(HİÇ!.) şimdi biz kaderimizi bu şempanzelere mi emanet edelim!. cem yağcıoğlu

..kendinizi çok yalnız mı hissediyorsunuz?. değilsiniz.. asıl yalnız olan ‘büyük kalabalık’lardır.

İçinden ‘edebiyat’ geçmeyen cümleleri kuranlar trenlere binip gittiler.. sonra herkes ‘cümle’ kurar oldu, bir dönem herkesin müteahhit olması gibi bir şey. Nobel aldılar!.

..içinden insana dair, iyiye dair, vicdana, merhamete dair.. hadi hepsini geçtik, dünyanın geleceği çocuklarımıza dair ‘milyon dolarlık.. ya da milyar dolarlık’ bir fon, bir araştırmaya denk geldiniz mi..

Afrika’da bunca çalışma yapıldı sözde ‘iyilik herektet’lerince; ki bunların başında Melinda-Bill Gates Vakfı” gelir.. niye hiç bir Afrika ülkesinde ortalama bir ‘refah’.. ya da ortalama bir geçim standardı yok!. Henüz daha abd emperyalizmi ortada yokken 1884-1885 Berlin Konferansı sonrası Afrika haritasına göz atmanız yeterli..

..şimdiki durum daha içler acısı.. bugün bile utanmadan bazı ‘aşı’ denemelerinin bu ‘kıta’da yapılması gerektiğini söyleyen siyasetçiler var..

Herkesin malumudur Avrupa ve abd’de yaşayan siyahi nüfusun her alanda ne denli başarılı olduğu ortadadır, buna bilim dünyası da dahil.. peki neden bir Afrika ülkesi, bahsettiğimiz bu refahtan pay alamamakta!. çünkü düne değin Afrika halklarına uygulanan, ‘sömürü’ ‘soykırım’, ‘ayrımcılık’, ‘aşağılama’ ve ‘deneysel tıp’ yöntemleri artık tüm kıtalara yayılacak!. beni düzenli okuyan ve takip edenler bilir son on yıldır söylüyorum;

..göremediğimiz bu ‘düşman’ için; ırk, dil, din, vatan, millet mefhumu yoktur.. bugün kendilerini ‘rehaf’ ve ‘özgürlük’ içinde sanan ‘batı halkları da’ gün gelecek aynı tarjik kaderi paylaşacaktır.. diye.. hedefte olan ‘insan’ ve kurduğu medeniyettir!. bugün abd’de çöreklenmiş olabilirler.. yarın neden Çin olmasın!.

..sizlerin ağzınıza pelesenk ettikleri o ‘örgüt’ ve ‘aileler’ birer aracı.. toplasan iki yüz yıllık mazisi olan ‘illuminati’ denen bir örgüt üzerinden, ‘ergen’ aklı ile sizinle dalga geçiyorlar..

..mesela benim bir yazımı okuyor.. hemen yorumu patlatıyor; ”abi İlluminati’ değil mi?” üç kuruşluk aklı ile çözüyor mevzuyu.. bırakın okuduğunu anlamayı, anlamadığını bile anlamıyor!. tamam bir şey demiyoruz.. olabilir; ama oku kardeşim, daha çok oku; çünkü yakın bir gelecekte artık bunları okuyacak ne bir mecra.. ne de iki kişi bir araya gelip, konuşabileceğiniz bir ortam bulabileceksiniz.. ‘büyük ağabey’ her yerde, herkesi gözetleyecek..

