İMAMOĞLU.. LAÇİN.. PROJELER.. (2)

Öncelikle sosyal medyada 15-NİSAN-2019 tarihinde yayımladığım yazıyı yeniden okumakta fayda var.. elbette o tarih ve ruh halinizi gözeterek okuyunuz.. yazı sonunda linki mevcuttur..

İMAMOĞLU.. LAÇİN.. PROJELER.. (1)

..sanıyorum, İmamoğlu’na birileri ‘kravat’ tak demiş..enteresan olan ise; bu gerçekte düşünülmemiş bir ayrıntı mıydı?. yoksa, kör göze parmak, meydan okuma mıydı!.

..Türkiye büyük bir lider kazanmıştır, dediğimde; eleştirel yazı içerisindeki ‘ironi’yi anlamayanlar olmuş; oysa gerçekte kimlerin ve hangi ekolün kazandığı zaten yazının konusu itibariyle ortada iken..

..kırk yılda bir ‘zafer kazandıkları’ zannı ile mutlu olan insanların hayallerini yıkmayalım dedik.. fakirin ekmeği ‘umut’..

31 Mart seçimi, tıpkı diğer seçimler gibi ‘laik’i ile yapılmış, bu kez Erdoğan kaybetmiş, AKP kazanmıştır.. bu ‘ayrıntı’, çok yakın bir zamanda, Gül ve Davutoğlu figürlerinin yeniden sahne alması ile daha netleşecek, bazı taşlar -piyonlar- yerinden oynayacaktır.

..erken seçim sopası, yurt içinden değil, yurt dışından salınacak..

Elbette ‘değişim’, öncü bir ‘ihtar’, sonrasında uzun zamandır aranan ‘alternatif lider’in bağlılığına göre mevcut konumları belirleyecek..

..muhtemel yaklaşım, ‘Hristiyan demokrat’ tabanlı bir karışım ve Atatürk ile barışık ‘Müslüman demokrat’ kitle üzerine inşa edilirken, ”yeni nesil muhafazakarlık”..

..hedefi, doğduğu ve çıktığı yer olan ‘Orta-Doğu’ -Filistin- üzerinden ‘İbrahimi din kardeşliği’ni egemen kılmak olacaktır..

..tabanda ‘çatışma’, tavanda ‘bir’lik fikri ile insanları yönetmek, her zaman en kolay yöntem olmuştur.. Vatikan denen, homoseksüel devlet hegemonyasının, ‘dinler arası diyalog’ fikri harikasının temelinde yatan en net düşünce, genç nesillerin’ deizm’e kayma olasılığının gelecekte yaratacağı ‘büyük tehlike’dir!. elbette kendi krallıklarının ve egemenliklerinin bir sorunudur bu!.

..egemenlerin en iyi bildiği şey; dogmalara bağlı olmayan insanların ‘savaş’ fikrine sıcak bakmayacağıdır!.

..düşünen ve sorgulayan insandan bir ‘canavar’ yaratamazsınız!.

..onlardan bir ‘ordu’ kuramazsınız!

..onlardan terörist de yaratamazsınız!.

İnsanlar, yaşadıkları coğrafya bazında.. ya da yaşadıkları ülke ölçeğinde olayları değerlendirdiğinde, aslında eksik parçaların ne kadar çok olduğunu görmez, liderlerinin ne denli güçlü olduğunu düşünür; kimi zaman iftihar.. kimi zaman nefret ederler; oysa atfedilen ‘güç’, ne o lidere aittir, ne de kalabalıkların verdiği desteğe.. dengeler bir anda değiştiğinde..

..lideri boğanlar; ondan nefret edenler değil.. onu yere göğe sığdıramayanlar olur!.

..aranan kan bulunmuştur; en azından o hava yaratılmıştır.. lideri liderle terbiye etmek en kolayıdır.. bakalım bundan sonra neler olacak..

..sosyal devlet tuzağı (aldatmacası) ile iyice semiren liberalizm ve efendi-köle ilişkisi, dünyanın ve insanlığın geleceğini nasıl belirleyecek..

..ya da bu ülkede ‘inanç’ları ile kendilerini ifade edenleri ‘Allah’ ile aldatmak ne kadar kolay ise.. Atatürkçü oldukları savı ile modern yaşamı temsil ettikleri hissiyatı içerisinde olanları Atatürk ile aldatmak o kadar kolay!.

..bir de Berna Laçin denen ‘boş kadın’gillerden ne kadar çoğaldı.. hayretler içerisindeyim..

