabalıklar göze çarpar ve onların bugüne yansıması..

..aslında ‘detay’lar çok karanlık ve kanlı bir geçmişi temsil eder ve muhtemelen sıradan insan kültürü ile de çok ilgili değildir.. bu sebepten ‘mit’ler doğmuştur..

..bilhassa vakıflar aracılığıyla hayatın her alanına sızmış durumdadırlar.. cümlesinden devamla;

Uluslararası fonlar aracılığı ile kontrol edilen ve algı yönetimine tabi tutulan ‘modern insan’, ‘din’ karşıtı görünen bu yapıların başında ve önemli kademelerinde yer alan ‘insan’ müsveddelerinin.. aslında çok daha karanlık yapıların içerisinde olduğundan habersizdir!. ‘ters psikoloji’ (ters gard propaganda) ile her türlü absürt düşünceyi ‘sorgulamadan’ kabullenen ‘modern insan’ (iddiasıyla) çoğu zaman gericiliğe karşı çıktığı.. ya da savaştığı zannı ile, hep bahsettiğim, ‘derin din’ tuzağına düşürülmektedir.. modern erkek ve modern kadın ve kadın-erkek cinselliğinin sorgulandığı günümüzde.. eş-cinselliğin rol model kalıplara sokulması ile yukarıda bahsettiğimiz ‘sabilik’ dini öncesi ve sonrasındaki eş-cinsellik algısı ve yaşantısı ve etkilerinin iyi araştırılması ‘evrim’in sağlıklı düzlemde ilerlemesi için çok önemlidir!. bugün modern yaşam adı altında olmazsa olmaz, diye dayatılan pek çok absürt düşünce ve eylemlerin kökenine indiğinizde yine ‘sabilik’ dinine ve çok daha ötesine ulaşırsınız.. oradan da bugünkü ‘Suriye’ye.. -mealen..

..elbette çok fark etmez, ‘eski Yunan’ zamanına uzanırsanız da, benzer pek çok ‘tuhaf’lığın nasıl normalleştirildiğini rahatlıkla görebilirsiniz.. hatta pek çok ‘antik Yunan’la ilgili kayıtlarda eş-cinselliğin bir nüfus kontrol aracı olarak kullanıldığını da görebilirsiniz.. (başka bir yazıda ayrıntılarına isim isim gireceğim.. tarih tarih..)

..bugünkü Suriye derken..

..hani bu konunun bizimle ne ilgisi var diyenler için söylüyoruz.. mevzu dinlerin doğduğu -Filistin dahil- (hani şu an insan nüfusunun yarıdan fazlasının tabi olduğu dinler) ve Sümer uygarlığının topraklarında geçiyor olması gerçekten petrolle alakalı mı sanırsınız.. ya da ‘Kaz Dağları’ndaki altın!..

Modern insanın içine düşürüldüğü en büyük tuzaklardan biri de ‘komplo teori’leridir!. gerçekleri, ya da gerçeklere en yakın düşünceleri söyleyenlerin ‘komplo teorisyeni’ olarak yaftalanması ve toplumun gözünden düşürülmesi de, insanların gerçeklerin ‘inanılmaz safsatalar’ olduğu hikayesine inanmalarını sağlar.. bir örnekle açıklamak gerekirse; insan nüfusunun üçte birine yakın kesimi, (aslında yarısından fazlası) 2000 yıl önce bir kadının kendiliğinden hamile kaldığına inanmakta hiç bir güçlük çekmezken (hikayeyi elbette herkes bilmekte), muz!. evet evet şimdi çoğunlukla hormonlu olan muz ile yüzde elli ‘dna’mızın aynı olduğuna inanmakta güçlük çekmesi gibi bir şey!.

..gülüp geçtiğinizde ‘öldürülme’ ihtimaliniz yüksektir!..

Neyse, fazla uzatmadan bağlayalım; Ebstein ve benzeri ‘aracıların’ geçmişin karanlık dehlizlerinden bugüne uzanan bir karanlığı temsil ettikleri bir gerçek.. ve enteresandır, bu temsilciler bugün modern hayatın içinde ‘aydınlıkçı’ bir role bürünmüş olarak modern insanı avlamakta.. zaten ‘görünmeyen, ya da ‘anlaşılamayan’ tehlike buradadır!. ‘inanç’ sahiplerinin her daim söylediği gibi; ‘şeytan ayrıntıda gizlidir’.. çünkü ‘şeytan’ ‘inanç’ kavramının bir ürünüdür!.

..dolayısı ile, bizim ‘şeytan’ımız yok!.. ama yine de, ‘şeytanlar’la savaşıyoruz!. kadın ve erkek neslimizi korumak için!.

..en büyük aşk, bir erkeğin kadına duyduğu.. ya da bir kadının erkeğe duyduğu aşktır!.

Modern insan ve şeytanı olmayanlar, tuzağa düşmemelidir!. karanlık çöktüğünde, bir erkek kadını.. bir kadın da, erkeği kokusundan tanıyabilmelidir!.

..ahlak!. ‘evrim’in bir hediyesidir!. (teoriden bağımsız)

Son olarak bu olay buz dağının görünen kısmı bile değildir.. bugün dünyada her yıl hiç bir iz bırakmadan 4,5 ile 5 milyon çocuk kaybolmakta.. sadece abd’de 2017 yılı kayıp ve ulaşılamayan çocuk sayısı 464.000 dir.. Türkiye’de ise (TUİK verilerine göre) 2008-2016 yılları arasındaki kayıp çocuk sayısı 100.000 geçti.. elbette bu sayılar kayıtlara geçenlerdir, gerisini siz.. biz, hepimiz  düşünmeliyiz..

..bu işte bir ”kan” kokusu var!. ‘taze kan’ kokusu.. bu rakamlar tek başına ‘pedofili’.. ya da organ mafyası şeklinde açıklanamaz.. bu işin içinde daha bir ‘karanlık’ var!.

..bu hırs!. insani değil.. anlaşıldığında geç olmaması dileğiyle..

 

cem yağcıoğlu  16-18-08-2019