ÜTOPYA MI!. DİSTOPYA MI!. cem yağcıoğlu

Şayet geçmişten bugüne dikkatlice bakarsanız; teknolojik ilerleme ile gelenin, refah olmadığını görürsünüz.. emek-üretim ilişkisi sekteye uğrar, bilinen manada emeğe biçilen ‘ücret’ düşer ve gittikçe yoksulluk artar!. o arttıkça ‘açlık’ artar.. durun hemen şu an hem saat hem dakika bazında açlıktan ölen insan sayısını vereyim;

19-04-2020 00.32 – 652 kişi (saate iyi bakın henüz yarım saatte gerçekleşen ölüm sayısı bu!. gün henüz başladı-.. hani bu arada corona’dan dolayı matematiksel verilere alıştık ya, o bakımdan dikkatinizi çekmek istedim)..

..yani işin içine sayılar girince ‘panik’ oluyor insan; zaten bugünlerde yaptıkları da o değil mi!. yönetilebilir bir ‘kaos’, önlenebilir bir ‘panik’..

.. alın size bir rakam daha;

3.878.353Bu yıl bulaşıcı hastalıklardan ölen sayısı.. daha Nisan..

..henüz daha ‘nisan’ ayındayız, dikkatinizi çekerim.. covid19 verilerini çıkın bakalım kaç kalıyor.. evet evet dünya çapında..

..işte böyle, rakamlarla konuşunca insanoğlu.. ya da kızı ‘korku’yor!. ancak bu rakamları azaltma gibi bir dertleri yok!. acaba neden!. gerçi ‘cinsel tercih’lere ‘gökkuşağı’ çizenlerin (ha bu arada kimsenin neyi ne şekilde, nasıl yaptığı bizi ilgilendirmiyor) ‘aids’den vaz geçeceğini düşünüyorsanız, yeni bir ‘salgın’ furyası bakımından.. bu arada kadınlar ve erkekler ayrı evlere derlerse şaşırmayın.. bazı ‘dümbelek’ler anlamasa da, kafaları almasa da düşünebileceğinizden çok daha büyük bir ‘salgın’ ertesi, müthiş bir ‘doğum kontrol’ yasası insanlığı bekliyor.. doğudan-batıya..

..dikkat ederseniz ‘erkek’ nüfusunun büyük bir bölümü ‘tacizci’, ‘istismarcı’ damgası yemiş durumda.. hatta kesmedi, ‘ensest’i de erkeklere.. daha da ilerisi ‘baba’lara öyle bir güzel havale ettiler ki.. kimsenin ruhu bile duymadı.. ‘feminist’ denen yapılar çok sevinçli bu konuda; ama bilmiyorlar ki, baba-çocuk ilişkisinin devre dışı bırakılmasından sonra.. anne-çocuk bağı da koparılacak çok yakında.. ‘kontrollü üreme’.. ardından ‘ihtiyaca göre üretim’.. sırasıyla daha bilimkurgu kavramlarla hedefte olan ailedir..

..aileyi dağıttınız mı.. (evrimciyim aynı zamanda..) insanlığı yok edersiniz.. belki çok basit ‘belgesel’ bir örnek olacak ama.. her hangi bir ‘aslan’ ailesini dağıtın bakalım bir tanesi hayatta kalabiliyor mu!. insan doğadan ayrı düşünülemez; zaten ‘kapitalist bilim’in anlamadığı da budur..

..”gölgesini satamadığı ağacı keserek nereye kadar..” (orijinal söz: Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser!.)

..neyse bunlar ‘cinsiyetsiz insan’ konusu.. gündemimiz ‘salgın’dan devam edelim.. tüm bu furyada hayatını kaybeden insanlara ‘rahmet’ ve yakınlarına baş sağlığı.. bu arada son günlerde yine sıra sıra gelen ‘şehit’lerimize ‘rahmet’ diliyorum..

..mekanları; en çok nereyi arzu ediyorlarsa.. ve orası varsa.. orası olsun dileklerimle..