..yabancı dilde eğitim ile.. yabancı dil eğitimi farklıdır, ‘dünya vatandaşı’m benim.. ‘Dünya vatandaşlı’ğı bir ‘proje’dir, bir kısmı ile yazıda bahsi geçmiştir.. detayını anlaman için alt yapın uygun değil.. zannımca..

..mevzudan haberi olmadan, her şeyi biliyor havalarında yaşamak.. ne kullanıyorsa söylesin, biz de kullanalım..

..bu yazım, bir iki yıl sonra okunsa daha iyi olur.. kızacak olanlar öyle yapsın..

cem yağcıoğlu 15-04-2019 06.45

..evet şimdi gelelim günümüze, daha yıl olmadı elbette; öyle ortada birilerinin ‘kıçlarını’ yırttığı ölçüde de, bir vahamet söz konusu değil!. İmamın oğlu yanlış yapmış mıdır?. bana göre yapmıştır; lakin onu topa tutan cenah, benzer durumlarda çok daha vahim!. çok daha ‘görgüsüz’ce, çok daha ‘vicdansız’ ve daha çok neler-neler yapmadılar ki!.. yaptıkları cümle içerisinde bile toparlanmıyor; Kızılay’ın başına getirilen zatın 2017’den bu yana yediği naneler yazmakla bitmez!. Ensar Vakfı’na giden paraları nasıl açıklıyor zat-ı muhterem; ”vergi kaçırmakla, vergiden kaçınmak aynı şey değil”!. Kızılay başkanı ve yardımcılarının aldıkları akıllara zarar maaş ve diğer ayrıntıları yazmıyorum, her şey ortada!.

..İmamın oğlunu ‘vicdansızlık’la suçlayan cenah nedense, bu; yine onların deyimiyle söylüyorum, ”kul hakkı”.. ya da benim-bizim deyimimizle ‘‘tüyü bitmemiş yetim hakkı” olan ‘BAĞIŞ’ların akıbeti hakkında nedense yorum yapan yok!. Çoğu zaman yazılarımda söylüyorum, tekrar edeyim;

..bu zihniyete her hangi bir konuda ‘eleştiri’ getiremezsiniz, haklı da olsanız, haksız çıkarsınız!. yine bu zihniyete, her hangi sosyal bir konuda soru soramazsınız, cevap vermezler, boşuna çabalarsınız.. tartışmaya girmeye çalışmayın, ‘tartışma kültürleri’ yoktur, bir anda hakarete boğulursunuz, gereksiz bir çırpınış.. hesap sormak! .. adamların geleneğinde ‘hesap vermek’ gibi bir alışkanlıkları yok ki!. ”ben yaptım oldu’ geleneği!. şimdi bu son cümle, siz okurların sandığı üzere dinsel bir bağlantı kurarak söylediğim bir cümle ya da tespit değil; bu daha çok coğrafya ile ilgili ve o coğrafya üzerinde -takip edebildiğim kadarı ile- yaklaşık 5000 yıllık geçmişi olan bir gelenek!. Arap geleneği-kültürü (İbrani geleneği de içinde -zaten aynısıdır-)

..ha, İmamın oğlu yanlış yapmış mıdır?. bu ne ilk, ne de son olacaktır; ama ‘aile’ kavramını öne sürerek yaptığı savunma ‘tüy’ dikmiştir diyebilirim.. en azından fırsatçılar açısından, ‘karşı tarafa koz’ vermiş midir!. vermiştir!. Karşı taraf derken, tarafımı belli etmiş olmuyorum elbette; lakin ‘tarafsızım’ gibisinden bir ‘geyik’ yapmak da, adetim değildir!.

..tarafım elbette; vahşi kapitalizmin yeni nesil adı olan ‘neo-liberalizm’ karşıtı olan herkesle birim, onlarla tarafım!. imamın oğlu benim tarafımda.. ben de ‘o’nun tarafında olamam.. bu elbette, materyalizm ve idealizm tartışmasından çıkacak bir sonuç değildir; bu daha ziyade yaklaşmakta olan ‘bilimkurgu’ bir gelecek ve onun karşısına kümelenmiş olan geçmişin laneti arasındaki bir kavga!.

..bir yanda ‘olağan’ ve kendi seyrinde devam eden ve milyarlarca yıldır belli döngülerle hareket eden -depremler-küresel ısınma-soğuma- vesair her şeyi tanrının lanetine bağlayan bir güruh; ki bunlar geçmişin lanetini temsil etmekte!. bir yanda, ‘sars virüsü’, ‘kuş giribi’, ‘domuz gribi’, ‘zika virüsü’ ve en son ”corona virüsü’ ve daha beterlerini insan neslinin başına bela edecek olan, ‘insan tanrı’lar!.