Bu yazının tarihinden bir gün önce ‘salgın’ bahanesi ile hazırlanan kanun taslağında sosyal medyanın sıkı takibe alınması ve devletin denetimine geçmesi.. yani dinlenmesi ve kaydedilmesi ile ilgili.. elbette muhalefet partileri taarruza geçti, haklılar da.. ancak bugün yaşadığımız bu olağanüstü gelişmeler tek başına ‘yerel siyaset’ konusu değildir; zira bu ve benzeri düzenlemeler, yukarıda da belirttiğim üzere, insanlığa girişilen ‘komplo’nun birer ayağından başka bir şey değildir.. bir hafta önce ‘kritik eşik’ten yayınladığımız ve her nedense ‘topluluk kurallarını ihlal ettiği’ gerekçesi ile ‘YouTube’ tarafından yayından kaldırılan bir videonun sonuna doğru; bir toplantıda, sosyal medyadaki aykırı sesler için bir ‘algoritma geliştirilmesi’ ve bu insanların tespit edilmesi üzerine konuşmalar vardı.. izleyenler hatırlayacaktır.. yani bugün Türkiye’de gündeme gelen bu ‘taslak’ fazlaca bir ‘hükumet aklı’ değil.. ancak fırsatçılığı şeklinde adlandırılabilir..

..yani mevzu ‘iç siyaset’ döngüsüne hapsedilebilecek kadar dar bir konu.. ya da ‘tehlike’ değil..

..ayrıca ”evde kal” etkinliği ile, yine bilindik ‘ana akım medya’ ve havarilerince ön plana çıkarılan ‘netflix’ isimli sinema-dizi platformu da, yine ‘ortak bir algı’ ve kültür emperyalizmi konusunda çığır açacak.. Babil’in yeniden yaratılması için ‘eş-cinselliğin’ algısal düzlemde ve oldukça ‘naif’ işlenmesi.. gelecek günlerde ‘helak’ edilecek toplum yaratım aşamalarından sadece biri.. plan işliyor..

Ben hayatım boyunca, çocukluğum dahil ‘bilim’in peşinde oldum.. tek fark ile; nerede ‘çulsuz’ (parasız) bilim insanları var, onların söylem ve makalelerine önem verdim.. size de tavsiye edeceğim budur!. yoksa ‘milyar dolarlık fonların’ papağanlığına soyunmuş, yine aynı fon sahiplerinin tv ve gazetelerinde boy gösteren ‘bilim adamı’ kılıklı tüccarların sözlerine değil.. ne denli süslü konuşurlarsa konuşsunlar, misal; en çok kullandıkları argüman, ”bu kök hücre araştırmaları pek çok kalıtımsal hastalığın tedavisi için kullanılacak” gözlerim yaşardı..


..sizce bu insanlar -GERÇEK BİLİM İNSANLARI- neden ‘çulsuz’!. hiç düşündünüz mü?. diğerlerinden daha aptal olduklarından mı!. yoksa daha onurlu ve vicdan sahibi oldukları için mi!.

..beş ay bozulmayan yoğurt!. iki yıla yakın küflenmeden kalabilen bir sandviç!. akrep geni taşıyan pirinç.. kurtlanmayan meyveler.. ilk bakışta ne denli hoş geliyor kulağa değil mi!. on günde piliç olan civcivlere ne demeli.. bu ve benzeri endüstriyel gıda-tarım ve hayvancılık insan sağlığına çok faydalı!. ve ‘WHO’ya göre (Dünya Sağlık Örgütü) sigaradan zararlı hiç bir aktivite yok!.

..yine söylüyorum ‘uyarıcı’ olan tütün ve mamullerinin dünya çapında yasaklanması ve herkesin buna ‘ikna’ olması.. (SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR.. tartışılan bu değil..) hadi tamam diyelim!. peki ya ardından, ‘uyuşturucu’ madde kullanımının teşviki ve serbestisine uzanan bu yollar nereye gider sizce!. ben söyleyeyim, ilaç sanayine..

..’sentetik uyuşturucuya’ gider.. zaten ‘dişi’ nüfusun yarısından fazlasını ‘depresyon’ ilaçları bağımlısı yapmadılar mı!. yetmez.. itaat için bunlar yeterli değil!.