..bugünlerde; sadece bizde değil dünyanın hemen her ülkesinde ‘aptal kutusu’ndan beslenen zır-cahillerle, ortalama üç üniversite bitirmiş (insan ömrünün yarısından fazlasını neden okuyarak geçirir ki!. o da yaşarsa..) ‘eğitilmiş cehalet’ mensuplarının ‘sağlıkçı’ edasıyla ‘çoçyal meçafe’.. ‘çoçyal meçafe’.. ”off burası çok kalabalık..” ortaklığı canımı sıkmaya başladı!.

..geçen birine ‘görevli misin sen!’ dedim.. ‘öğretmenim, dedi.. güldüm, anlamamıştı dediği mi.. ”benim boşandığım eşim de öğretmendi’, dedim.. ‘ha öyle mi’ dedi.. o zaman yol verdi, ‘buyrun’ dedi.. yani bir ev hanımı ile evli olsaydım; muhtemelen dediğimi -kastettiğimi- anlayacak, tepkisini ona göre verecekti.. (görevli misin derken ses tonumla soru sormamıştım, sonuna ünlem koymuştum oysa..) yani anlatmaya çalıştığım görünmeyen ‘kast’ sistemi her alanda devrede aslında.. bizde ve her yerde; bunu şimdi niye anlattım, şundan dolayı;

..ertesi gün sokağa çıkma yasağı var, haliyle bir kaç bişey almak için markete gittim ve baktım ileride bir kadın; halinden belli, zavallı sıska altmışlı yaşlarında bir adamcağızı köşeye sıkıştırmış, elbette mesafesini koruyarak ”amca evden çıkmayın diye bas bas bağırıyorlar, neden ısrarla dışarı çıkıyorsunuz” ve bir kaç tekrarla ve herkesin duyacağı tonda.. kimseden de ‘çıt’ çıkmıyor.. adamcağız kızara bozara, ”kızım 63 yaşındayım ben” dedikçe.. ”olsun ha 63, ha 65 çıkmayın işte”.. bu daha bir şey değil, asıl bomba şimdi geliyor..

..”nasıl eğitilemez bir şeysiniz ya…” (sosyal medyadan alıntı bir söz muhtemelen) dedi tutamadım kendimi, yukarıdaki diyalog gelişti.. bu kadın ‘öğretmen’di.. terzi de olabilirdi, doktor da veya yüksek en yüksek atom mühendisi de, hiç fark etmez!. burada önemli olan; neyi nasıl anladığın.. ya da anladığının ne olduğu mevzusu..

..ulan bu ‘aptal kutusu’dan her duyduğuna inanan embesil ortaklığının dışarıya çıkıp ‘terör’ estirmesi; ve enteresandır, yine her olay ve durumda vuku bulduğu gibi, ‘büyük kalabalıklar’ın, bu ‘yanlış’lar üzerinden nasıl yönlendirildiği.. ve bu yönlendirmenin ne denli basit yapıldığı fikri ve bu fikrin, nasıl da hemen hayatın içine monte edildiği; ve yine enteresandır, hiç kimsenin garipsemediği, normali bu imiş havası.. işte beni çıldırtan bu!..

..neredeyse kırk yıllık ‘tıpçı’.. hadi orayı geçtik, ‘virolog’ edasıyla ortalıkta salına-salına dolaşması.. ve dikkat edin, burası çok önemli; diş geçirebildiği kimi bulursa (muhtemelen tatminsizlikten, kadın-erkek fark etmez) yüklendiği.. yoksa ilk baştan anladı benim neyi kastettiğimi.. baktı ki ‘pabuç pahalı’, anlamamazlığa vurdu.. buraya kadar olanı, sinirimden anlattım.. bir de bugün ‘pazar’ ya.. sokağa çıkma yasağı da var.. paylaşayım dedim..

..sonra bana kavgacı, diyorlar.. ”desinler değişemem”.. kendimle ilgili kolay kolay tartışma ya da kavgaya girmem, başıma ne iş geldi ise, bu ve benzeri olaylardan ‘hakim bey’!.