..(misal; ‘yapay zeka’yı, telefonla aradığı numaradan gelen ‘ses’ zanneden insanoğlu.. ya da kızı.. zekasının ‘hız’ olarak, hiçbir şeye yetmediğini anladığında çok geç olacak!.. )

..demem o ki; birini eleştirirken, diğerinden taraf olmalı diye bir genel geçer kural yoktur.. mesela İmamın oğlu olayında bakıyorum etrafıma; eleştiri oklarını son hız hedefe yollayanlar, niyetleri belli; açık aramak.. kendilerince de buldular!. ancak bu yine de, haksız olduklarını göstermez, niyetlerini biliyor olsak da..

..onlar, hayatları boyunca üzüm yemediler!.

..lakin, İmamın oğlunu şöyle ucundan kıyısından eleştiren, yine kendi görüşünde olanları dahi, ”vah efendim…” şeklinde başlayan cümlelerle bastırmaya çalışanlara ne demeli!. şayet ülkenin geleceğinde önemli bir rol üstlenmek istiyorsan; ki hikayenin başı, yine İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlayan bir diğer hikayeyle aynı!.

..kaymayaydı, iyiydi..

..taraf olayım, olmayayım; ki değilim.. İmamın oğlu müthiş bir giriş yapmıştır!. lakin nefesi yetmeyecek gibi.. (gerçi ‘manager’ları daha iyi bilir)

..yukarıdan bahisle Laçin mevzusuna gelecek olursak; sadece bizde değil, dünyanın her ülkesinde ‘şöhret’ olanlar toplumsal konularda ara sıra söze girmek ister, Laçin’inki de öyle.. demek isterler ki; bana bakın, beni görün;

..”ben her ne kadar penceremin önünde anlamsız pozlar versem de, sözüm-ona uyurken çekilmiş fotoğraflarımı yayınlarken, hemen altına, ‘günün yorgunluğu’ diye notlar düşüyor olsam da.. öyle boş-beleş biri değilim, her konuda söyleyecek bir sözüm, edecek bir lafım vardır..” gibisinden düşüncelerle paylaşımda bulunurlar..

..ama tek başına ‘Simyacı‘yı.. ya da ”Kürk Mantolu Madonna”yı okumakla olmayacağını, birileri bu ‘şöhret’lere anlatmalı!. ”google’ amca da, bir yere kadar; ya da sözlükte okuduğunla, gerçek hayatta olanlar bazen bir biriyle örtüşmez; zaten o örtüşmeme durumunda ortaya çıkan şeye ‘bilgi’ denir!.

..bilgi de, pazarda satılmıyor.. az biraz tembellik gerektiriyor!.

Neyse kırmayalım, üzmeyelim; insanların ‘bilgili’ görünmek gibi bir ısrarı hep olmuştur, olacaktır da.. ama işte, alt yapı sağlam olmayınca nasıl ki ‘deprem’, felakete dönüşüyorsa, yine alt yapı sağlam olmayınca sıradan paylaşımlar da felakete dönüşebilir..

..biz bilmiyorduk ya, ”toplanan paralar nereye gitti” diye sormayı!. akıl edemedik!. aşağı yukarı her yazımda araya sıkıştırıyorum; doğruyu söylemek marifet değil!. önemli olan ne ‘zaman’ söylediğindir!. diye..

..bu aynen, kan kaybından gitmekte olan ve 8 de 8 kusurlu bir kazazedeyi sorgulamak gibi.. dur insanlar bir ‘müdahale’ etsin!. be mübarek!.

..”olmaz!. ben hem çok bilgili, hem de o derece ‘duyarlı’yım ki!. sorma gitsin”!.

Yukarıda verdiğim NİSAN 2019 tarihli yazıyı lütfen gelecek sene bugün bir kez daha okuyun-okutun.. sağlıkla kalın..

Depremde hayatını kaybeden herkes, hayal ettiklerine kavuşsunlar dileğimle, yakınlarına baş sağlığı, hepimize geçmiş olsun..

cem yağcıoğlu 01-02-2020 07.30

edebiyatgazetesi-kritik eşik

Not: Birinci yazının yayınlandığı link: yorumları da okuyunuz..
https://www.facebook.com/cemyagcioglu/posts/2419423658092300/