”Beyaz miğferler” kurucusu İngiliz ajan James Gustaf Edward vesaire İstanbul’da ölü bulundu. Beyaz miğferler denen komplocu örgütün bugüne değin Suriye’de çevirdiği dolapları, ilgili olanlar bilir.. diğerlerine anlatmaya gerek yok..

Suriye’deki hiç bir yabancı gücü, hangi kutsal bahaneye sarılırlarsa sarılsınlar, kabul etmemekle birlikte; bu ‘beyaz miğferliler’.. aslında beyaz milisler demek daha doğru olur; her türlü çarpıtma, ajitasyon ve halkın doğru haber alma özgürlüğünün sabote edilmesinden sorumlu bu istihbari yapılanma, en çok Rusya-İran ve bu iki ülkenin uluslararası imajını sarsmak amaçlı eylemlerde bulunuyordu. Bir nevi trajedi içerisinde trajedi yaratıyor ve vicdanı olan bireylerin tepkilerinden yararlanmak sureti ile batı ve abd’nin çıkarlarına hizmet ediyorlardı..

Türkiye’de evi ve ofisi olan bir İngiliz ajanı!. geldiğimiz noktayı tarif etmek açısından ibretlik bir haber!. ”beyaz miğferler”in kurucusu, ‘sir’ unvanlı bir İngiliz ajanı İstanbul’un orta yerinde ölü bulundu!. muhtemelen intihar denilip olayın üzeri örtülecek; ancak olayın bir ‘istihbarat savaşları’ örneği ve uygulaması olduğu açık!. İran mı?. yoksa Rusya mı?.

..benim fikrim, Ruslar tarafından gerekenin yapıldığı ile ilgili..

”Su testisi, su yolunda kırılır” kuramına örnek teşkil eden bu ‘cinayet’; aslında yaşadığımız bu çağın ‘insani görüş’ alt yapısından ziyade ‘makyavelizm‘, yani ”amaca giden yol mubahtır” anlayışının siyaset ve politikadan tutun da, ticarete, ikili ilişkilere; ki kadın-erkek ilişkileri de bu soysuz düşünceye teslim olmuştur!. aklınıza gelebilecek tüm alanlara sirayet ettiği açıktır.. din ve binlerle ifade edilen dini düşünce ve akımların binlerce yıldır ‘misyonerlik’ çatısı altında bu düşünce üzerinden yapılandığı ve geçindiği aklı olanlarca malumdur..

Bu düşünceyi abd tankları geldiğinde zafer naraları atıp, Türk tankları geldiğinde taş atanlar için de değerlendirmek mümkün.. bu elbette bizim yerelimizde bir örnek.. oysa biraz zeka pırıltısı olan herkes bilir ki; abd ve temsil ettiği emperyalist düşünce, ”sevmeyeceği eşeğin önüne, ot koymaz” kuramı, yine bu yerel örnek için oldukça geçerlidir..

..yine buradan hareketle ‘ayrılıkçı’ örgüt ve sevicileri varlığında, Türk Ulusu için kalbi çarpan, tüm aksi propaganda ve telkinleri elinin tersi ile iten, kalbi ve aklı, ‘anti-emperyalizm’ ile atan, vatansever ‘Kürt’leri ayrılıkçılarla bir tutmak ise.. yine tersinden emperyalist düşünceye hizmet etmek demektir!. birileri bu yönde telkinde bulunuyorsa; ya gerçek bir cahildir!. ya da su katılmamış ‘tersten bölücü’dür!.

Suçsuz bir insanın günahını almak söz konusu olduğunda, kendinizi onun yerine koymanız kafidir!.

..işte ‘beyaz miğferler’ denen yapılanma tam olarak bu sözlerimi kapsamıyor olsa da; ki abd ne ise, Rusya bugün için tam karşılığı olmasa da geçmişten bugüne emperyalist bir devlettir ve masum değildir!. ancak, ”beyaz miğferler‘ tarzı insani duyguları fütursuzca sömüren ‘makyavelist’ bir örgüt, emin olun hepsinden daha tehlikeli ve daha ‘yoz’dur!. bu sebepten belli düşünce ve insani savunularda bulunan, iyi niyetli insanların bu ve benzeri ‘insani tuzak’lara düşmemesi elzem olandır!. çünkü, bu tuzaklarla ‘kötülüğe’ alet olduklarını anlamaları zaman almakta, anladıklarında ise, çoğu zaman geç olmakta!.