Bu yaşanan.. ya da yaşatılan ‘salgın’ vasıtası ile, artık ‘büyük kalabalıklar’ın bırakınız ‘aşı karşıtlığı’nı.. ‘aşı karşıtı’ olanları linç günleri yakındır!. oldum olası, bir topluluğu, bir düşünceyi, bir ‘millet’i, aşağılayan, ya da suçlayan; yüzde bilemem kaçı ‘aptal’, ‘salak’, ‘geri zekalı’ ya da ‘angut’ tarzı tanım ve tariflere ‘ifrit’ olmuşumdur!. oysa bu ifadelerin evrensel tanımı daha doğru gelir bana.. insanoğlu, ya da kızının yüzde doksan beşi ‘aptal’dır deseler.. ben katılırım!. bence de öyledir zaten..

..aslında sorun ‘orta sınıf’ sorunudur, hepimizin dahil olduğu.. çünkü ‘orta sınıf’ aradan çekilmediği için, üsttekiler rahat.. alttakiler de, ne olduğundan habersiz.. ‘orta sınıf’ nedir derseniz, hepimizin oluşturduğu yapı, diyebilirim.. doktor, avukat, nükleer enerji mühendisi, terzi, berber, ‘general manager’, ‘marketing manager’, kaptan, pilot, ünlü, ünsüz yüksek inşaat mühendisi, işçi, dizi oyuncusu, senarist, yönetmen, sosyal sorumluluk sahibi.. hatta diğer canlı türleri de ‘orta sınıf’ sayılabilir.. zaten bugün yapılan ‘operasyon’da ‘orta sınıf’ı hedef almaktadır..

..mesela en son yapılan operasyonda, Avustralya’nın ‘orta sınıf’ı diyebileceğimiz kırk bin ‘KOALA’ haritadan silinmiştir!. herkes; onların, çok yavaş oldukları için yandıklarını düşündü.. oysa onlar şereflice bir yol izleyerek, ormanlarını (vatanlarını) terk etmedikleri için yandılar (öldüler).. içimde bir yaradır!. elimle uzanıp tutamadım ya ellerini..

Bu arada yukarıda kaldırıldığından bahsettiğim video 5G ile ilgili bir videoydu ve yine dün -bakın burası ne kadar yerel- Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu bir bildiri yayınladı ve dedi ki;

5G kapsamında çoğunlukla S-Bandı olarak adlandırılan 3.5 GHz kullanılmaktadır. Bu bant çok uzun yıllardır kullanılan, geleneksel olarak adlandırılabilecek bantlar arasında yer alır. Bu bantta çalışan haberleşme sistemlerinin insan sağlığına etkisine ilişkin uzun yıllardır bilimsel çalışmalar yürütülmektedir ve güvenlik sınırları içerisinde çalışmaları durumunda insan sağlığına olumsuz etkileri henüz saptanmamıştır.

..henüz saptanmamıştır!. çok enteresan değil mi.. ‘orta sınıf’.. yani ‘biz’ çalışıyoruz; gayretle, azimle, yılmadan.. tıpkı her şeyin durma noktasına geldiği dünyamızda e ticaret tröstlerinin işleri aksamasın diye çalışan-çalıştırılan kargocu ve kuryeler gibi.. sen ”evde kal’ gitar çal, ama pizzan ayağına gelsin!.. modern insan (yarı aydın) oldukça sosyal sorumluluk sahibi.. değil mi.. bu ve benzeri açıklamalar dünyanın her ülkesinde yine benzer meslek örgütlerince yapılmakta.. insanlar bu şekilde çaresizce kaderlerine terk edilmekte..

..adamların mesleği bu.. daha mı iyi bileceksin!. yeni motto bu!. ‘işine bak’!.

Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın -elbette bilinen, ya da öğretilen tarih- ‘büyük kalabalıklar’ın (ki bunların içinde ‘ünlüler’ denen grup başı çeker) tehlikenin farkına vardığını gösteren hiç bir delil bulamazsınız!. birlikte kandırılır.. birlikte ikna olur.. birlikte yok olurlar!. elbette öncesinde uyaranları yok ederek!. bu sebepten ‘halkın çıkarlarına yazarım’.. ancak olabildiğince uzak durmaya çalışırım.. hani en başta demiştim ya,

..kendinizi çok yalnız mı hissediyorsunuz?. değilsiniz.. asıl yalnız olan, ‘büyük kalabalık’lardır, diye.. kastettiğim budur!.