..hemen araya gireyim;

251.549Bu yıl suya bağlı hastalıklardan ölenler!. daha Nisan’dayız..

..hani ‘rakam’larla dünyayı alt üst ediyorlar ya.. bunlar da rakam ve ‘gerçek’.. ancak bu sorun ve ölümlerin üzerine giden yok!. acaba neden!..

..yine bu ‘salgın’ ve ‘aşı’ üzerine büyük emek ve özveri ile yayın yapan Vitamingiller’den bir alıntı yapalım.. bu ve benzeri açılamalara gelen; ”evet ama siz bu işi hafife alıyorsunuz, ne yapalım yani.. onu söyleyin de bilelim bari” tarzı yorumlara; ki aynen altında bir tane okumuştum.. hemen ben cevap vereyim!.

”ne yaparsan yap sisteme tamamen ‘sistematik entegre’ olmuş varlık.. kimsenin bu işi hafife aldığı gibi bir durum söz konusu değil.. önce bunu kafana bir sok!. (elbette içinde bir ‘hard disk’ varsa..) bir de bunlara göz atın.. bir de ‘bu yandan’ bakın denmesinin neresi yanlış.. neyin kafasını yaşıyorsunuz anlamadık gitti.. ‘WHO’nun ve ona fon sağlayan vakıf ve insanlık düşmanlarının Gezegen çapında yarattıkları kaoslara.. hadi vazgeçtik.. sadece Afrika’nın başına gelenlere bir baksanız, bir yeriniz mi ağrır!. sonra ben size ‘mal mısınız’!. dediğimde.. dönüp kendime de kızıyorum elbette.. ‘ayıp etmişim’, diyorum.. ama kardeşim nedir her ‘muhalif’ düşünceyi ‘tu kaka’ ilan etmek!. ”sizin çözümünüz ne!.” demek!.

..biz sana ve senin gibi aynı pencereden bakanlara diyoruz ki, bir de üşenme.. gel buradan.. ‘arka pencere’den bak!. kötü mü ediyoruz.. katılmayabilirsin!. elbette böyle bir hakkın var..

..bak sana sayılar veriyorum.. al bir tane daha..

41.723.717HIV/AIDS bulaşmış kişi sayısı (Nisan’dan devam)
502.344Bu yıl HIV/AIDS’in sebep olduğu ölüm sayısı (Nisan’dan devam)

..al bir de bu sayıları şimdi covid 19 ile karşılaştır bakalım.. ne oldu!. nutkun tutuldu di mi!. eee üç apartmandan biri üniversite olursa, oradan sizlerden başka kim çıkabilir ki..

..bu da sana ‘bonus’ sayı olsun, al bakalım..

2.271.490Bu yıl 5 yaş altında ölen çocuk sayısı

..neyse biz Vitamingiller’den yaptığımız alıntı ile devam edelim..

-İtalyan İşi Panikdemi Krizi –


vitamingiller..

İtalya’nın Sağlık Bakanı Prof. Walter Ricciardi: “Ülkemizde ölüm vakalarının kodlanmasında oldukça bonkör davranılmakta olup, hastanede hayatını kaybedip de kendisinde k.o.rona v-irüs saptanmış herkes k.o.rona v-irüsten ölmüş kabul edilmektedir.” “Ölüm raporları Milli Sağlık Enstitüsü’nce yeniden değerlendirildiğinde aralarından yalnızca %12’sinin doğrudan k.o.rona v-irüse bağlı ölümler olduğu, ölenlerin yüzde 88’inin ise asgaride 1, çoğunluğunun ise 2 yahut 3 eşlikçi hastalığa sahip kimseler olduğu tespit edilmiştir.” İtalya’nın, kendi itiraflarıyla %700 kadar şişirilmiş ölüm rakamlarıdır bütün bu akılalmaz, mantıkla bağdaşmaz, distopik karar ve uygulamaların, “#evdekal‘ışınızın, sosyal mesafeciliğinizin fişeğini ateşleyen.