İletişim çağında olarak pek çok avantajı yaşarken; aslında ‘gerçekler’den ne denli koptuğumuzun.. kopartıldığımızın farkına varmamız ise, orantılı bir hıza sahip değil!. sonuca odaklı yaşamaya ikna edilen ‘insan modeli’, sona gelene değin hiç bir detayın farkında olmadan ilerlemeyi maharet saymakta, elbette bu aralarda nelerden mahrum kaldığı, neleri es geçtiği.. ya da ruhsuzlaştırıldığının farkında olamamakta..

..sonuç odaklı yaşamak!. ‘makyevelizm’in diğer bir düşünsel sabotesi!. açılımı ise; kişinin, ‘kendini sabote etmesi’!. kendi aramızda buna, ‘hayatı ıskalamak’ diyoruz..

..hayatı ıskalamamanız dileğiyle..

cem yağcıoğlu 13-11-2019 edebiyatgazetesi / kritik eşik

Makyavel ”Prens” kitabında prense tavsiyelerde bulunmuştur? ..daha anlaşılır olması bakımından Şiraz Duvarı isimli sitede yer alan bir yazıdan alıntı yapalım..


Ellerinizi kirletmeye katlanamıyorsanız, Şiddeti, ihaneti ve hatta cinayeti gerektirecek sert zorunlulukları kaldıramıyorsanız kenara çekilin. Bu size göre değildir.


1- Prens dindar olmasa da daima dindar görünmelidir. “Hükümdar bağışlayıcı, imanlı, insancıl ve dindar görünmelidir. Sadece böyle görünmesi iyidir, böyle olması iyi değildir.


2- Prens verdiği sözü tutmalıdır. Ancak şartlar değiştiyse tutmayabilir.


3- Prens gücünü asillere değil halka dayandırmalıdır. Çünkü asiller hükümdar için tehdit olabilirler. Üstünler hükümdara karşı harekete geçebilir fakat halk hükümdarı sadece terk edebilir.


4- Zaman zaman halkı aldatmak gerekebilir. Ne zaman erdeme aykırı bir iş yapacaksanız sanki o işin sizinle ilgisi yokmuş gibi davranın. Nasıl olsa hile yapmak zorunda kalacaksınız. Onun için hile yapmadığınız görüntüsünü yaratmak için elinizden geleni yapın. Sizin gerçekte be yaptığınızı halk bilemez. Bunu sır gibi saklayın.


5- Hükümdar aslan ve tilki gibi olmalıdır. Aslan kendini tuzaklardan koruyamaz tilki ise kurtlardan. Öyleyse tuzakları fark etmek için tilki, kurtları korkutmak içinse aslan.


6- Prens yönetimindeki kişilere sözünü geçirebilmelidir. Mümkünse hem sevilen hem de korkulan bir prens olmak iyidir. Korkulmak daha önemlidir. İnsanoğlu korktuğuna sevdiğinden daha çok ve daha iyi hizmet eder.


7- İnsanlar küçük darbelerin intikamını almayı düşünür ama büyük darbeler karşısında sinerler. Düşmanı tepki veremeyecek duruma getirmek gerekir.


8- Machievelli’ye göre prens yok edemediği tehlikeli ve güçlü rakiplerini korumaya çalışır gözükmeli, yerinde ve zamanında bükemediği bileği öpmelidir.


9- Bazen devlet yönetiminde birden fazla kişinin göz diktiği bir makam olur. Prens muhtemel adaylardan hangisinin daha tehlikeli olabileceğini tespit edebilmelidir.


10- Bu yöntemler mutlak biçimde zaruri olduğunda kullanılmalıdır.

..nasıl.. tanıdık geldi mi!..