..o kalabalık yalnızlıkta yok olacağımıza, kendi ‘büyük yalnızlığımız’da hayatta kalmak!. kendimden örnek vermem gerekirse, benim bu düşünsel yolculuğumda ne birinci dereceden bir akrabam.. ne de çok yakın arkadaşım saydıklarımdan kimse yoktur!.

..benimkisi bir ‘koala’nın yalnızlığı.. ya da bir kuzunun sessizliği olabilir ancak.. belki sizinkisi de öyledir..

..fazlaca konudan sapmış olabilirim, akış öyle gelişti; ancak, temel anlamda hem bu yazı, hem de diğer bütün yazı ve kitaplarda anlatmaya çalıştığım şudur; elimizden almaya çalıştıkları asıl ‘şey’!. özgürlüğümüzdür.. ve bunu dün ‘din’ sistemleri ile belli bir düzlemde hayata geçirenler; bugün ‘bilim’ adı altında, tıpkı dinlerde yer alan ve tu kaka ilan edilen ‘ŞÜPHE’ duyma yetisinden bizleri uzaklaştırarak yapmak istemektedir!.

Tanrı inancında yeri olmayan ‘şüphe’ duygusunu; enteresandır, ‘şüphe’ temelinde gelişmesi olağan olan ‘bilim’ içerisinden de çıkarmaya çalışıyorlar.. tehlike buradadır!. yani size rağmen, ama -sizin için- yapılan her hangi bir şeyin sorgulamasını yapmayacaksınız!. yani işin özü ‘prospektüsü’ ortadan kaldırıyorlar!. yani demek istiyorlar ki, başın mı ağrıyor, sana bu ‘aşı’yı yapacağız!.

..”peki bunu içeriğinde neler var?” sorusunu sormak suç!. sorgulamak!. şüphe etmek suç!. yani ‘WHO’ diyor ki.. ya da demeye çalıştığı ‘bizi sorgulama’!. ya al şunu iç!.. ya da ‘geber’!..

..bunu şimdilik aşağılık insan müsvetteleri aracılığı ile seslendirseler de.. ‘enjekte’ etmeye çalıştıkları temel fikir budur!.

..oysa şu bir gerçek ki – yine tekrar olacak ama önemli- sağlığımızla ilgili sorgulama yapmak için tıp okumaya.. ya da adaletten bahsetmek için hukuk bitirmeye ihtiyacımız yok!. bizi böyle ‘yarı aydın’ ikna metodları ile ekarte edemezsiniz.. elbette onlar da diyor ki; yukarıda bahsettiğimiz hemen hemen her ülkede benzerleri uygulanacak olan sosyal medya ve benzeri ortamlarda sansür ve fişlemelerle, biz de sizlerin hakkından geliriz!.

..bu vesile ile şunu da ortaya koymakta fayda var; ‘aşı karşıtlığı’ diye bir mit oluşturdular, bu tamamıyla bir aldatmacadır!. aklı başında kimsenin ‘aşı karşıtı’ olduğu gibi bir durum söz konusu değildir!. burada sorun olan, ‘aşı’ ve ‘içeriği’ ile ilgilidir!. insanların karşı çıktığı budur; sorun içerikle ilgilidir!. işte bu ‘salgın’ vesilesi ile kırılmaya çalışılan ve büyük ölçüde başarı sağlanan durum budur!.

..içinde ‘ŞÜPHE’ barındırmayan ‘bilim’, artık başka bir şeye evrilmekte!. birileri insanlığın kaderi ile ilgili, en temel ve mahrem konular da dahil (cinsiyetsiz insana doğru) kendilerini karar alma mekanizmasının başında görüyor!. ben bunları ‘aracı’ konumunda görmekteyim.. şimdi burada girmeyeyim (kitap konusu) ancak, size-bize anlatılan-yaşatılan tüm bu senaryo ve benzerlerinin temeli dönüp dolaşıp birilerinin ‘akit’.. ‘mesih’ beklentileri ile paralellik arz etmektedir!. ekonomi elbette baştan aşağıya hem yol, hem yöntem değişikliği ile terbiye edilecek, ‘devlet’ sistemleri ekarte edilecek.. bireysel ve toplumsal yaşam düzenleri yeni baştan organize edilecek.. kısa bir süre sonra en azından ilk olarak ‘kare kod’ hayatınızın merkezine girecek.. bu başlangıç olacak..