vitamingiller

Şİmdi ABD’den bir doktor ve aynı zamanda eyalet senatörünün CDC’nin doktorlara dayattığı uygulamalarla ilgili söylediklerine bakalım. İzlerken hep “acaba Türkiye’de işler nasıl yürüyor” diye düşünmeden edemiyoruz, ya siz?

vitamingiller

Yavaş yavaş itiraf edilmeye başlandğı üzere, başta İtalya olmak üzere, ölümlerin yüksek seyrettiği ABD’de de hastaların İLK İŞ olarak solunum cihazına bağlanmasının sebeplerinden biri, hastanın etrafa v.ir.üs saçmasını ve hastane personelinin / doktorların hasta düşmesini önlemek… Karantina gerekçesiyle aile bireyleri ile dahi kontakları kesilen hastaların invazif, gerekliliği tartışılır ilaç ve tıbbi cihazlarla yürütülen tedavilerinde yanlış adım atılmışsa dahi, kimsenin bunu bilmesi, görmesi, sorgulaması mümkün değil.

vitamingiller

Videosunu izleyeceğiniz ABD’li doktorun bir diğer açıklaması ise, “Amerikan işi” sağlık krizinde gerçekte neler olup bittiğine dair fikir veriyor bizlere.

vitamingiller

Şöyle ki, C.O.V.I.D teshisi ile yatırılan hasta başına hastaneler sigortadan 13.000 dolar toplu ödeme; o hasta solunum cihazına bağlanırsa da 39.000 dolar alıyor.

vitamingiller

..Konu ile ilgili videoya ‘ana sayfa’dan (www.kritikesik.com) adresinden ulaşabilirsiniz.. (karşınıza çıkan ilk video)

..cehaletin ve bağnazlığın ‘eğitimle’ birleşmiş hali (eşitsizlik üzerine kurulu kapitalist eğitim-yine eşitsizlik üzerine kurgulanmış kapitalist sağlık.. kısaca gerçek ‘virüs’ liberalizm) geleceğin ”totaliter rejimi” için, ‘sivil askerler’ yetiştirmekte.. ‘devletler’den daha büyük bir düşman, daha acımasız ve daha kuralcı ve daha sistematik bir şekilde gelmekte.. güçlü devletler çaresiz bırakılarak ‘insan bilinç-altına’, sözüm-ona ‘kapitalist’ sistem çöktü, ‘sosyal devlet’ ihtiyacı gündeme geldi mesajı verilmiştir!. ki; işte insanoğlu.. ya da kızını bekleyen en büyük ‘tehlike’ de burada yatmaktadır!.

..fikirsel bazda ve yaşam tarzı bakımından bir ‘devlet düşmanı’ olsam da, yerine konulmaya çalışılan ‘sosyal ve tek devlet’ anlayışının ‘bilimkurgu’ bir hayal olduğunu (ütopya) (sınırlar kalkacak – dünya vatandaşı olacaklar sanrısı) düşünenler büyük bir ‘yanılgı’ içindedir.. uluslararası göç hareketleri (mülteci akınları) yine bu planın ayrı bir parçası olarak işlemekte; insanları ‘ırk’, ‘millet’ ‘dil’ bakımından ‘tek tip, yani ”melezleştirme” ve ‘din’ bağlamında (dinler arası diyalog vazgeçemeyecekleri bir gerçektir.. şu an ertelenmiş olsa da, ‘tek yaratıcı’ bağlamında birleştirilecektir) Yani bugün sözüm-ona devlet başkanları tarafından halka vaat edilen ‘tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek din’ fikri, uzun-orta-kısa vadede ‘tek dünya devleti’ fikrine evrilecektir..

..ee bunca adaletsizliğe ve üzerine eşitsiz yaşam koşullarına ‘isyan’ın kontrollü bir adrese yönlendirilmesi esastır.. ön-hazırlık, yine bazı ‘anlamazlar’ bakımından ‘komplo teorisi’ olarak algılanmakta.. onlar da bir bakıma haklı.. iki kelime kitap okuyan ahkam keserse.. video çekerse; onca saçmalığın arasından ‘gerçek’lere ulaşmak imkansız olur.. kimse de bunun için vakit ayırmaz.. (elbette ayırmalı, şu anki ‘bilinç’ eksiksiz gelecek kuşaklara aktarılmalıdır.. en azından bir kısmına.. o da yeter..)

..bu süreç içerisinde ‘salgın’ hastalıklar, ‘salgın’lardan ölümler, (bugünkü rakamlarla boy ölçüşemeyecek büyüklükte) doğal deprem.. ya da tetiklenen büyük depremler ile yaşanacak olan ‘soy-kırımlar’.. ‘yapay seçilim’in (öjeni) standart bir uygulamaya geçirilmesi ve insanların bunu kanıksaması.. daha da ilerisi, haklı bulması.. (bugün küçük bir ‘piar’ı yapılmıştır ve enteresandır, bu denli bir ‘uyum’ ve ‘itaat’i ‘onlar’ bile beklemiyordu, bundan eminim).

..sokaklar ‘ikna’ olmuş kalabalıklarla dolu.. ya da evler!. -gitarının teli koptuğunda ne yapacak merak ediyorum-.. ne yapsın onlar da.. bazıları ‘kurallara uymak’ için doğmuştur!. (şimdi bu cümleyi farklı anlayanlar olur diye açıklıyorum.. gerçi bazıları da ‘yanlış anlamaya meyilli’ doğuyor ya; neyse.. demem şu ki; elbette olağanüstü durumlarda herkesin toplum sağlığı olsun.. toplum güvenliği olsun uyması gereken kurallar vardır, olmalıdır da.. başka bir şey anlatıyoruz.. (ha sen biliyorsun.. ne güzel işte, hadi bakalım sen de anlat.. ha keman çalmayı seviyorsun ama çalamıyorsun de mi!.. ya işte öyle, e işte burada hazırı var, al onu kullan, onu paylaş, madem bu kadar farkındasın.. sıkma canını ben de çalamıyorum keman.. ama çalmaya da yeltenmiyorum..

..çünkü haddimi biliyorum..

..az önce, sokaklar ikna olmuş kalabalıklarla dolu, demiştim.. arada yine roman yazdım.. elimden kaçtı..

..ama ‘eve hapsolmaktan’ bu derece memnun olmak neyin kafası.. ben anlayamadım.. ben bunlara ‘mall of..” kafası diyorum..

Bugün dangalağın biri çıksa; dört kere ‘prof’ beş kere ‘profiterol’ ve dese ki; ”artık 65 yaş üzeri kimse sokağa çıkmayacak.. herkes evinde ölecek”..

..size yemin ederim; zır-cahil ve ‘eğitilmiş cehalet’ buna itiraz etmez, emin olun etmez!. ve karşı çıkanlara ne derler, biliyor musunuz!. ”sokakta ölmeleri daha mı iyi”.. başka verecekleri bir cevapları olamaz!.

Bugüne değin -bilinen ya da öğretilen tarih aralığında- Dünya’yı ‘dogmatik’ düşünce.. yani ‘din’ yönetti!. (4300 din) sayılar sayılar.. şimdi daha tehlikelisi geliyor.. din ve bilim ele-ele.. karşı konulamaz bir ‘güç olma’ peşindeler!.

..elbette ‘gerçek’ anlamda ‘bilim’ ve bilim adamlarından bahsetmiyoruz.. biz sadece içinden ‘şüphe’ arındırılmış ‘bilim’in.. ne denli bir tehlike yaratabileceğinden bahsediyoruz.. elbette anlayana..

..’şüphe’nin.. sorgulamanın, cevap aramanın, soru sormanın ‘yasak’ olduğu bir ortamda, gerçek anlamda bir ‘bilim’ olabilir mi.. bugün insana dayatmaya çalıştıkları fikir budur!. biz ne dersek o!.