..ancak tüm bu ekonomik ve siyasi sistemlerinden ayrı planlanan; ki sanırım 2011 de yazmıştım, komünizm ile faşizm ince bir çizgi ile ayrışmakta.. şeklinde; işte ‘yeni dünya düzenine’ geçişte insanların ikna edilmesi ‘komün’ fikrinden hareketle (kare kod geçiş kodudur) ‘sonsuz faşizme’ doğru… size tanımlanan bölge dışına çıkmayacaksınız! çıkamayacaksınız daha doğru bir tanımlama!.

..işte ‘evde kal’, ‘film seyret’ uygulaması bunun ilk adımıdır!. elbette her alanda devreye girecek olan ‘yapay zeka’yı unutmamak gerekir!. işte ‘öjenik’ dediğimiz şey burada devreye girecektir.. ‘ikna’ edilerek öldürüleceksiniz!.

..biri ‘sen?” mi dedi.. elbette biz de.. ama ‘ikna’ yolu ile değil!.. ben-biz burada ‘soyut’ kavramlar olarak bulunmaktayız.. milyonlarca yıldır ‘ikna’ olmadık!. olmayacağız da..

Son bir tavsiyem olacak; eğer amacınız ‘doğru bilgi’ ve ‘gerçek’ ise.. çok satanları değil.. ‘arada’ az satanlar arasından seçiminizi yapın.. milyon dolarlık fonların papağanlığını yapan ‘bilim'(!) insanlarını değil, mümkünse ‘çulsuz’ olanlarını bulmaya, onları dinlemeye, okumaya çalışın.. ‘iyilik hareketleri’ne ve ‘vakıf’lara mesafeli olun ve ‘şüphe’ci yaklaşın.. inançlı bir insansanız, ‘Allah’ ile aranıza kimseyi sokmayın.. yok benim gibi doğanın çocuğu iseniz, doğaya.. doğal olana.. insana müdahaleye karşı çıkın!. çünkü bugün çileğe, domatese, tavuğa yaptıklarını size yapmayacaklarının garantisi yok!. dna bir kodlamadır, en ufak bir müdahale ‘insan’ olmanın ötesinde sonuçlara yol açar.. İnsanoğlu ya da kızının kurmuş olduğu bu medeniyet henüz bu düzeyde müdahalelerde bulunacak ‘bilinç’ düzeyinde değil!. Dünyanın en akıllı insanı ile en geri zekalısı arasında matematiksel düzlemde ‘müthiş’ farklar yok!. evrende yer alan katrilyon GB’lik bilgiyi, henüz 2 GB olmayan hafızası ve işlem gücü ile çözmesi mümkün değil!.

..ben bunu saçma bulmama rağmen yine de bir ateist olarak söylüyorum.. yani o bile yetersiz anlamında.. insan denen yapı daha bir ‘b..’ değil!. siz girdiği havaya bakmayın!. maymundan bir adım ötedeyiz sadece..

..şimdi biz kaderimizi bu şempanzelere mi emanet edelim!. hem de milyon dolarlık şempanzeler..

..bir şeyin ederi değil, değeridir önemli olan!. değer ise, çoğu zaman ‘doğal halinde’ bir hiçtir.. işlendiğinde ise, sadece bir ‘meta’dır!..

..oysa hayatta en büyük hedef ‘hiç’ olabilmektir!. ‘hiç’ olduğunuzda.. ya da farkına vardığınızda.. buradan nihilizm çıkmaz.. ama siz çıkarsınız..

cem yağcıoğlu 10-04-2020

edebiyatgazetesi / kritik eşik