..yok öyle bir dünya.. en azından bizim yaşadığımız alanda mevcut değil..

..bugün bana küfr edenlerin torunları.. elbette ‘bilinç soykırımı’ndan kurtulanlar.. ben inanıyorum ki, ‘iade’yi itibarda bulunacaktır.. kime ne faydası olacaksa..

..cehalet ile ‘eğitilmiş cehalet’ el-ele verdiğinde, kimse güvende olmayacak!..

..çok uzattım farkındayım; ancak son olarak şunu söylemeliyim ki, ‘dünya vatandaşlığı’ denen ‘ütopik’ düşünceye kanmayın.. prim vermeyin!. söylenince kulağa hoş geliyor.. ancak şunu unutmayın ki; insanoğlu, ya da kızının ‘bilinç seviyesi’, düzeyi ya da.. ya da diğer hiçbir özelliği, gezegenimizde yaşayan diğer canlılardan çok yukarılarda değil.. henüz evrimin başlarındayız, kendimize göre ‘ilerledik’ elbette.. hani herkesin eğlenerek bir birine aktardığı bir anekdot vardır ya;

..’ben seni s..” biliyordum.. evet evet aynen durum bu..

..evet işte, biz henüz o düzeydeyiz.. ya gezegen yanlış.. ya da sistem.. ama daha ‘bebek’ bir canlı bile değiliz, yolun çok başındayız.. işte tehlike de burada başlıyor.. yer, gök, yağmur, çamur tanrılarını geçtik, ‘ra’ ‘ma’ onları da geçtik, birinde karar kıldık (kendimi katmıyorum).. şimdi bir de başımıza ‘insan tanrı’lar çıktı!..

Gezegenin geleceği.. ya da insanlığın geleceği ile ilgili kararlar almalar.. millete dikta etmeler.. alın size bir rakam daha.. hiç bunlarla ilgili bir seferberlik, dünya çapında bir fikir birlikteliği, dayanışma gördünüz mü!..

..sigara yasağında ve covid 19 salgınında müthiş bir organizasyon, imrenilecek bir birliktelik mevcut.. sigara sağlığa zararlı, hiç bir zaman aksini savunmadım.. ama ‘yasak’ konusunda bu denli bir ‘ittifak’ görünce; bu işin de farklı bir yönü olduğunu yaklaşık on yıldır söylüyorum..

..bakalım işin aslı ortaya çıkınca ‘hangi yabancı yazar’a ithaf edecekler benim sözlerimi..

..sayılardan devam..

10.804.915.917Bu yılki karbon dioksit CO2 emisyonu (ton) Nisan..
3.587.934Bu yıl çölleşen toprak (hektar) Nisan’dan devam..
2.927.867Bu yıl salınan endüstriel zararlı atık (ton) Nisan’dan..

..işte insanlığın geleceği hakkında karar alma peşinde olanların sorumlu olduğu rakamlar bunlar.. bu rakamlardan Suriyeli.. ya da Afgan göçmen sorumlu olamayacağına göre..

..neyse en son bitireyim dediğim paragraftan buralara geldik.. ama yine son bir şey daha söylemem gerekirse; söz, bu son..

..’küreselleşme’ tuzağı; ‘yeni dünya düzeni’nin, fikir babalarınca ‘büyük kalabalıklar’a sunulan ‘ütopik’ bir aldatmacadır!. yolun sonu ‘distopya’ya (totaliter rejim) çıkar!.

..’komün’ fikrinden (yetersiz bakiye ‘sosyal devlet fikri), hareket eder ‘sonsuz faşizm’e gider..

sağlıkla..

not: salgın var, olabildiğince dikkatli olalım, hasta ve yaşlılara daha fazla özen gösterelim.. yaşanılan budur..

not: yazıda verilen rakamların yer aldığı adres:
https://www.worldometers.info/ (güvenilir bir kaynaktır..)

cem yağcıoğlu 19-04-2020

edebiyatgazetesi / kritik eşik